WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/764 E.  ,  2024/2951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/268 E., 2018/255 K.
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/245 Esas, 2017/92 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.02.2018 tarihli ve 2018/268 Esas, 2018/255 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve kauna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Hükmün kanuna uygun gerekçeyi içermediğine,
5.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkralarının çıkarılması dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespitiyle,
Dosya kapsamı itibariyle, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, Bank Asya'daki hesap kayıtları üzerinde yapılan inceleme dikkate alındığında, sanığın her ne kadar talimat tarihiyle uyumlu olarak 2014 yılı Eylül ayında başka bankadan kredi çekip Bank Asya'daki hesabında katılım hesabı açmış olduğu anlaşılmışsa da, talimat tarihleriyle uyumlu olmayan şekilde Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden öncesi ve sonrası da olmak üzere söz konusu bankada katılım hesapları açtığı gözetildiğinde, örgüt ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş. hesap hareketlerinin rutin bankacılık şeklinde olduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğini ispat eden faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, örgüte yardım saik ve kastıyla hareket ettiğine dair ve örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 ve 3/1 inci maddelerinde düzenlenen ölçüt ve ilkeler çerçevesinde suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, suçtan sonraki davranışları, güttüğü amaç ve saik ile, sübutu kabul edilen eylemin niteliği de gözetilerek, tayin olunan cezadan TCK'nın 220/7 fıkrasının 2 nci cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun üst sınırdan indirim yapılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.02.2018 tarihli ve 2018/268 Esas, 2018/255 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.