WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/12327 E.  ,  2024/8885 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/55 Esas, 2020/129 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2020/644 Esas ve 2022/258 sayılı kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.05.2023 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak,
1. Usule, kanuna, maddi gerçeğe ve dosya kapsamına aykırı karar verildiğine,
2. İstinaf kararında bir kısım taleplerinin değerlendirilmediğine,
3. Sanığın kendiliğinden gelerek 15-20 yıl önceki suç teşkil etmeyen faaliyetlerini anlattığına, diğer tanık beyanları ile de sanık savunmalarının doğrulandığına,
4. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
5. Sanığın 2010-2014 yılları arasında mali sıkıntıya girmesinin örgütten yardım almadığının göstergesi olduğuna,
6. Sanığın ... Radyo’daki hisselerini 1999 yılında devrettiği ve 2007 yılında da kayden şirketin yönetim kurulundan ayrıldığı değerlendirildiğinde, bu tarihlerden sonra ... Radyo tarafından yapılan hesap hareketlerinin sanığa atfedilemeyeceğine,
7. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren ... hesap kayıtlarının, vakıf ve dernek üyeliklerinin, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
8. Tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, bu yöndeki taleplerinin duruşmada tanık beyanının sanığa okunduğu, tanığın yahut ihbarcının beyanının bilgi ve görgüye dayanmadığı gibi gerekçelerle isabetsiz şekilde reddedildiğine,
9. Sanığın bir tanık ile arasında hukuki ihtilaf bulunduğuna, diğer bir kısım tanık beyanlarında ilgili dönem itibarıyla sanığa suç atfedilmediğine, bir kısım anlatımların gerçeği yansıtmadığına ve çelişkiler içerdiğine,
10. İçeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının, mahiyeti tespit edilemeyen konaklama kayıtlarının, yahut sanığın 10-20 yıl önce Pensilvanya’da örgütsel amaç olmaksızın örgüt lideriyle görüşmesinin suç delili olarak kabul edilemeyeceğine,
11. ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
12. İddianamenin, esas hakkındaki mütalaanın ve gerekçeli kararın içermesi gereken unsurları içermediğine,
13. İstinaf incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiğine,
14. Sanıktan ele geçirilen dijital materyale ilişkin kopyaların ilk etapta kendilerine verilmediğine, sonra verilen kopyaların da masraflı bir yazılım satın almaları gerektiğinden açılamadığına,
15. Bilirkişinin dijital materyal raporunda silinmiş verileri de dikkate aldığı gözetildiğinde, bu kayıtların hangi tarihte oluşturulduğunun ve silindiğinin dönem itibarıyla netleştirilmesi gerektiğine, bu hususlarda ek rapor düzenlenmesi gerektiğine, tespit edilen kitapların bulundurulmasının sakınca arz etmediğine,
16. Silahlı terör örgütüne üye olma yahut örgüte yardım etme suçlarının maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için özel kastın bulunması gerektiğine,
17. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (CMK 181/1).
Oluş ve dosya kapsamı itibarıyla; tanık ... Ş.'nın teşhisinin suçun sübutu açısından ehemmiyet arz eder nitelikte olması karşısında, söz konusu tanığın duruşmaya getirilerek yahut bunun mümkün olmaması halinde SEGBİS yolu ile hazır edilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeksizin tanığın kovuşturma aşamasında hiçbir şekilde beyanının alınmaması, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek delillerin, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise sanık ile ilgili beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bu anlatımlar ışığında; elde edilecek delillerin bir bütün halinde Mahkemece değerlendirilmesi neticesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübuta erdiği sabit görülür ise, soruşturma aşamasında kollukta müdafi huzurundaki savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyerek örgütle iltisakına ilişkin birtakım bilgiler verdiği anlaşılan sanığa, Mahkemece etkin pişmanlık hükümlerinin tekrar açık şekilde anlatılması, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi halinde ayrıntılı şekilde savunmalarının alınması neticesinde, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu ve yeterli olup olmadığı, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de Mahkemece takdir edilip, bu bağlamda beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre aynı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde başlığında açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2020/644 Esas, 2022/258 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.