3. Ceza Dairesi 2022/1589 E. , 2024/9720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 06.10.2021 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde ayrıntılı temyiz dilekçesi verilmediği anlaşılmış ise de; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/230 Esas, 2018/207 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/154 Esas, 2019/502 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/11903 Esas, 2020/4962 Karar sayılı kararı ile özetle;
''ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun vasfının tespiti açısından belirleyici nitelikte olacağından, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip, ayrıca örgütlü suçlar soruşturma bilgi havuzunda sanık hakkında bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa dosyaya getirtilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank Asya'daki hesabında mevcut paranın yatırılan maaşı olduğunu bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından temin edilen banka hesap kayıtlarının konusunda uzman bilirkişiye tevdii ile mutad hesap hareketleri dışında örgüt liderinin talimatları doğrultusunda, talimat tarihleri ve sonrasında para yatırma ya da sair bankacılık hizmetlerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilerek delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin düşünülmemesi,
Soruşturma aşamasında tefrikine karar verildiği anlaşılan dosyada hükmedilen yargılama gideri tutarından sanığın sorumlu olduğu miktarın karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,'' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
4. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 16.09.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/205 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ,07.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle;
-Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-Eksik inceleme ile karar verildiğine,
-Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun kesin verilerle ispatlanamadığına,
-SGK kayıtlarının hükme dayanak teşkil edemeyeceğine,
-Banka hesap hareketlerinin mutad bankacılık faaliyeti olduğuna,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... her ne kadar aşamalarda alınan beyanları ile aleyhine olan tüm hususları reddederek örgüt üyeliği suçunu kabul etmediğini beyan etmiş olsa da, celbelilen BTK kayıtları, tespit tutanakları, hts ananiz ve CGNAT karşılaştırılmasına ilişkin bilirkişi raporu doğrultusunda münhasıran FETÖ/PDY üyelerinin bir kısmı tarafından kullanılan Bylock isimli gizli haberleşme programına dahil olarak adına kayıtlı gsm numarası üzerinden Bylock programını kullandığının anlaşılması, bunun yanında sanıktan elde edilen dijital materyal içeriklerinde örgüt ve liderinin görüşlerini benimsediğini gösterir örgüt liderine ait kitap içeriklerinin bulunması, örgüt münasebetini gösterir geçmişte uzun süre iltisaklı üniversite bünyesinde çalışması, bu çalışma döneminde yönetim ile olan ilişkileri neticesinde bulunduğu pozisyona getirilmiş olduğuna dair aleyhinde tanık beyanının bulunması, yine sanığın örgüt yönetimi ile irtibatının bulunduğuna dair HTS kayıtları ile bilirkişi raporları ile tespiti yapılan örgütün finans kuruluşu Bankasya'da bulunan hesabında örgüt liderinin talimat tarih aralığında örgüt talimatına uygun davranış biçimi sergiler surette olağan dışı bankacılık işleminde bulunmasının silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında;
Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... İD numaralı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, ayrıca bylock tespit ve değerlendirme tutanağında yazılı ID’nin ekli olduğu diğer şahıslara ait bylock tespit ve değerlendirme tutanağı olup olmadığı, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa buna ilişkin tutanaklar dosyaya getirtilerek, ilgili şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B.Kabul ve uygulamaya göre;
Sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemesi bozmayı gerektirmiş, bu yönüyle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nederle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/205 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 28.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!