3. Ceza Dairesi 2022/15669 E. , 2024/4385 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/930 E., 2020/582 K.
SUÇ : Terör örgütünün propagandasını yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/445 Esas, 2019/156 sayılı kararı ile; sanık hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan, 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/582 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın savunmasının tercüman tarafından olduğu gibi aktarılmadığına ve cümlelerin yorumlandığına,
2. Sanığın savcılık ifadesinde, "Özerklikten kastım o bölgenin HDP'lilerce kürt halkının iradesi yansıtılarak yönetilmesidir" şeklinde beyanda bulunarak kastının belediyelere yansıyan Kürt halkının iradesi olduğunu açıkça belirttiğine,
3. Sanığa isnat edilen cümlelerin savunma sırasında mahkeme huzurunda sarf edilmiş olup, bu beyanların savunma ve ifade özgürlüğü kapsamında olduklarına,
4. Propaganda suçunun unsurlarının oluşmadığına,
5. Sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin hatalı uygulanması nedeniyle sanık hakkındaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre;
Ayrıntıları Dairemizin 09.02.2016 tarihli ve 2015/7466 Esas, 2016/1025 sayılı kararında açıklandığı üzere, örgüte silah sağlamak suçundan hükümlü olarak bulunduğu Kandıra Cezaevinden bir yakınına yazdığı mektup içeriği nedeniyle yargılandığı mahkemede yaptığı savunmasında ve iş bu savunma muhteviyatı itibariyle bulunulan suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinde kullandığı cümlelerin bütünü ve bağlamı ile olay tarihi ve yeri itibariyle terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva içermediği gibi savunma hakkı kapsamında söylenen sözlerin muhatapları, dinleyici kitlesi, bu kitleyi harekete geçirme potansiyeli ve açık ve yakın tehlike oluşturmadığının anlaşılması karşısında, terör örgütünün propagandasını yapmak suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/582 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!