WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/9975 E.  ,  2023/3663 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli 2017/622 Esas, 2018/270 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 16.10.2018 tarihli 2018/1574 Esas, 2018/1811 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın yapmış olduğu istinaf başvurusunun tekerrür hükümleri uygulanırken 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi hususu düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 05.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
1-Müvekkilinin müdafi olmaksızın savunmasının alındığına ve hakkında hüküm kurulduğuna,
2-Müvekkili hakkında herhangi bir ByLock ID, kullanıcı adı ve şifre tespiti yapılmadığına, ByLock verilerinin hukuka uygun bir şekilde elde edilmediğine,
3-Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
4-Müvekkilinin banka kayıtları incelendiğinde şüpheli herhangi bir hesap hareketine rastlanmadığına,
5-Müvekkilinin SGK kayıtlarının da delil olarak sayılmasının hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, CGNAT kayıtları, tanık beyanı, banka kayıtları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Sanığın örgüt üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli haberleşme programı ByLock programını adına kayıtlı GSM hattında örgüt yöneticilerinin talimatı ile kullandığı, ilgili iletişim programının açıklanan somut delillerle ispatlandığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacı ile oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından talimat ile kullanılan bir ağ olduğu, belirtilen tarih ve sonrasında örgüt içi gizli haberleşme programı niteliğindeki ByLock programını belli bir zaman dilimine yaymak sureti kullanarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı ayrıca örgütün finans kaynağı olan Bank ... A.Ş. ye talimat tarihleri olarak belirlenen zaman diliminde para yatırmak ve yeni hesap açtırmak sureti ile örgütsel tavır sergileyerek örgütün aldığı kararlar doğrultusunda hareket ettiği, örgüt ile iltisaklı olan ve farklı illerde yer alan birden fazla eğitim kurumlarında örgütün talimatları ile yer değiştirmek suretiyle çalıştığı, örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıda rehber konumunda görev yaptığına ilişkin etkin pişmanlık hükmünden faydalanmak için açıklama yapan şüpheli beyanlarının bulunması şeklindeki faaliyetler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak sureti ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanığın istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek tekerrür hükümleri uygulanırken 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi hususu düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay (kapatılan) 16 . Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği üzere, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da hakkında resen bir müdafii görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK'nın 101/7 inci maddesinin 2 nci fıkrası ve 150 inci maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla, sair yönler bakımından incelenmeyen hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 16.10.2018 tarihli 2018/1574 Esas, 2018/1811 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.