WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/33874 E.  ,  2024/8843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Kasten adam öldürme, silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, adam öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat, Red, Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma.
Sanık ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan gerek ana dosyada, gerekse birleşen Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/335 esas sayılı dosyasında, "Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" suçundan ise ana dosyada dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı, Sanık ... hakkında Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/203 esas sayılı dosyasından tefrik ile birleşen 2019/60 esas sayılı dosyasına konu iddianamede 30/10/2015 suç tarihli "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak", "Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak" ve "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçlarından dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı, Sanık ... hakkında ise, birleşen Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/217 esas sayılı dosyasına konu iddianamede "tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma" suçundan dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla açılan davalar yönünden zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ... ve ... hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" suçlarından açılan davalarda gerekçede de herhangi bir açıklama yapılmadan hüküm kurulmaması, üyelik suçunun amaç suç ile arasında geçitli suç ilişkisi bulunması, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun ise fikri içtima kuralı gereği amaç suç içinde erimesi nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.
Temyiz dilekçelerinin incelenmesinde, sanıklar ve müdafiilerin, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerini, katılanların ise aynen istinaf taleplerinde olduğu gibi sanıklar ... ve ... hakkında "Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma" ve "Adam öldürmeye teşebbüs etme" suçlarından verilen kararlar ile sanık ... hakkında verilen "beraat" kararlarını temyiz ettikleri, iddianamedeki anlatım ve sevk maddeleri itibarıyla sanıklar ..., ... ve ... hakkında "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan açılmış dava bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ... hakkında "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması" ve "adam öldürmeye teşebbüs" suçlarından verilen Karar Verilmesine Yer Olmadığına dair kararlara yönelik olarak yapılan inceleme de;
"Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması" suçu ile katılanlara yönelik olmayan "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan doğrudan zarar görmeyen katılanların davalara katılma hakkı bulunmadığı gibi anılan davalarda verilen "karar verilmesine yer olmadığına" dair CMK'nın 223 üncü Maddesi uyarınca hüküm niteliğinde olmayan kararların temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından ..., ..., Al ... Mohammed, ...Mohammad ve ... vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "Kasten adam öldürme", "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması" ve katılanlar dışındaki mağdurlara yönelik "Adam öldürmeye teşebbüs etme" suçlarından kurulan "beraat" hükümlerine yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında açılan kamu davalarının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, kamu davalarına katılma hakkı bulunmayan ..., ..., Al ... Mohammed, ...Mohammad ve ...'ın hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
3-Sanık ... hakkında "6136 sayılı Kanuna muhalefet" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a. maddesi uyarınca hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin CMK’nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen; Sanık ... hakkında katılanlara yönelik "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan kurulan "beraat" hükmüne, Sanıklar ... ve ... hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve 4 kez "kasten adam öldürme" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne, sanıklar ... ve ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükümlerine, ve sanıklar ... ve ... hakkında katılanlara yönelik "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen "karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin karara yönelik, istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir
Sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nın duruşmalı inceleme istemlerinin; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2016/22 Esas, 2019/158 sayılı Kararı ile Sanıklar ... ve ... hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesi delaletiyle aynı yasanın 309 uncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarına hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ..., ..., ..., ...'a karşı öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi, 82 inci maddesinin birinci fıkrasının "a" ve "c" betleri, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı dörder defa Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarına hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan karar verilmesine yer olmadığına, sanık ... hakkında; Ateşli silahlar, bıçaklar ve diğer aletler hakkındaki kanuna muhalefet suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un ( 6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 60 gün adli para cezası, sanıklar ... ve ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezaları hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanık ... hakkında ise; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve adam öldürme suçlarından beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/1266 Esas, 2020/271 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar, sanıklar müdafileri katılanlar ve katılanlar müdafileri ile ilk derece mahkemesi cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.06.2022 tarihli red, onama ve bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve müdafileri'nin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanıkların üzerine atılı suçları işlemediklerine,
2. Tanık dinlemedeki usulsüzlüklere,
3. Maddi olayın aydınlatılmadığına,
4. Atılı suçun maddi unsurlarının oluşmadığına,
5. Yargılamada ki usulü eksikliklere,
6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
B. Katılan ..., Katılanlar ..., Al ..., ...ve Katılan ... vekillerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tüm sanıkların, iddianamede belirtilen üzerilerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğine,
2. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"Tüm dosya kapsamından;
... isimli şahsın IŞID mensubu olup, Şehitkamil/GAZİANTEP adresinde ikamet ettiği, 15.03.2016 tarihinde İstanbul’a geldiği, baz bilgilerine göre 16.03.2016 tarihinde İstanbul ilinden ayrılarak Adıyaman ili üzerinden Gaziantep’e döndüğü, 18.3.2016 tarihinde yeniden Adıyaman’a gittiği, buradan otobüsle İstanbul iline doğru yola çıktığı, 19.03.2016 günü sabah saatlerinde İstanbul ili ... Otogarına ulaştığı, otogarda inen sanığın Fatih ilçesi üzerinden ... ilçesine geldiği ve 10.57 sıralarından İstanbul İli ... İlçesi İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Yunan Konsolosluğu önünde üzerindeki patlayıcılarla intihar saldırısı gerçekleştirdiği, bu saldırıda fail ...’ün öldüğü, aynı zamanda ..., ..., ... ve ... isimli kişilerin de hayatını kaybettikleri, çok sayıda kişinin yaralandığı anlaşılmıştır.
Olay yerinde bulunan kağıda ....com mail adresinin not alınmış olduğu, bu mail hesabının ... IMEI nolu telefona tanımlı olduğu,
Soruşturma aşamasında elde edilen bilgilere göre, failin 18.03.2016 tarihinde Adıyaman ... Turizm firmasına iletişim bilgisi olarak 0554 559 02 27 numarasını bildirdiği,
anlaşılmıştır.
Sanıklardan ..., ..., ... Ve ... ... ...’in Hukuki Durumlarının Değerlendirilmesi
Soruşturma aşamasında elde edilen ve dosyada mevcut bilgilere göre, yukarıda da belirtildiği üzere fail ... ile irtibatlı ....com mail adresinin tanımlı olduğu ... IMEI nolu telefona 01.01.2016-10.03.2016 tarihleri arasında 0553 009 47 66; 10.03.2016-15.03.2016 tarihleri arasında...; 15.03.2016-19.03.2016 tarihleri arasında ... 27 nolu hatların takılı olduğu,
... IMEI nolu telefona 10.03.2016-15.03.2016 tarihleri arasında takılı olan... numaralı hattın örgüt üyesi olup Ma’raj kod ismini kullanan dosyamız sanıklarından ...’a ait olduğu, bir başka ifadeyle ... IMEI nolu telefonu ...’ın kullandığı, dolayısıyla 15.03.2016-19.03.2016 tarihleri arasında aynı telefona takılı olduğu tespit edilen ... 27 nolu hattın da sanık ... tarafından kullanıldığı,
Sanık ...’ın kullandığı ve 15.03.2016-19.03.2016 tarihleri arasında ... IMEI nolu telefona takılı olan ... 27 numaralı GSM hattının intihar saldırısı faili olan ...’ün Adıyaman ... Turizm firmasına iletişim bilgisi olarak bildirdiği 0554 559 02 27 nolu hattan tek bir rakam farklı olduğu,
... 27 nolu hattın 15.03.2016 tarihinde saat 14.54’de İstanbul ili Fatih ilçesinden, saat 17.18 de ... ilçesi İstiklal Caddesinden, 18.23’de ... ilçesi Karaköy civarından; 16.03.2016 tarihinde saat 17.42 de ve 19.42 de Kadıköy ilçesinden; 17.03.2016 tarihinde saat 16.18 ila 18.40 arasında Adıyaman ili ... İlçesinden, saat 18.40 dan 19.03.2016 günü saat 10.25’e kadar Gaziantep ili Şahinbey ilçesinden baz verdiği,
Sanıklardan ...’a ait diğer bir hat olan... numaralı hattın 10.03.2016-19.03.2016 tarihleri arasında Gaziantep ili Şahinbey ilçesinden baz sinyali verdiği,
Dolayısıyla sanık ... ile fail ...’ün ilişkili oldukları anlaşılmıştır.
