WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/16544 E.  ,  2023/2763 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/80 Esas, 2019/46 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/403 Esas, 2020/966 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz istemi özetle;
1.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve sanığın ByLock kullanmadığına,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"sanığın dinlenen tanık beyanlarında geçtiği üzere örgütün sözde sohbet ve kitap okuma adı altında yapılan toplantılarına katıldığı, tanık C.A.ın beyanlarına göre sanığın örgüt için önemli sayılan yukarıda ayrıntıları izah edilen özel yetkili mahkeme hakim ve savcılarının bulunduğu grup içerisinde yer aldığı, Adana İlinde mahkeme başkanlığı yapan D.Ş. ile A.B. ve R.A. ile birlikte örgütsel toplantılarda yer aldığı, (...) Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından mahkememize gönderilen 2015/142 sayılı inceleme ve soruşturma raporunda sanık ile ilgili olarak Adana İlinde yapılan inceleme ve soruşturmalarda sanığın toplam 9 kararda 23 kişinin iletişiminin tespitine karar verdiği, bu kararların gerçekçi istihbari verilere dayanmayan talepler gerçekmiş gibi kabul edilerek usulsüz şekilde verildiği, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.08.2010 tarih 2010/990 D.İş, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2010 tarih 2010/537 D.İş, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.07.2010 tarih 2010/929 D.İş sayılı Kararları ile tanık A.Ç.ın kullandığı telefonunun dinlendiği, bu kararlardan 2010/929 D.İş sayılı Kararın Adana İli bazında hazırlanan usulsüz olduğu tespit edilen kararların inceleme tutanağında yer aldığı, 2010/990 D.İş ve 2010/537 D.İş sayılı kararların ise Adana İli bazında yapılan işlemler başlığında değerlendirildiğinin belirtildiği, (...) ByLock kullanıcısı olduğu anlaşılan sanığın FETÖ/PDY'nin Türkiye Cumhuriyetinin anayasal düzenini şiddet yoluyla ortadan kaldırmaya yönelik amacını bilmemesinin söz konusu yapının içerisinde bulunduğu süre, örgüt üyelerinin "kod" isimleri kullanmaları, nedeni mümkün görülmediği, terör örgütünün gayesinin meşru olmadığının açık olduğu, üyelerinin örgütsel eylem ve bağlılık içerisinde hiyerarşik konumlarınının bulunması, 5237 sayılı TCK'nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanabilmesi için, içine düşülen hatanın esaslı kabul edilmesi gerektiği, nitekim Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında da, sanıkların eğitim düzeyi, yaptıkları görev nedeni ile edindikleri bilgiler, tecrübe ve örgütteki konumları itibariyle FETÖ/PDY oluşumunun silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda oldukları ve cezalandırılmaları gerektiğinin içtihat edildiği, sanığın sosyal ve ekonomik durumu, eğitim seviyesi ve yaptığı görev nazara alındığında ByLock programını kullandığı, bu programın yüklendiği tarihte programın örgütsel amaca özgülendiğinin farkında olduğu ve örgütsel amaçla kullandığı nazara alındığında 5237 sayılı TCK'nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır." karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkındaki ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı istinaf aşamasında dosyaya gönderilmiş ise de; dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, tanık beyanları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde düzenlenen toplantılara katılıp, örgüt için önemli sayılan özel yetkili mahkeme hakim ve savcılarının bulunduğu grup içerisinde yer aldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/403 Esas, 2020/966 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.