3. Ceza Dairesi 2022/936 E. , 2024/4070 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/137 E., 2019/385 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/425 Esas, 2018/585 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/137 esas, 2019/385 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suç unsuru ihtiva etmeyen, çelişkili tanık beyanlarının iftira mahiyetinde olduğuna,
2.Tanık anlatımlarındaki eylemlerin 2008 yılına dayandığına,
3.Aleyhte beyanda bulunan tanık R.Ç.’nin duruşmada hazır edilmeden beyanları alınmak ve doğrudan soru sorma hakkı engellenmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, başka dosya şüphelilerinin beyanlarının hukuka aykırı delil olduğuna,
4.Ardışık olarak aranmış olan her kişinin örgüt üyesi olduğunun kabul edilemeyeceğine, manipülasyona açık HTS kayıtlarının delil olamayacağına,
5. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,
6.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
7.Sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına,
8. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
9. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; son olarak Foça Deniz Üs Komutanlığında Astsubay iken KHK ile ihraç edilen sanığın, kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan 0551 (...) (...) (..) numaralı GSM hattının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması kapsamında mahrem imamları tarafından kullanıldığı tespit edilen ankesör/sabit hatlı telefonlardan, Kocaeli İlindeki 5 aramasının kendisi gibi askeri personel olan H.A., Y.U. ve M.Y. İle, yine Muğla İlindeki 2 aramasının da kendisi gibi askeri personel olan E.B. ile ile ardışık arama şeklinde olduğu, tanık R.Ç.'nin öğrencilik döneminde 2008 yılı öncesinde sanıkla aynı evde kaldıklarını ve sanığın da himmet verdiğini beyan ettiği, sanıkla ardışık aranan E.B.'nin ifadesine göre bu aramaların mahrem imam tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçesine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenleSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/137 esas, 2019/385 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!