WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2022/1030 E.  ,  2024/4190 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1108 E - 2020/ 1563 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütü üye olmak, Kamu kurum ve kuruluşlarının
zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddi, İstinaf başvurusunun
esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1108 Esas, 2020/1563 Karar sayılı kararının, katılan ÖSYM Başkanlığı vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından, kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinini bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 Tarihli ve 2018/ 163 Esas, 2019/345 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Nitelik dolandırıcılık suçundan ve Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 29.12.2020 Tarihli ve 2019/1108 Esas, 2020/1563 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin ve sanık müdafisinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 2912.2020 tarih ve 2019/ 1108 Esas, 2020/1563 sayılı ek kararının sanığa isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olmak ve nitelikli dolandırıcılık suçalarından dolayı ÖSYM Başkanlığı vekilinin kamu davasına katılma ve istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı gibi, katılmasına karar verilmiş olması da istinaf başvurusuna hak ve yetki vermeyeceği cihetle, aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine dair kararının temyiz yasa yoluna değil, itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve itiraz incelemesi işlemlerinin yapıldığı anlaşılmakla, ÖSYM Başkanlığı vekilinin 07.01.2021 günü gönderilen dilekçe ile yaptığı temyiz başvurusunun silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden CMK'nın 296/1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

D. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.12.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. ÖSYM Başkanlığı Vekilinin temyiz istemi nedenleri
1.Sanığın hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine cezalandırılması gerektiğine,
2. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davasına katılma hakkının olmadığına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, ilişkindir.
B. Sanık müdafisinin temyiz istemi nedenleri
1.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hakkında mahkumiyet kararı verilmesine,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Resmi belgede sahtecilik suçu ve nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talebi ile ilgili olarak; ÖSYM Başkanlığının, suçlarının niteliği itibariyle bu suçlardan doğrudan doğruya zarar görmediği, bu nedenle bu suçlar yönünden davaya katılma hakkının bulunmadığı ve davaya katılmasına ilişkin verilen karar da hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden, ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının onanmasına, karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının ve resmi belgede sahtecilik suçundan ÖSYM Başkanlığı vekilinin istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen "On yıl veya daha fazla hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafisinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak Suçuna İlişkin Temyizi Yönünden
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik güçlü kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında, ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan veya bilgi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği, dosya kapsamında sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve örgüte üye olma suçundan mahkûmiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, yeterli ve kesin delilin de bulunmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin gerekçe bölümünün (A) bendinin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, silahlı terör örgütüne üye olmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, reddine ilişkin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ek kararın ONANMASINA,
2. Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin gerekçe bölümünün (A) bendinini (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
3. Sanık müdafisinin gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1108 Esas, 2020/1563 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.