WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/9273 E.  ,  2023/3785 K.
"İçtihat Metni"

¸

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/445 Esas, 2018/284 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2018/1159 Esas, 2018/1197 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına,
2.Tanık beyanlarının sanığa suç aftedebilecek, gerçek/somut, suçlayıcı nitelikte olmadıklarına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın infaz ve koruma memuru olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edildiği, sanık hakkında beyanda bulunan tanıklardan....'ın 2014 yılında İnfaz Koruma Memuru alımı olacağı bu yapılanmanın adli yapılanmadan ayrılarak 'İlker' kod adını kullanacağı, bu yapılanma ile "..." kod adı ile A. Y. isimli Ceza İnfaz Kurumu İmamının mesul olduğunu, kendisinin telefonuna bu şahıs tarafından ByLock yüklendiğini, bazı toplantılara sanıkla birlikte katıldığını, bu toplantılarda öncelikle Fetullah Gülenin sohbet vidolarının izletildiğini, yapılan bir toplantıda CİK İmamı A.'nın Hükümeti yıpratmaya yönelik telkinlerde bulunduğunu sanığın yapılan toplantıda bir kez himmet adı altında para verdiğini bizzat gördüğünü, savcılık ifadesinde belirttiği gibi örgüt tarafından İnfaz Koruma Memurluğuna alınacakların listesini masa üzerinde gördüğünü örgüt sorumlularınca bu isimlerin kendilerince göreve alınacağını belirttiklerini ve liste içerisinde sanığın ismini de gördüğünü beyan ettiği, aynı şekilde dinlenen tanık O. Ü.'ın sanıkla aynı dönem İnfaz Koruma Memuru olarak görev yaptığını sanıkla birlikte örgüt toplantılarına katıldığını, sanığın işe ilk girişte alınan para ile maaşının %10 luk kısmının düzenli olarak A. isimli kişiye verdiğini bizzat görmese de bildiğini beyan ettiği, son olarak dinlenen tanık M. A.'ın sanığın cemaat referansı ile işe girdiğini duyduğu yönündeki ifadesini tekrar ettiği, dinlenen tanık beyanlarının birbirleriyle tutarlı olduğu, kurgu ile verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenlerle yargılama aşamasında sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği,
Her ne kadar sanık beyanında Ceza İnfaz Kurumu imamı A. Y.'ı tanımadığını beyan etmiş ise de; Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.07.2017 tarihli HTS Analiz Raporunda sanığın, A. Y.'ın kullandığı (0505) (...) (..) (23) numaralı telefon ile 6 kez görüşme yaptığı, aynı analiz raporunda sanığın kullandığı (0536) (...) (..) (11) numaralı hat üzerinden Burhaniye Adliye sorumlusu Hasan G.in kullandığı (0505) (...) (..) (12) numaralı hat ile görüşmelerinin olduğu ve dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında; sanığın örgüt tarafından göreve yerleştirilmek suretiyle örgüt hiyerarşisi içerisinde olduğunun anlaşıldığı, sanığın Ceza İnfaz Kurumu imamı A. Y. ve Burhaniye Adliye sorumlusu H.G. ile görüşmelerinin bulunmasının hiyerarşik gücün emri altında olduğunu, örgütle organik bir bağının bulunduğunu, her şeyi ile cemaate katılan neferi olan kişilerden olduğunu göstermesi dikkate alındığında sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, FETÖ/PDY terör örgütüne bilerek ve isteyerek üye olduğu, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği hususunda mahkememizce tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; tanık beyanları itibariyle örgüt hiyerarşisi içerisinde örgüt referansı ile göreve başlayıp, sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katılarak himmet adı altında para verdiği belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2018/1159 Esas, 2018/1197 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...