WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/23741 E.  ,  2024/8841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs, Kamu malına zarar verme, Mala zarar verme, Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurma veya el değiştirme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... ve ... müdafileri, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2016/75 Esas, 2020/256 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıkların ...'ye yönelik Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Tasarlayarak Bombalamak Suretiyle Kasten Öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin "a", "c", "g" bentleri, 3713 sayılı Kanun 4 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "b" bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıkların ...'e, ...'a, ...'ye, ...'e, ...'e yönelik Tasarlayarak Bombalamak Suretiyle Kasten Öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin "a", "c" bentleri, 3713 sayılı Kanun 4 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "b" bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 kez 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıkların ...'e, ...'a, ...'a, ...'a, ...'ye, ...'e yönelik Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Tasarlayarak Bombalamak Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle, 5237 sayılı Kanun'un 82 inci maddesinin "a", "c", "g" bentleri, 3713 sayılı Kanun 4 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "b" bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrası , 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 kez 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanıkların ...'a, ...'a, ...'ye, ...'e, ...'a, ...'a, ...'a, ...'e, ...'a, ...'a, ...'a, ...'e, ...'e, ...'a, ...'e, ...'e, ...'ye, ...'ye, ...'ye, ...'ye, ...'e, ...'a, ...'a, ...'a, ...'a, ...'e, ...'e, ...'a, ...'e, ...'e, ...'e, ...'e, ...'e ,...'a, ...'a, ...'e yönelik Tasarlayarak Bombalamak Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle, 5237 sayılı Kanun'un 82 inci maddesinin "a", "c", bentleri, 3713 sayılı Kanun 4 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "b" bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 36 kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıkların Kamu Malına Patlayıcı Madde İle Zarar Vermek ve mağdur sayısınca Patlayıcı Maddeyle Mala Zarar Vermek suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların tek bir eylemi ile birden fazla kanun hükmünü ihlal ettiği anlaşılmakla TCK'nın 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması yoluna gidilerek Kamu Malına Zarar Vermek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle, 5237 sayılı Kanun'un 152 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının "a" bendi, 3713 sayılı Kanun 4 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "b" bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Sanıklar ... ve ...'ın üzerilerine atılı tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçu yönünden, sanıklar ... ve ...'in ise üzerilerine atılı tüm suçlar yönünden atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/1395 Esas 2022/60 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.04.2022 tarihli ve onama, bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
2. Sanık ... Müdafiinin sanık hakkında derdest olan dosyaların birleştirilmediğine,
3. Sanık ... müdafiinin sanık hakkında birleşen dosyada savunmasının alınmadığına,
4. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine,
5. Cezalandırılmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıt bulunmadığına,
6. Suçun sanıklar tarafından işlenmediğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanıklar ... ve ...'in Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme suçundan da mahkum edilmeleri, diğer sanıkların da tüm suçlardan mahkum edilmeleri gerektiğine,
2. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs, Kamu malına zarar vermek suçlarını oluşturduğu kanaati ile mahkumiyet, sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçu ile diğer sanıklar ... ve ...'in üzerlirene atılı tüm suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A- Sanık ...'ın Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, sanıklar ... ve ...'ın Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs, Kamu malına zarar vermek suçlarından kurulan mahkumiyet ve sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçu ile diğer sanıklar ... ve ...'in üzerlirene atılı tüm suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahşileştirilmek sureti ile uygulandığı; tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçundan beraatlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile üzerilerine atılı tüm suçlardan beraatlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak ise yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeli gösterilerek mahkemece kabul ve takrir kılınmış olduğu anlaşılmakla mahkumiyet ve beraat kararları hukuka uygun bulunmuştur.
B- Sanık ...'in Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Muhakeme yapılabilmesinin şartlarından birisi de "non bis in idem" olarak ifade edilen, aynı fiilden dolayı verilmiş bir hükmün veya açılmış bir davanın bulunmamasıdır. Kanunlarda açıkça yazılı olmadan da uygulanan bir hukuk normu olarak doktrinde de kabul olunan ve muhakeme hukukunun ana ilkelerinden olan "non bis in idem" ilkesi 1412 sayılı CMUK'nın 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; "Aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir", 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında ise; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, sonradan açılmış olan davanın reddine karar verilecektir.
Somut olayda sanık ...'in temyize incelemesine tabi bu dosyada Diyarbakır ... İlçe Emniyet Amirliği binasına bomba koyma eymlene iştirak suçunu 12.01.2016 tarihinde işlediği, bu tarihten sonra yakalanmadığı ve hakkında bu eylemi nediyle iddianame tanzim tarihinden (iddianame tanzim tarihi: 08.12.2016) daha önce 06.04.2016 tarihinde Mardin 2. ağır ceza mahkemesinin 2019/19 Esas sayılı dosyasına konu edilen eylemleri olan; Maktul ... Said Çelik'in şehit edilmesi, 20.05.2016 tarihinde emekli güvenlik korucusu iken gönüllü köy koruculuğuna devam eden Kazım Kavak'ın Bağlıca Mahallesinde tarlasında bulunduğu esnada uzun namlulu silahlarla ateş edilmek suretiyle şehit edilmesi ve 19.01.2017 günü kollukça yapılan aramada Bismil ilçesinde ele geçirildiği esnada kollukla yapılan mülakatta sanığın Diyarbakır- Mardin D-950 karayolu ... Mahallesinde yola EYP düzeneğini döşediğinin tespit edildiği ve sanığın bu eylemleri neticesinde bahsi geçen Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/19 Esas sayılı dosyasında 27.09.2021 tarihinde Devletin Birliğini ve Ülke bütünlüğünü bozmak suçundan mahkum edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenmesi ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi, bakımından, anılan dosyanın aslı veya onaylı sureti getirtilip mezkur dosyanın iş bu dosya ile birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
V. KARAR
A- Sanık ...'ın Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, sanıklar ... ve ...'ın Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürme, Tasarlayarak bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs, Kamu malına zarar vermek suçlarından kurulan mahkumiyet ve sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçu ile diğer sanıklar ... ve ...'in üzerlerine atılı tüm suçlardan kurulan beraat hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/1395 Esas, 2022/60 sayılı Kararında sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B- Sanık ...'in Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/1395 Esas, 2022/60 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.