3. Ceza Dairesi 2022/8734 E. , 2023/2787 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ....Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/126 - 2021/115 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza
Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/927- 2021/1475 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, delillerin hukuka aykırı toplandığı, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olduğu, ByLock'un delil olamayacağı ve ByLock kullanmadığı, tanık beyanlarının doğru olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan ByLock isimli gizli haberleşme programını kendisinin ve faklı kişiler adına kayıtlı GSM hatlar üzerinden kullanması, bu yönde HTS ve CGNAT verileri ile ByLock tespit değerlendirme tutanaklarının bulunması, yukarıda ayrıntılarıyla yer verilen bir kısım tanıkların da sanık ile ByLock üzerinden örgütsel faaliyetler kapsamında yazıştıklarına ilişkin anlatımlarının bulunması, yemini yaptırılan tanıkların beyanlarına göre örgüt içerisinde farklı tarihlerde örgüte müzahir evlerde ev abiliği, semt imamlığı, büyük bölge imamlığı, esnaf mütevelli gruplarına sohbet hocalığı ile esnaflardan para toplama- muhasebe kayıtların tutma ve diğer görevleri farklı zaman dilimleri içerisinde yaptığı, örgüt liderinin talimatı sonra yeni hesap açıp bank ... hesabında artış olması ve örgüte müzahir şirketlerde çalışarak uzun süreli örgütsel eylemlerde bulunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair şüphe bulunmadığından dolayı, sanığın örgüt üyesi olmadığı ve herhangi bir suç işlemediğine ilişkin inkara dayanan savunmasına da itibar edilmemiş olup sanığın bu savunmalarının isnat edilen suçtan veya verilmesi muhtemel cezadan kurtulmaya dönük olduğu mahkemece değerlendirilmiştir.
Sanığın, ByLock'a bağlandığı dönemlerde telefon hattını ve GPRS'i aktif olarak kullandığı, GSM ve GPRS bağlantısı ile ByLock bağlantısını aynı IMEI nolu telefon cihazı üzerinden yaptığı, böylece oluşturulması kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock pragramını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olup Yenimahalle eyalet imamı M. K.'nin altında küçük bölge imamı-semt imamı olarak görev aldığı, bu hiyerarşi içerisinde hareket ettiğinin tanıkların beyanları ve ByLock yazışma içerikleri ile sabit olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre ID numarasının tespit edildiği,
tanıkların anlatımlarıyla sabit olduğu üzere sanığın örgüt içerisinde Yenimahalle ilçesi Batıkent semtinde esnaf ve öğrenci yapılanmasında sözde semt imamı, bölgeci ve bölge imamı gibi görevleri gibi faaliyetlerde bulunması, tanıkların anlatımları ve ByLock yazışma içeriklerinden anlaşıldığı üzere örgüt içerisinde tayin görmesi ve farklı görevler üstlenmesinin tanıkların anlatımlarıyla da sabit olduğu üzere sanık hakkındaki yukarıda belirtilen tüm deliller göz önüne alındığında; sanığın örgütle irtibatı ve iltisakının mevcut olduğu, örgütsel emir ve talimatlara tam ve eksiksiz olarak riayet ettiği ve üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği anlaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde BTM ve küçük bölgeci olarak yer aldığı, kod ismi kullandığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgütsel faaliyet kapsamında Bank Asyaya yeni hesaplar açtığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/927- 2021/1475 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!