Sanık ... ile ilgili olarak kolluk görevlilerinin 19.03.2016 tarihinde Güzelvadi Mh. 90042 Sk. N:32/2-1 Şahinbey/GAZİANTEP adresinde aramada yaptıkları, yapılan aramada sanıklardan ... tarafından kullanılan ... numaralı hatta ilişkin ... seri numaralı Turkcell SIM kartın ele geçirildiği,
Soruşturma aşamasında -sonradan hakkında KYOD kararı verilen- ... isimli şahsın da ... IMEI nolu telefona kendine ait GSM hattını taktığı tespit edilmiş, ... beyanında Gaziantep ilinde telefon satış ve tamir işleri yaptığını, söz konusu telefonun alım satımında kontrol amaçlı olarak kendi hattını taktığını, bu cep telefonunu dosyamız sanıklarından ...’ya sattığını belirterek ...’yı teşhis etmiştir.
Soruşturma aşamasında sanıklardan ... ile sanık ...’ın irtibatlı oldukları kolluk tarafından tespit edilmiş, ayrıca kolluk birimlerine sanıklardan ...’in yanında iki şahsın bulunduğu ve bu şahıslarla birlikte yakın tarihte intihar saldırısı gerçekleştirecekleri yönünde istihbarat bilgisi ulaşmıştır. Bunun üzerine kolluk güçlerince sanık ...’in ikametgahı olan ... Mahallesi 11 Nolu Cadde 22 Sokak No:37/1 adresinde yapılan aramada ... IMEI nolu bir adet cep telefonu ele geçirilmiş olup, bu telefona sanık ...’in ... GSM numaralı hattının ve sanık ...’ın ... 27 numaralı hattın takılmış olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan aynı aramada ... IMEI numaralı bir başka telefon daha ele geçirilmiş olup, bu telefona da sanık ...’in ... GSM numaralı hattının, sanık ...’ın... numaralı hattının ve İstiklal Caddesindeki patlamanın faili olan ...’ün ... 27 numaralı hattının takılmış olduğu tespit edilmiştir.
Diğer yandan sanıklardan ...’ın kullandığı ... GSM numaralı bir başka hat daha olduğu, sanık ...’in ikametine yapılan aramada ise ...GSM numaralı bir hattın ele geçirildiği, her iki hattın da ... adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Görüleceği üzere ... adına kayıtlı olan her iki hat aynı seriden olup tek bir rakam farkı vardır. Dolayısıyla gerek yukarıda anlatılan sair hususlar ve gerekse de bu husus sanıklar ... ve ...’in hem kendi aralarında hem de her iki sanığın da ayrı ayrı fail ... ile ilişkide olduğunu açıkça göstermektedir.
Sanık ...’in evinde bulunan diğer sanıklar ... ... ile İbrahim’in kaldığı odada ele geçirilen 8 GB’lık hafıza kartında yapılan incelemede, patlayıcı ile yapılacak eylemlerin ifade edildiği “Ameliye”’ye ve bomba düzeneği ile bomba yapım şekillerinin anlatıldığı resimlerin ve görsellerin bulunduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan aynı hafıza kartında örgüt üyelerine yapılan ödemelere dair verilerin olduğu da görülmüştür.
