WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/14591 E.  ,  2024/9099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafiileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma suçları yönünden verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenleri hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme istemlerinin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması ve istinaf ile temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında takdiren 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2019/607 Esas, 2020/1212 sayılı Kararı ile;
a. Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet,
b. Sanık hakkında yağma suçundan,
- müşteki ...'ya yönelik 2 kez 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d,f, ve g ) bentleri, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet,
- müşteki ...'a yönelik beraat
Kararları verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.01.2022 tarihli ve 2021/871 Esas, 2022/2 sayılı Kararı ile, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.02.2022 tarihli ve onama-bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle:
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Mahkemece delillerin takdirinde sanık aleyhine yanılgıya düşüldüğüne,
3. Şüpheye dayalı mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
4. Tanık ...’ın ifadesinde bahsi geçen şahıslar ile ilgili olarak soruşturma yada kovuşturma olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmadan itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Yerel Mahkemenin ...’nın hazırlık aşamasında vermiş olduğu ifadeyi hükme esas teşkil ederken, kovuşturma aşamasında emniyetten baskı gördüm bu şekilde beyanda bulundum şeklindeki ifadesini dikkate almadığına,
6.Yaprak Kod adlı gizli tanığın beyanlarında ismi geçen ... isimli şahsın ifadesine başvurulmamış olmasının ciddi bir usul eksikliği olduğuna,
7.Tanıkların benzer suçlamalardan dolayı yargılanıp yargılanmadıkları yada kendilerini suçlamalardan kurtarmak için müvekkil aleyhine beyanda bulunduğu yönündeki iddialarının araştırılmadığına,
8. Eksik soruşturma ve kovuşturma nedeni ile cezalandırma cihetine gidildiğine,
9. Şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereği müvekkilin üzerine atılı tüm suçlamalardan beraat etmesi gerektiğine,
10. Gizli tanığın savunmanın yokluğunda uygun görülecek harici bir celsede dinlenmesi ile gizli tanığa sorulması istenen soruların önceden hazırlanıp Mahkemeye sunulması; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.6/3-d ve Anayasa m.36/1’e aykırı olup, “silahların eşitliği” ilkesinin ve tanığı sorgulama hakkının ihlal edilmesi anlamına gelmekte olduğuna,
11. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı temyiz sebepleri özetle ;
1.Mağdur ...'un soruşturma beyanlarına göre sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekir iken aleyhe istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın usul ve esasa aykırı olduğuna,
2. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma ve müşteki ...'ya yönelik nitelikli yağma suçlarını işlediğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet müşteki ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
A-Sanık hakkında Devletiğin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünün Bozma ile mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanık ...'ın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz edecek şekilde örgüt adına VERGİLENDİRME faaliyetlerinde bulunduğu, sözde KCK ... Komisyonu içerisinde yargılama yaptığı, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun vasıfları tayin ve sübutları kabul edilmiş, cezaların bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanığın mağdur ...'ya ait marangozhaneye ayrı suç işleme kararının icrası kapsamında iki farklı tarihte mağdurun iş yerine giderek örgüte finansal yarar sağlamak amacını taşıyan pusula ile mağdurun 10.000-TL ve 5.000-TL parasını yağmaladığının katılanın aşamalardaki uyumlu, zaman ve mekan olarak somutlaştırılan beyanları, banka dekontu ve tanık beyanlarıyla nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan verilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B-Sanık hakkında mağdur ... Erola'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde sanığın beraatine ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup;
Sanığın sadece pusula iletmekten ibaret eyleminin örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilebileceği bu sırada cebir ve tehdit içeren bir eyleminin olduğunun sabit olmadığı anlaşılmakla atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirecek derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.01.2022 tarihli ve 2021/871 Esas, 2022/2 sayılı Kararına karşı sanık müdafiileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde karar verildi.