WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/6982 E.  ,  2023/2891 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ....Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2017 tarihli ve 2017/192 Esas, 2017/156 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/1984 Esas, 2018/356 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/3503 Esas, 2019/2313 sayılı Kararı ile özetle;
''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 Esas 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduklarını kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ve kamuoyunda mahrem imamlar soruşturması olarak bilinen soruşturma kapsamında rapor haline getirilen veri inceleme raporunun ve buna dayanak teşkil eden mahkeme kararının getirtilip, bu raporda sanıkların isimleri ve faaliyetlerinin tespiti halinde CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca değerlendirilerek duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken sanıkların ByLock kullanıcısı olduklarına dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan kayıtlara dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; TCK'nın 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir.
4. .... Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 17.02.2021 tarihli ve 2020/285 Esas, 2021/67 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
2. ByLock kullanmadığına,
3. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
4. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
5. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
6. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
7. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılmış, sanığın aşamalarda kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği 0505 (...) (...) (...) numaralı GSM hattı üzerinden örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock isimli programı 27.08.2014 ile 02.06.2015 tarihleri arasında kullandığının tespit edildiği, yine aşamalarda kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği 0505 (...) (...) (...) numaralı GSM hattı üzerinden, örgütün sözde mahrem emniyet yapılanmasında faaliyet yürüten ve emniyet mensubu şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından, örgüt üyesi olan emniyet mensubu şahıslar ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi değişik nedenlerle, örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı tespit edilen ve Kayseri ilinde kurulu bulunan 0352 (...) (...) (...) numaralı sabit/ankesörlü hat kullanılarak 17.12.2016 tarihinde, kendisi gibi komiser yardımcısı olan M.B. ve Y.Y. isimli şahıslar ve 0352 (...) (...) (...) numaralı sabit/ankesörlü hat kullanılarak 28.06.2017 tarihinde, kendisi gibi komiser yardımcısı olan Y.Y. isimli şahıs ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca EGM mahrem yapılanması içerisinde mahrem sorumlu olarak görevlendirilmiş sivil şahıslara yönelik yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında beyanlarına başvurulan Garson mahlaslı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyaller içerisinde bulunan "TÜM LİSTE" isimli, tüm EGM personelinin kimlik bilgileri ile örgütsel konumlarının yeraldığı listede, sanık hakkında "DERECE 1 - B5, DERECE2 - B5 (B5 kodunun, FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan kişileri ifade ettiğinin değerlendirildiği) şeklinde ibarelerinin bulunduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma yürütülen M.A.'nın etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanlarında 2003 yılında polis okulunda kendisini bu yapının sohbetine davet eden, sohbete götüren, daha sonra İstanbul ilinde görev yaptığını bildiği, polis memuru olan, 17/25 Aralık sürecinden sonra yapıyla alakasının devam edip etmediğini bilmediği kişinin sanık olduğu şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, yapılan yargılama, sanığın örgütün haberleşme aracı ByLock kullanıcısı olması, HTS ve CGNAT kayıtları, Analiz Raporları, M.A.'nın kendi içerisinde uyumlu, dosya kapsamı ile örtüşen ve sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin açıklayıcı ve ayrıntılı beyanları, 25.09.2019 tarihli veri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere iradesini örgüt iradesine terk ettiği, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği, süreklilik ve yoğunluk gösteren faaliyetleri ile örgüt ile organik bağ kurup FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi sıfatına haiz olduğu kanaatine varılmış, sanık aşamalarda alınan savunmalarında ByLock programını kullanmadığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, BTK'dan celbedilen HTS ve CGNAT kayıtlarına göre sanık tarafından kullanılan 0505 (...) (...) (...) numaralı hat ile ByLock serverlerine tahsis edilen IP adreslerine erişim sağlandığının anlaşılması ve bağlantı yapıldığı sırada kullanılan baz bilgilerinin sanığın kullanım tarihindeki konum bilgileriyle örtüşmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek mahkemece beyanlarına itibar edilmemiş, mahkemece yapılan tüm bu tespitlere göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sübut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK 314/2 nci maddesi uyarınca sanığın açıklanan örgütsel eylemleri ve hükmü esas alınan deliller bağlamında kastının yoğunluğu, sanığın örgüt içerisindeki eylemlerinin sürekliliği, meydana gelen yakın tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş şekli, sanığın örgüt içi haberleşme programı olmasına rağmen her örgüt üyesinin telefonuna kurulmayan ByLock programını kurmuş ve kullanmış olması, örgütün ancak sadakatinden emin olduğu üyelerine bu programı kurduğunun tespit edilmiş olması dikkate alınarak takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın üyesi olduğu örgütün 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi uyarınca silahlı terör örgütü olduğu anlaşıldığından sanığa verilen cezada 1/2 oranında artırım yoluna gidilmiş, sanığın duruşmalardaki tavır ve davranışları verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezadan TCK 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık yönünden dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, veri inceleme raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyeti kapsamında Emniyet Mahrem yapılanması içerisinde "B5" derecesinde olduğu, sanığın mahkeme huzurunda kabul etmiş olduğu telefon numarasının, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir bir şekilde tanık beyanının bulunduğu, sabit hat aramalarında ardışık olarak örgütün şifreli haberleşme yöntemine uygun olarak arandığı ve bu aramalarda diğer komiser yardımcılarıyla ardışık aramasının olduğunun anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozma sonrası yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ....Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 17.02.2021 tarihli ve 2020/285 Esas, 2021/67 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ...

...