Sanıklardan ...’in ... Mahallesi 11 Nolu Cadde 22 Sokak No:37/1 adresindeki ikametgahında yapılan aramada ayrıca sanıklardan ... ve ... de yakalanmışlardır. Diğer yandan kolluk birimlerince sanıklardan ...’ın Gaziantep ili Şehitkamil İlçesi ... mahallesindeki bir bağ evini kiraladığı tespit edilmiş, tanıklardan ... bağ evini kiralayan şahıs olarak sanıklardan ...’ı teşhis etmiştir. Nitekim ...’ya verilen irtibat numarası da... olup, bu GSM numarası yukarıda da belirttiğimiz üzere sanıklardan ...’a aittir. Ayrıca bu evi kiraya veren ... da eve gittiğinde kendisine kapıyı açan kişinin sanıklardan ... ... ... olduğunu beyan etmiştir. Söz konusu evde yapılan incelemelerde sanıklardan ... ... ... ve ...’in parmak izleri tespit edilmiştir. Ayrıca evde ... (Muhtasar) isimli bir kitap ele geçirilmiş, kitapta “şehadet” ve “cennet” gibi kısımların olduğu yerlere kırmızı ayraç konduğu veya altının çizildiği görülmüştür. Soruşturma sırasında bağ evini yeniden kiraya vermek isteyen tanık ..., 21.5.2016 tarihinde bağ evinin bahçesini traktörle sürmek suretiyle temizletmek isterken topraktan poşete sarılı bir halde intihar saldırılarında kullanılmak üzere tasarlanan iki adet canlı bomba yeleği bulmuş ve kolluk birimlerini durumdan haberdar etmiştir.
Bağ evinde bulunan canlı bomba yeleklerinde bulunan kalıp halindeki patlayıcı maddeler İstanbul Kriminal Polis Laboratuarınca incelenmiş, söz konusu patlayıcılar ile ... isimli failin 19.3.2016 tarihli eylemde kullandığı patlayıcıların aynı patlayıcı maddeleri ihtiva ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, dosyamız ile birleşen Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/41 E. sayılı dosyasında mevcut digital materyallerde, sanık ...’nın Suriye’ye bulunduğu, IŞID’in eğitim kamplarına katıldığı, ... ve ... ... isimli örgüt mensuplarıyla beraber IŞID adına Suriye’de faaliyet yürüttükleri anlaşılmıştır.
Tüm bu deliller ışığında;
Sanıklar ... ... ... ve ...’in 19.3.2016 tarihinde İstanbul İli ... İlçesi İstiklal Caddesinde ... tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısıyla ilişkili olduklarına dair somut bir delil elde edilememiştir. Ancak sanıkların dosyamızın diğer sanığı ...’nın evinde yakalanmaları, sanıklardan ...’ın kiralamış olduğu bağ evini bir süre kullanmaları, bu bağ evinin bahçesinde iki adet canlı bomba yeleği ele geçmesi ve yine bağ evinde ele geçirilen ... (Muhtasar) isimli kitapta “şehadet” ve “cennet” gibi kısımların olduğu yerlerin kırmızı ayraçla veya altının çizilmesi suretiyle okunduğunun tespit edilmesi karşısında sanıkların IŞID terör örgütü mensubu oldukları, sanıklar ... ve ...’in yönlendirmeleri ve yardımlarıyla intihar saldırısına hazırlandıkları ancak eylemi gerçekleştiremeden yakalandıkları anlaşılmış ve bu suretle sanıkların TCK 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir. Sanıkların intihar saldırısına hazırlanmaları karşısında tehlikelilik durumlarının ve örgüt ile örgüt ideolojisine sadakatlerinin en üst seviyede oldukları değerlendirilerek sanıklar hakkında kanunda öngörülen cezanın üst sınırından hüküm tesis edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
19.3.2016 tarihinde İstanbul İli ... İlçesi İstiklal Caddesinde gerçekleştirilen intihar saldırısının faili olan ...’ün kullanmış olduğu telefonu daha önceden sanık ...’nın ikinci el olarak satın alarak sanık ...’a, ...’ın da fail ...’e verdiği, sanıklar ... ve ...’in irtibatlı oldukları ve dosyamızın diğer sanıkları olan ... ... ... ve ...’in intihar saldırısı yapmaları için bu sanıklara hazırlık yapacak bağ evini ayarladıkları, bağ evinde ele geçen patlayıcılar ile 19.3.2016 tarihli eylemde kullanılan patlayıcıların ayniyet arz etmesi ve ayrıca sanık ...’in her iki sanığı da kendi evinde barındırdığının anlaşılması karşısında sanıklar ... ve ...’