WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/4399 E.  ,  2023/3398 K.
"İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1334 E., 2020/311 E.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/38 Esas, 2019/37 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 221/4, 62/1, 221/5, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/1334 Esas ve 2020/311 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağına ve bu delil gerekçe gösterilerek cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna,

2. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yazışma içeriğinin bulunmadığına,

3. SGK çalışma kayıtlarının müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,

4.Yerel mahkemenin Bank ... hesabı ile ilgili kanaatinin çelişkili olduğuna,

5. Sanığın beyanında belirttiği üzere, söz konusu parayı Ş. D.'nin teklifi üzerine Bank Asyaya yatırdığına, Bank Asyaya para yatırmasının talimata bağlı olmadığına,

6. Faaliyeti devam eden bir bankaya para yatırmasının terör örgütüne üye olma suçuna delil olarak kabul edilemeyeceğine,

7. Sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin suçta ve cezada kanunilik ilkesine, adil yargılanma ilkesine ve masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiğine,

8. Sanığın hazırlık aşamasındaki beyanına dayanılarak ablalık yaptığı hakkında kanaat olmuşsa da bu hususun mahkeme huzurunda ifade edilmediğine, sanığa mahkeme huzurunda sorulmadığına ve açıklığa kavuşturulmadığına, sanığın bahsettiği ablalığın cemaat ya da örgüt anlamında bir ablalık olmadığına, günlük yaşamda anlaşılması gereken bir şekilde ablalık olduğuna,

9. Sanığın örgüte ait evlerde kalmasına ve Körfez Dershanesine gitmesine dayanılarak cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

10. Sanık aleyhine gösterilen delillerin yasada aranan terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarından olmadığına,

11. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuki ve somut hiçbir gerekçe sunulmadan şablon ifadeler ile usul ve kanuna aykırı olarak esastan ret kararı verildiğine,

12. Mahkumiyet kararının gerekçesinde eşitlik ve adil yargılanma ilkesi ile çelişen, etkin pişmanlık hükümlerinin keyfi uygulandığını ispatlayan açıklamalara yer verildiğine,

13. Soruşturmanın başından beri sunduğu tüm samimi beyanlarına rağmen 3/4 oranında indirim yapılması gerekirken 2/3 oranında indirim yapılmasının, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve HAGB kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

14. Yerel mahkeme tarafından mahkumiyet kararı verilirken alt sınırdan hüküm kurmak yerine hiçbir hukuki açıklama içermeyen gerekçe ile fazla ceza tayinine gidildiğine,

15. Verilecek cezada etkin pişmanlık hükümlerince üst hadden indirim yapılması gerektiğine,

16. İsnat edilen suça ilişkin aleyhe değerlendirilecek somut delil bulunmadığına,

17. Maddi imkansızlıklar ve ailesinin yapısı gereği gittiği dershane ile başlayan bu sürecin içinde suç denilebilecek bir eylemi olmadığına, tarih olarak örgüt kabul edilmeyen bir dönemde yasal eylemleri haricinde herhangi bir irtibatı olmadığını ileri sürdüğü halde bu beyanlarının aleyhine değerlendirildiğine,

18. Suç işleme kastının bulunmadığına,

19. Söz konusu yasal eylemlerinin TCK'nın 30 uncu madde kapsamında hata hükümleri içerisinde değerlendirilmesi ve bu kapsamda beraatine karar verilmesi gerektiğine,

20.Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince "Sanık ...'ın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında 507735 ID kullanıcısı olarak, kullanıcı adı "esmanur35ksk", şifre olarak "ksk355" kullandığı, ByLock'un sanığın kullanımında olan (...) (...) 21 83 GSM hattı ile kullanımını gerçekleştirdiği,

tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere 26/01/2016 tarihinin ilk tespit tarihinin, son online tarihin ise 18.02.2016 olduğu, yoğun bir şekilde ID ekleyenlerin gizliliği esas alan bu terör örgütünde örgütsel yazışmaları gerçekleştiği, CGNAT kayıtları ve HTS kayıtlarıyla uyum arz ettiği anlaşılmakla sanığın örgütün gizli haberleşme ağına dahil olmak suretiyle ByLock kullanıcısı olduğu ve terör örgütü üyesi suçunun sübutu açısından delil olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde mahkememizce tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.

Sanığın yukarıda yazılı deliller kısmında SGK il müdürlüğünden gelen cevabi yazılardan anlaşıldığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklarından dolayı 667 sayılı KHK ile kapatılmalarına karar verilen "Mavera Özel Eğit. Kurum. Yurt İşl. A. Ş. , Zeybek Özel Eğit. Kurum. Yurt İşl.Ltd. Şti., Atmosfer Özel Eğit. Hizm. İnş. Turizm. İthalat İhr. A. Ş. ve Gediz Üniversitesi Rektörlüğü" isimli şirketlerde çalıştığı anlaşılmış olmakla sanığa isnat edilen suça ilişkin gelen cevabi yazıların delil olarak değerlendirilmesi yönünden mahkememizce tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.

