WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/5640 E.  ,  2023/2361 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/181 Esas, 2020/305 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 221 inci maddesi dördüncü fıkrası 2 nci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/1111 Esas ve 2020/1671 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.01.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Gerekçeli kararda başka sanığa dair yazılan bölümlerin olduğuna ve bu durumun suçun şahsiliği ilkesine aykırı olduğuna,
2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
4. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
5. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
6. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
09.08.2016 tarihinde Tokat ili ... İlçesi Beşören Köyü Ağpınar mevkiinde araziye atılı vaziyette malzeme, kitap ve dergilerin ele geçirildiği, materyaller üzerinde sanığın parmak izlerinin tespit edildiği,sanığın 2013 yılında Deniz Astsubay Okulu asker öğrencisi olduğu, bir süre sonra okuldan ayrıldığı, kullanımında bulunan 0542 (...) (...) (...) numaralı GSM hattından, 07.12.2013 tarihinde Kocaeli'de kurulu sabit ankesörlü hat ile astsubay çavuş O.D. ile birlikte, yine 11.01.2014 tarihinde Kocaeli'de kurulu üç farklı sabit ankesörlü hat ile astsubay çavuş O.D. ile birlikte ardışık şekilde arandığının tespit edildiği, sanığın Deniz Astsubay Meslek Yükseokuluna 02.09.2013 tarihinde kaydının yapıldığı, 1.sınıf öğrencisi iken Yüksek Disiplin Kurulunun 18.04.2014 nihai karar tarihli kararı ile görevden uzaklaştırma kararı sonrası 07.05.2014 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiğinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı cevabi yazısından anlaşıldığı, sanığın alınan savunmalarında; 2012 yılında Tokat ilinde GOP Üniversitesinde Tarih Öğretmenliği bölümünde üniversite eğitimine başladığını, burada örgüte bağlı evlerde kaldığını, Mustafa isimli şahsın eve geldiğinde asker polis olmak isteyen olup olmadığını sorduğunu, sadece kendisinin bunu kabul ettiğini, bunun üzerine Mustafa isimli şahıs tarafından başka bir örgüt evine yerleştirildiğini, bu evde 1 hafta kaldığını, sonrasında YGS sınavına kadar yapı ile irtibatları olmayan arkadaşları ile aynı evde kaldığını, 2013 yılında Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulunu kazanarak öğrenime başladığını, okula çağrılmasından sonra Onur ve Sarı ... kod isimli örgüt abilerinin arayıp görüşmek istediklerini, Onur kodun kendisini O.D. isimli astsubaylık okulunu kazanan başka bir kişi ile tanıştırdığını, bu şekilde grup oluşturulduğunu, Onur kod örgüt mensubu tarafından arandığını, ancak görüşmelere gitmediğini, 7-8 ay kadar bu okulda eğitim gördükten sonra kendi isteği ile okulu bıraktığını, Tokat ilinde GOP Üniversitesine devam ettiğini, bu sırada Sarı ... kodun yine kendisi ile görüşmek istediğini, askeri okuldan ayrılması nedeniyle borcu olan 4-5 bin TL'yi ödeyebileceklerini söylediğini, ancak bunu kabul etmediğini, yapı ile son görüşmesinin bu olduğunu ifade ettiği anlaşılmış, yargılamaya konu dosya kapsamında; sanığın Mahkeme nezdinde alınan savunmasında, söz konusu örgütle dershaneye gitmesiyle tanıştığını, Murat kod adlı kişinin yönlendirmesiyle askeri okula gittiğini, Murat isimli şahsın kendilerini hafta sonları sabit hatlardan çağırdığını, sürekli gitmek istemeyince aramaların kesildiğini, yaklaşık bir yıl sonra bir şahsın Murat'ın arkadaşı olduğunu belirterek aradığını, Murat isimli şahsın fotoğrafının kendisine gösterilemediğini ancak askeri diğer iki şahsı teşhis ettiğini beyan ettiği, tanık C.