ın fail ... ile ilişkili oldukları ve failin eylemine katkı sunduklar hususunda heyetimizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. Bu nedenle her iki sanığın da ayrı ayrı TCK 309/1 maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Diğer yandan 19.3.2016 tarihinde İstanbul İli ... İlçesi İstiklal Caddesinde gerçekleştirilen intihar saldırısında ..., ..., ..., ...'ın hayatlarını kaybettikleri anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ...’nın olaydaki rolleri göz önüne alındığında intihar saldırısına iştirak etmek suretiyle fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları anlaşılmış ve bu nedenle TCK 37 maddesi uyarınca sanıkların ölen kişi sayısınca yani ayrı ayrı 4’er defa TCK 81, 82/1-a, c, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1 maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
İddianamede sanıkların kasten adam öldürme suçundan 5’er kez cezalandırılması istenmişse de, dosya kapsamına gire beşinci maktulün olup olmadığı, böyle bir maktul varsa kim olduğu anlaşılamamıştır. Bu nedenle beşinci maktulle ilgili hüküm kurulamamış, bunun yerine Cumhuriyet savcılığına beşinci maktulün olup olmadığının araştırılarak varsa dava açılması hususunda suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Diğer yandan, her ne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı yasanın 81/1 ve 35 maddesinin 44 kez uygulanmasına yönelik olarak iddianame tanzim edilmiş ise de buna ilişkin iddianamede açık bir anlatımın yer almadığı, iddianameden mağdur olarak 25, müşteki olarak da 20 kişi olmak üzere toplamda 45 kişinin isminin geçtiği ancak bunların hangilerinin olayda yaralandığının da belirtilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle atılı suçlama ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve yaralananların kimler olduğunun açık bir şekilde tespiti ve usulünce iddianame düzenlenerek dava açılması için Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Soruşturma aşamasında yapılan aramalarda sanıklardan ...’ a ait ruhsatsız silah ve mermi bulunmuş, bu silah ve mermilere ilişkin alınan raporlar da göz önüne tutularak sanığın 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar ... ve ... bakımından 5237 sayılı yasanın 174/1-2 maddesince cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de, Heyetimizce yapılan değerlendirmede atılı suçun 5237 sayılı yasanın 309/1 maddesi kapsamında kaldığı kanaatine varılmış ve bu suçtan karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklardan ...’ın Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi
Sanık ... ile dosyamız sanıklarından ...’ın kardeş oldukları, sanık ... ile ilgili olarak kolluk görevlilerinin Güzelvadi Mh. 90042 Sk. N:32/1 adresinde aramada yaptıkları, yapılan aramada sanıklardan ... tarafından kullanılan ... numaralı hattın ele geçirildiği, aynı evde bulunan sanık ...’ın da gözaltına alınarak tutuklanmasını takiben hakkında dava açılmış ise de, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ya da örgüte yardım etmek suçlarından cezalandırılmasına yeterli herhangi bir somut tespit yapılamamıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında ısrarlı ve tutarlı bir biçimde atılı suçlamaları reddetmiştir. Bu nedenlerle sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A- Sanık ... hakkında katılanlara yönelik "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan kurulan "beraat" hükmüne, sanıklar ... ve ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahşileştirilmek sureti ile uygulandığı; "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan beraatine karar verilen sanık ... ile ilgili olarak ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeli gösterilerek mahkemece kabul ve takrir kılınmış olduğu anlaşılmakla mahkumiyet ve beraat kararları hukuka uygun bulunmuştur.
