3. Ceza Dairesi 2022/199 E. , 2024/3430 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1045 E., 2017/1466 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2016/29 Esas, 2017/83 sayılı Kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/1045 Esas, 2017/1466 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemleri özetle;
1.Sanığın mahkumiyete konu konuşmaların aynısını ve benzerini TBMM çatısı altında sarfettiğini, bu nedenle konuşmaların yasama sorumsuzluğu kapsamında kaldığına,
2.Sanığın söylediği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına,
3.Suçun manevi unsurunun oluşmadığına,
4.Sanığın sözlerinin bağlamından koparıldığına,
5.Sanığın kullandığı ifadelerle ilgili benzer olaylarda ihlal kararlarının mevcut olduğuna,
6.Mahkumiyete esas alınan kanuni düzenlemenin Anayasanın 90 ıncı maddesi karşısında uygulanma imkanın bulunmadığına,
7.Segbis sistemi ile yüzyüzelik ilkesi ihlal edilerek yargılama sürecinin yürütüldüğüne,
8.Sanık hakkında aynı suçtan davaların bulunduğuna, zincirleme suç hükümleri gereğince bu dosyaların birleştirilmesi gerekmesine rağmen birleştirme taleplerinin reddedildiğine,
9.Tek ve hatalı gerekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme müesseselerinin uygulanmadığına,
10.Türk Ceza Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca sanığın seçme ve seçilme haklarından yoksun bırakılmasının hukuka aykırı olduğuna, ayrıca konu hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile durma kararı verilerek dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerine,
11.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 09.02.2016 Tarihli ve 2015/7466 Esas, 2016/1025 sayılı Kararında ve yine Dairemizin istikrarlı kararlarında açıklandığı üzere, olay tarihi ve yeri, sanığın muhatap kitle üzerindeki etkisi ve olayın oluş şekli gözetildiğinde, olay tarihinde milletvekili olduğu anlaşılan sanığın, terör örgütü propagandasına dönüşen toplantı ve gösteri yürüyüşü adı altındaki eylemde kalabalığa hitaben sarfettiği sözlerin terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden nitelikte olmadığı, bu nedenle terör örgütü propagandası yapmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bahse konu sözlerin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde 5237 sayılı Kanun'un 215 nci maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçunu oluşturma ihtimalinin bulunduğu, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından bahse konu suç açısından açık ve yakın tehlikenin gerçekleşmediği gerekçesiyle belirtilen suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmakla terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/1045 Esas, 2017/1466 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!