WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/13864 E.  ,  2024/2995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarih ve 2018/360
– 2020/49 sayılı kararı
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma
26.09.2017 ( ... yönünden)
02.11.2017 (... yönünden)
HÜKÜM :Sanıklar ..., ...,haklarında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1,
TCK'nın 62, 53/1, 2, 3, 58/9, 63 maddeleri gereğince ( 6 yıl 3ay)
ayrı ayrı mahkumiyetlerine,
Sanık ... hakkında CMK'nın 223/7 uyarınca davanın reddine, ilişkin yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299 uncu maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik bulunduğu belirlenerek, vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 324 ila 330 uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325 inci maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında "cezaya veya güvenlik tedbirine" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327 nci maddesindeki düzenleme ise açıkca anlaşılacağı üzere, yalnızca "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı" kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 327 nci maddesi, başlığında hükmü, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar yönünden istisnai olarak saymış ve sınırlamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "Ret" kararı verilmesi halinde 327 nci maddesinin kıyas yolu ile uygulama olanağı da bulunmadığından, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaklı olmadığından; sanık ... müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.
Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım S.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında soruşturmaya başlanmasına sebep olan .... ve ... isimli tanıkların beyanlarına göre; sanığın PKK/YPG üyelerinin giydiği leşger tabir edilen kıyafetlerini dikmekten ibaret eyleminin, örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı ancak, söz konusu fiilinin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.