3. Ceza Dairesi 2022/32809 E. , 2023/4547 K.
"İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2019 tarihli ve 2018/525 Esas, 2019/406 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314
üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollaması ile 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/1444 Esas, 2021/630 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.07.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1-Sanık hakkındaki isnat ve delillerin atılı suç bakımından kabul edilemeyeceğine,
2-Gerekçeli kararda sanığa ilişkin değerlendirmelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna,
3-Atılı suçun oluştuğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve ikna edici delil bulunmadığına,
4-Lehe ve aleyhe delillerin tümü değerlendirilmediğine,
5-Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine,
6-Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
7-Sanığın hiyerarşik yapıdaki konumuna ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığına,
8-Yeterli araştırma yapılmadan verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna,
9-ByLock uygulamasını kullandığının sabit olmadığına,
10-ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına,
11-CGNAT kayıtları ile mahkumiyete hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna,
12-Dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığına,
13-Bank ... hesabının varlığının sanığın mahkumiyetine gerekçe yapıldığına,
14-Sanığın Bank Asyada 2013 ve 2014 yıllarında hesap hareketi bulunmadığına ve hesabının 24.04.2014'te kapatıldığına, bu hususun aleyhe değil lehe değerlendirilmesinin gerektiğine,
15-Bu bankaya para yatırmanın suç oluşturmayacağına,
16-Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna ilişkin delilin atılı suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi halinde, operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilen CGNAT kayıtları ve HTS kayıtlarının sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığı doğrultusunda bilirkişiden teknik rapor alınması, sanığın bildirmiş olduğu cep telefonu hattı haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu bankalar, Elektrik ve Su İdaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığının sorulup, varsa
bu telefon hatları üzerinden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun istenmesi, ayrıca sanığın ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramasının olup olmadığına ilişkin herhangi bir kayıt veya rapor bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, sanığa ait HTS kayıtlarının içeriği itibariyle anılan suçtan haklarında soruşturma/kovuşturma yürütülmüş olan başkaca kişilerle irtibatlı olup olmadığı, hangi zaman diliminde ne sıklıkla görüşüldüğü, aralarındaki ilişkinin neye dayandığı hususlarının değerlendirilmesi, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından sonra tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Sanık ile aralarında para transferleri bulunduğu tespit edilen S. K. ve A. İ. isimli şahıslarla ilgili varsa dosyaları getirtilip incelenerek ilgili belge suretlerinden onaylı birer suretinin dosyası içerisine alınması ve para transferlerinin mahiyetinin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/1444 Esas, 2021/630 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!