WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/7388 E.  ,  2023/3080 K.
"İçtihat Metni"

¸

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2017/17 Esas, 2018/402 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/1516 Esas ve 2018/1518 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.05.2021 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özet olarak;
1. Kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Tevsi tahkikat taleplerinin reddedildiğine, lehe delillerin toplanmadığına,
3. Sanığın ... isimli derneğe sosyal ve mesleki çevre edinmek amacıyla üye olduğuna, yönetiminde görev almadığına, 17-25 Aralık sürecinden önce yedek üyeliğe düşürüldüğüne ve istifa ettiğine, istifa dilekçesinin dernek belgeleri arasında olabileceğine ancak bu yöndeki araştırma taleplerinin Mahkemece reddedildiğine, istifa dilekçesinin işleme koyulmamış olabileceğine, 17-25 Aralık sürecinden sonra ise toplantı, etkinlik ve kararlara katılmadığına,
4. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren derneğe nihai amacını bilmeden üye olunmasının, müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
5. Meydan Gazetesi ve Yarına Bakış isimli yayınlara abone olmadığına, örgütün sahte abonelik yoluna gittiğinin genel olarak bilindiğine, yayınların yasak kapsamına alındığı tarihe kadar bu yayınlara aboneliğin suç delili olamayacağına,
6. Bir kısım tanık beyanlarının sanığın 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütle iltisakının bulunmadığına yönelik savunmasını desteklediğine, bir kısım tanık anlatımlarının sanığın örgüt içinde 4. basamakta bulunup örgüt üyesi sıfatında olmadığına, faaliyetlerinin duyuma dayalı olduğuna ilişkin olduğuna, bir kısım tanıkların duruşmaya değişen beyanlarda bulunduğuna yahut beyanlarının kovuşturma aşamasında alınmadığına, bu anlamda tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğine ve lehe tanık beyanlarının değerlendirilmediğine,
7. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, Bilirkişi Raporunun savunmalarını desteklediğine, o dönemde Kuveyttürk isimli bankada da işlemler yaptığına,
8. Avukatlık görevi gereği yapılan işlemlerin yahut sanığın çocuğunun örgüte müzahir okulda eğitim görmesinin sanığın örgüt üyesi olduğunu göstermeyeceğine,
9. Sanığın avukat olarak örgüt adına herhangi bir soruşturma yahut davayı takip etmediğine, bu konunun araştırılmadığına ve bu husustaki savunmalarının gerekçede değerlendirilmediğine, Berk A.Ş’nin yalnızca icra takiplerine bakmış olması ve Bank Asyanın da yine icra takipleriyle sınırlı avukatlık yapmasının aleyhe değerlendirilmesinin isabetsiz olduğuna,
10. 15.03.2014 tarihinde prenses düğün salonunda yapılan beddua seansına sanığın katılmadığına ve bu tarihten önce ... üyeliğinden istifa ettiğine,
11. Sanığın örgüt üyesi olduğu yönünde maddi bir delilin elde edilemediğine ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olan 01.03.2011 tarihinde kurulan ...'ın kurucu üyelerinden olduğu, üyeliğinin dernek kapatılıncaya kadar devam ettiği, 2011-2016 yılları arasında derneğin yönetim kurulunda yer aldığının dernek kayıtlarının incelenmesinden anlaşıldığı, örgüt üyelerinin katıldığı her yıl geleneksel olarak ... kaplıcalarında yapılan himmet toplantılarına 28.12.2013 tarihine kadar katıldığı, terör örgütüne ait yayınlardan Meydan Gazetesi ve yarına bakış isimli yayınlara aboneliğinin bulunduğu, tanık olarak ....'nın; "sanığın Bandırma ilçe imamı ile yakın ilişki içinde olduğu, örgüt toplantılarında örgüt mensuplarını hukuki sorunlarının çözümü konusunda sanığa yönlendirdiğini, yaşadığı Bandırma ilçesinde örgütün tüm davalarına baktığını, örgütün derecelendirmesinde 4.derecede yer aldığını", tanık olarak dinlenen H. T. ve B. A.'nın hazırlık ifadelerinde "sanığın ...'ın toplantılarında gördüklerini ve dershanelerin kapatılması sürecinde Berk A.Ş'nin yaşayacağı sıkıntılarında sanığın avukat olarak çalıştığı Çözüm avukatlık bürosuna gitmeleri konusunda örgüt tarafından yönlendirildiğini" beyan ederek sanık hakkındaki iddiaları doğruladıkları, Bank ... hesap hareketlerini içeren CD'nin incelenmesinde ise sanığın 31.12.2013 tarihinde 32.000,00 TL 01.04.2014 tarihinde 9.000,00 TL 17.07.2014 tarihinde 103.000,00 TL 31.12.2014 tarihinde 13.000,00 TL 09.01.2014 tarihinde 51.750,00 TL ve 10.02.2014 tarihinde 13.000,00 TL tutarında vadeli katılım hesabı açtırdığı, Bank Asyada örgüt liderinin talimatı ile örtüşen biçimde ve dönemde katılım hesapları açtırdığı, bu şekilde örgütü maddeten desteklediği, Bandırma ilçesinde Bank Asyanın vekilliğini üstlendiği, tanık beyanları ve dernek kayıtları itibarıyla sanığın savunmalarına itibar edilmediği, 2014 yılında dahi örgüte müzahir şirketlerin ve Bank Asyanın vekilliğini devam ettirdiğinin dosyaya sunulan icra dosyası suretlerinden anlaşıldığı, 2016-2017 yılında dahi kızını örgüte müzahir ...Kolejine gönderdiği anlaşılmakla; eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kolluğun tanık dinleme yetkisinin bulunmaması karşısında bilgi alma tutanağı şeklinde alınan tanık A. K.'nin beyanlarının, sanığın 2010 yılı açılış tarihli Bank ... hesabında örgüt liderinin talimatından önce ve Bankanın TMSF'ye devrinden sonra da katılım hesapları açıp aktif şekilde bankacılık işlemleri yapmış olması itibarıyla rutin Bank ... hesap hareketlerinin, çocuğunun örgüte müzahir eğitim kurumunda eğitim görmesinin yahut Meydan Gazetesi ve Yarına Bakış isimli yayınlara abone olmasının, müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet yahut delil olarak değerlendirilmeyeceği belirlenmekle birlikte, hükme esas alınan diğer tanıkların bir kısmının beyanlarının savcılık huzurunda, bir kısmının kollukta müdafii huzurunda, bir kısmının ise kovuşturma aşamasında sanığın da hazır bulunduğu celsede mahkeme huzurunda alınmış olduğu, tanıkların sanık ile aralarında husumet iddiasının bulunmadığı, anlatımlardaki eylemlerin birbiriyle uyumlu olduğu ve sair delillerin bir bütün olarak atılı suçun sübutu için yeterli olduğu değerlendirilmekle, bu hususlar sonuca etkili bulunmamıştır.
Karar başlıklarında suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan "20/02/2017" yerine karar metninde "20.02.2017 ve öncesi" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Bandırma İş Adamları derneğinin kurucu üyesi ve örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonra da devam edecek şekilde Yönetim Kurulu yedek üyesi olduğu, bu dernek faaliyetleri kapsamındaki toplantılara ve ilçe imamının da katıldığı himmet toplantısına katıldığı, örgüt mensubu şahısların yönlendirmesiyle örgütsel organizasyon içinde örgütle iltisaklı kurumların ve kişilerin davalarında avukat olarak hukuki yardımda bulunduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/1516 Esas, 2018/1518 sayılı Kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...