Sanığın Fetullahçı Terör Örgütü lideri Fetullah Gülen'in 25.12.2013 tarihinde örgüt üyelerine ... Katılım Bankası A.Ş.'ye para yatırmaları yönündeki talimatının ardından, sanığın Bank ... Katılım Bankasında 09.01.2014 tarihinde İzmir/Karşıyaka şubesinde 4412494 numaralı hesabı açtırdığı, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ederek Yapı Kredi Bankasından kredi çekmek sureti ile 03.02.2014 tarihinde Yapı Kredi Bankasından 2 işlemde 1.000 TL ve 8900 TL olmak üzere 9.900 TL'yi ... Katılım Bankasındaki hesaba EFT yolu ile gönderdiği,bunu da Gediz Üniversitesinde Endüstri Mühendisliği bölümünde Yrd.Doçent olarak görev yapan Şerife D.'nun talimatı ile yaptığı, sanığın 19.12.2014 tarihinde ... Katılım Bankasında 5425-TL tutarında 32 günlük Katılım Hesabı açtığı,bu hesabını pek çok kez temdit ettiği,bu katılım hesabını vadesinden önce 16.12.2015 tarihinde kapattığı,bu durumun ... Katılım Bankası tarafından dosyaya CD halde gönderilen kayıtlardan anlaşılması karşısında gelen kayıtlar çerçevesinde isnat olunan suça ilişkin delil olarak değerlendirilmesi yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.

Sanığın "Etkin Pişmanlık" hükümleri çerçevesinde vermiş olduğu beyan ve yapılan araştırma tutanaklarına göre üniversiteye hazırlık döneminde FETÖ/PDY ile iltisaklı oludğu gerekçesiyle kapatılan Körfez Dershanesine gittiği, örgüte ait evlerde kaldığı, Aydın ili İncirliova ilçesinde Körfez Dershanesinde etüt ablalığı yaptığı, Kütahya Üniversitesini kazanmaya müteakip yine örgüt evlerinde kaldığı anlaşılmakla bu hususlarında isnat edilen suça ilişkin delil olarak değerlendirilmesi yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.

Sanığın 'Etkin Pişmanlık" hükümleri çerçevesinde vermiş olduğu beyan ve samimi bulunan ikrarı, ByLock kaydı, bu kayda ilişkin yapılan yazışmalar, Bank ... kayıtları ve bu yönde mahkememizde oluşan kanaat, çalıştığı iş yerleri, üniversite öncesi ve sırasında örgütle iltilsaklı ve örgüte bağlı evlerde kaldığı yönünde oluşan kanaat çerçevesinde yapılan değerlendirmede suç örgütü üyeliğinin koşulu olan süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık unsurlarının oluştuğu, FETÖ/PDY terör örgütüne bu anlamda organik bağının kurulmuş olduğu, örgütün amacını benimsediği, hiyerarşik yapısına dahil olduğu, bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olarak kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, kurulmuş olan organik bağın emir ve talimat almaya açık, hiyerarşik konumunu tespit eden bir bağ niteliğinde bulunduğu, örgütün bir parçası olduğu ve katılma iradesinin devamlılık arz ettiği, bilerek ve isteyerek bu iradeyi gösterdiği gerekçesiyle üzerine atılı

suçu işlediği sabit görülmüş, mahkememizce bu konuda tam bir vicdani kanaate ulaşılmıştır, sanığın terör örgütü üyesi olmakla birlikte "Etkin Pişmanlık" hükümlerinden faydalanması mucibinde TCK'nın 221/4 üncü maddesi unsurları açısından örgütün yapısı, faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili kovuşturma aşamasında vermiş olduğu bilgilerin Muğla İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünde alınan ve sonrasında mahkememiz huzurunda da tekrarlanılan sanık ... beyanları çerçevesinde düzenlenen 07.12.2018 tarihli ve sonuç kısmında teşhis ve tespiti yapılan 25 şahıstan 16 şahsın FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında adli işlem kaydının bulunduğunu, 9 şahıs hakkında ise herhangi bir adli işlem kaydına rastlanılmadığı bilgisini içeren ifade nazara alındığında "Etkin Pişmanlık" hükümlerinin uygulanması gerektiği ve fakat yapılacak indirimi 2/3 olarak belirlenmesini "Etkin Pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak istediği zaman ve ortaya çıkarılan sonuç açısından hakkaniyeti uygun olduğu" şeklindeki gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. B bendinde yazılı nedenlerle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B.

1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, örgütteki konumu ve faaliyetleri de nazara alındığında, verilen bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini,

2. Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci cümlesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesi olarak gösterilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/1334 Esas ve

2020/311 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...