B- Sanıklar ... ve ... hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve 4 kez "kasten adam öldürme" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne ve sanıklar ... ve ... hakkında katılanlara yönelik "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen "karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin karara için İstinaf incelemesinde verilen "İstinaf Başvurularının Esastan Reddine" dair hükme yönelik, temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-a) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden;
... isimli canlı bombanın otobüsle 19.03.2016 günü sabah saatlerinde İstanbul ili ... Otogarına geldiği, otogarda otobüsten inen şahsın Fatih ilçesi üzerinden ... ilçesine geldiği ve saat 10.57 sıralarında İstanbul İli ... İlçesi İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Yunan Konsolosluğu önünde üzerindeki patlayıcılarla intihar saldırısı gerçekleştirdiği, bu saldırıda canlı bomba ...’ün öldüğü, aynı zamanda ..., ..., ..., ... isimli kişilerin hayatını kaybettikleri ve çok sayıda kişinin de yaralandığı olayda; sanık ...'nın satın aldığı ... IMEI numaralı cep telefonunu canlı bomba ... ile sanık ...'nın kullandıkları, sanık ... ile Sanık ...'ın ise iletişim halinde oldukları ayrıca Sanık ...'ın kiraladığı bağ evinin bahçesinde toprağa gömülmüş poşete sarılı bir halde intihar saldırılarında kullanılmak üzere tasarlanan iki adet canlı bomba yeleği bulunduğu anlaşılmakla; canlı bomba ...'ün icra hareketlerine başlanmasından itibaren saldırı sırasında olay yerinde olmadığını bildiren, savunmalarının aksine, yukarıda belirtilenler dışında ve dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre örgütün kamplarında bulunmaları dışında başka delil bulunmayan sanıkların eylemleri icrai hareket niteliğinde olmadığından, olay esnasında doğrudan sonuca müessir fonksiyon ortaya koyan bir hareketle katılarak fiil üzerinde doğrudan yahut dolaylı olarak müşterek hakimiyet kurmadıklarından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre sanıkların eylemlerinin sadece silahlı terör örgütüne üye olma suçu için yeterli olduğu dikkate alınarak sanıkların silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerinin "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağı ve örgüt üyeliği suçundan üst sınıra yakın bir ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan mahkumiyetlerine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-) Kasten öldürme suçu yönünden;
Dosya kapsamına göre sanıkların olay mahallinde meydana gelen canlı bomba eylemine katıldıklarına, söz konusu eylem üzerinde tasarrufta bulunduklarına dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmaması karşısında, atılı suçtan beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
2- Sanıklar hakkında, katılanlara yönelik adam öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında verilen "karar verilmesine yer olmadığına" dair kararın 5271 sayılı CMK’nın 223 üncü maddesi uyarınca hüküm niteliği taşımaması nedeniyle CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan istinaf incelemesine konu olabilecek bir karar olmadığı halde isteminin reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A- Sanık ... hakkında katılanlara yönelik "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan kurulan "beraat" hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/1266 Esas, 2020/271 sayılı Kararında sanıklar ..., ..., ..., ... ve müdafiileri ile Katılan ..., Katılanlar ..., Al ..., ...ve Katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve 4 kez "kasten adam öldürme" suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkında katılanlara yönelik "adam öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen "karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin karara yönelik İstinaf incelemesinde verilen "İstinaf Başvurularının Esastan Reddine" dair hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ..., ... ve müdafiileri ile Katılan ..., Katılanlar ..., Al ..., ...ve Katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/1266 Esas, 2020/271 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.