3. Ceza Dairesi 2022/15817 E. , 2024/5743 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/773 E., 2020/618 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması
suretiyle sanığın beraati
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarih ve 2017/34 Esas, 2018/397 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığa atılı Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Kanuna Muhalefet suçunun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle CMK'nın 223/2-a. maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07.09.2020 gün ve 2018/773 Esas, 2020/618 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması dolasıyla mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddelerince kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine kararı verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.03.2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz talebi özetle sanık hakkında ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme tutanağının beklenmesine karar verilmesi gerektiğine, Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamından; kaymakam iken görevinden uzaklaştırılan sanığın adına kayıtlı ve fiilen kullanımındaki 0532 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının takılı olduğu 01306******** IMEI numaralı iPhone 4S marka telefon cihazı ile 46.166.160.137 ByLock IP'sinden giriş yaparak örgüt talimatı ile FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme ağı ByLock'a dahil olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere sadece örgüt mensupları arasında kullanıldığı bilinen bylock uygulaması üzerinden diğer örgüt mensuplarıyla görüştüğü, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edildiği, sanığın öğrenciliği döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiği, sanıktan ele geçen dijital verilerin incelenmesinde örgüte yakınlığı ile bilinen bir takım internet sitelerine ve sayfalarına erişim yaptığının tespit edildiği, tüm bu hususların sanığın örgütle irtibatına delil teşkil ettiği, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylemlerinin bulunduğu ve örgütle organik bağ kurarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi olduğu sabit görüldüğünden atılı örgüt üyeliği suçundan eylemleri nazara alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna, karar verilmiş olması nazara alınarak bu aşamada ölçülü olmayacağı değerlendirilen tutuklama tedbirinin sonlandırılarak sanığın hükümle birlikte tahliyesine, hakkında yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına, sanığın terörizmi finanse ettiği iddia edilmişse de, dosya kapsamından terörizme ne şekilde, hangi eylem ve faaliyetler aracılığıyla fon sağlandığı izah edilerek açıklanmadığından unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkar eden sanıkla ilgili temel delilin ByLock iddiası olduğu, sanığın bylock kullanımının da 14.08.2014-01.03.2015 tarihleri arasında 4311 defa ByLock'a giriş yapması dahilinde olduğunun, ByLock kullanımına ilişkin tespit değerlendirme tutanağının aradan geçen uzun süreye rağmen tespit edilemediğinin anlaşıldığı, bu haliyle yargı kararlarıyla istikrar kazandığı haliyle mevcut hatta ByLock kullanımının örgüt içi haberleşme amacıyla teknik olarak sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya konulamadığı, sanıkla ilgili aleyhe beyanda bulunan tanık ... beyanının 2003 yılına ait olup diğer delillerle desteklenmemesi dolayısıyla soyut beyan olarak kalması, sanığın bu yapıyla ilintili siteyi takip etmesinin de örgütsel bağlantı anlamına gelmemesi nazara alınarak, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğunun mevcut deliller itibariyle şüphe boyutunda kaldığı anlaşılmakla, mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddelerince kaldırılarak CMK'nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; " ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden yeniden istenmesi, ByLock tespit değerlendirme tutanağının temin edilmesi halinde ekli tüm kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının tespiti ile sanığa ilişkin anlatımları var ise dosyaya temini ve gerektiğinde tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, sanık hakkında 20.09.2021 tarihinde dosyaya gelen ve örgütün bir iletişim yöntemi olan Büfe/Ankesör aranması kapsamında sanık ile iletişime geçildiğine dair delil karşısında buna ilişkin arama kayıtlarının fiziken dosyaya getirtilerek, aramaların varlığının tespiti halinde büfe/ankesörlü sabit telefon hatlarıyla irtibat kurma yöntemine ilişkin olarak düzenlenen, hangi aramaların ardışık ve/veya periyodik olduğunu açıklayan ayrıntılı analiz raporunun temin edilerek dosyaya konulması suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) İlk Derece Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan sanığın mahkumiyetine dair kararı hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1, 2 nci madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek sanık hakkında duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 07.09.2020 gün ve 2018/773 Esas, 2020/618 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!