3. Ceza Dairesi 2022/1181 E. , 2024/4835 K.
"İçtihat Metni"
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik,
Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
-11.01.2018 (Silahlı terör örgütüne üye olma)
HÜKÜM : 1-Katılan ... vekilinin silahlı terör
örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusunun reddi,
2-Katılan ... vekilinin kamu kurum ve
kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
3-Sanık müdafiinin ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna
ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ve sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Ret, Onama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.09.2020 tarihli ve 2018/2120 Esas, 2020/585 sayılı Kararının, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olup, atılı suçtan kurulan hükmün temyizi kabil kararlardan olmadığından ve ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının da bu suç yönünden doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve yasa yoluna başvurma hakkı da bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık yönünden; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/326 Esas, 2018/967 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 02.09.2020 tarihli ve 2018/2120 Esas, 2020/585 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusnun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.12.2021 tarihli ve iade, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın çalınan KPSS sorularını önceden temin ederek haksız başarı elde ettiğine, hileli davranışla kamuya yerleşerek haksız menfaat elde etmek suretiyle hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine, sanığın tüm suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Sınav öncesinde soruları temin ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, dosya kapsamındaki raporların soyut tespitlere yer verdiğine, üzerine atılı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kesin delillerle değil zan ile hüküm kurulduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet, nitelik dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ise beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesinde katılan ...'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunu, katılanın söz konusu suç yönünden zarar gören sıfatını taşımadığından bahisle reddetmiş, katılan ...'nın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularını ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddetmiş, sanık müdafinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunu ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddetmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ...'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden
1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "suçun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan ...'nın sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olup, atılı suçtan kurulan hükmün temyizi kabil kararlardan olmadığından ve ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının da bu suç yönünden doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve yasa yoluna başvurma hakkı da bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
C. Katılan ...'nın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan kurum vekilinin söz konusu suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
D. Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden
Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında;
Oluş ve dosya kapsamına göre; 2010 yılında yapılan Eğitim Bilimleri testinin her ikisine de giren adayların doğru cevap sayıları karşılaştırıldığında, sanığın 10 Temmuz 2010 tarihinde girdiği Eğitim Bilimleri Sınavı ile ilk sınava göre daha kolay olduğu ÖSYM ve bilirkişi tarafından belirtilen 31 Ekim 2010 tarihinde girdiği Eğitim Bilimleri Sınavı doğru cevap sayısı arasındaki farkın (53) (doğru cevap sayısındaki düşüş) olduğu, ilk uygulanan Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısı ile ikinci kez uygulanan Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısının farkının 12 ve üzeri olması adayların iki farklı testteki başarı puanlarının tesadüfi hata ile açıklanamayacak kadar büyük olduğu ve bu nedenle sanığa ait 2010 yılı Eğitim Bilimleri Testinin doğru cevap sayıları farkının beklenenden yüksek çıkmasının ölçmenin standart hatası ölçütü ile açıklanamayıp, başka etkenlerden kaynaklanabileceğine yönelik güçlü kanaat oluştuğu, genel sonuç itibari ile adayların 10 Temmuz 2010 tarihinde yapılan Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri testlerindeki yüksek düzeyde başarılarının istatistiksel olarak tesadüfi olamayacağına yönelik kuvvetli bir kanaat oluştuğunun belirlendiği, bu hususun silahlı terör örgütü suçuna dayanak teşkil ettiğinin kabul edildiği somut olayda silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin suçlamayı kabul etmeyen sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurumlarda çalışmasının örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği, kod adı kullanmayan, bylock kullanıcısı olmayan sanığın örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı dikkate alındığında, atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan ...'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden
Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusunun, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılan ...'nın resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.Katılan ...'nın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
D. Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 02.09.2020 tarihli ve 2018/2120 Esas, 2020/585 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!