Ç.'nin alınan ifadesinde özetle; sanığı askeri okuldan önce tanıdığını bir yada iki kez bu yapının şahısları yanında kafe veya halı sahada görmüş olabileceğini, üzerinden çok zaman geçtiği için tam olarak hatırlamadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında sanığın kullandığı GSM hattının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Köseoğlu Büfe'ye tahsis edildiği anlaşılan 0216 (...) (...) (...) numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık aranan kişilere dair iletişim tespit kaydının bulunmadığı, söz konusu sabit hat ile ardışık olmayacak şekilde adet aranma kaydının bulunduğu, aynı amaçla kullanıldığı anlaşılan İstanbul ilindeki diğer 481 sabit hat içerisinden 10 sabit hattan 2014-2015 yıllarında birden fazla kez arandığı, İstanbul ili dışındaki diğer 3284 sabit hat içerisinden aranmadığı tespit edildiği, 01/04/2020 tarihli güncel ankesör analiz raporunda da sanığın kullandığı hatlar ile ankesör/ büfe üzerinden tüm irtibat baz görüşme kayıtlarının 2014-2016 yıllarında İstanbul ve İzmir illerinde birden fazla kez olduğu, ardışık irtibat baz görüşme kayıtlarında onu asker şahıslarla olmak üzere 21 ardışık grup içerisinde yer aldığı, 15 aramanın tüm irtibat baz kaydının olduğu, 8 ardışık grubun ardışık irtibat baz kaydına rastlandığı tespit edildiği anlaşılmış, sanığın tüm dosya kapsamı ve özellikle sanığın ardışık olarak sabit hatlardan aranılmış olması gözetildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde askeri yapılanmada yer aldığı, örgüt mahrem kişilerince sabit/ankesörlü hattan arandığı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hedef ve çıkarları doğrultusunda örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği, sanığın ardışık olarak sabit telefon hatlarından aranılmış olması gözetildiğinde, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde yer aldığı, diğer örgüt üyeleri ile sabit telefon hatları aracılığı ile haberleşme sağladığı, askeri personel olan sanığın ardışık arama olarak tabir olunan yöntemle silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde bulunan örgüt üyeleriyle irtibat kurarak örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiği, sanığın örgüt ile organik bağ kurduğu, örgüt içi hiyerarşiye tabi olduğu, sanığın özellikle ardışık arama yöntemini uygulayıp hareket ederek illegal örgüte dahil olduğu, sanığın askerlik mesleği gibi emre itaatin mutlak surette ve disiplin kuralları ile işleyen ülkenin güvenliğinden sorumlu Türk Silahlı Kuvvetleri kurumunda görev almasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasa ve kanunlarına ve üstlerinin emir/talimatlarına göre değil, silahlı terör örgütü lideri tarafından kurulan ve yönetilen örgütün amacını bilerek örgüt hiyerarşisine katılmakla sanığın iradesini sorgusuz sualsiz örgütün belirlediği üst konumdaki mahrem kişilerine terk ettiği ve sorumlu örgüt üyesinin emir ve talimat almak suretiyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, sanığın bu şekilde örgütün hedef ve çıkarları doğrultusunda örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği anlaşılmakla; sanığın süreklilik ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile örgütün talimatlarını yerine getirebilecek konumda olduğu, müstakilen suç oluşturan bir eylemi tespit edilememiş olsa da devlet ve toplum için tehlikeli olduğu, vehamet arz eden eylemler gerçekleştirdiği kabul edilen bir örgütün üyesi olması nedeniyle "tehlike suçu" olarak düzenlenmiş silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmış, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak şeklinde sübut bulan eylemlerine uyan Türk Ceza Kanununun 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve işlenen suçun 3713 sayılı kanunun 3.maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1 inci maddesi uyarınca verilen cezanın 1/2 oranında arttırıma gidilmesine, sanığın hakkında soruşturma başladıktan sonra yakalanması sonrasında yargılama aşamasında örgüte katılışına, örgütteki faaliyetlere, diğer örgüt üyelerine ilişkin isimler de belirtmek suretiyle etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek bilgiler verdiği, beyanlarında geçen kişileri fotoğraf üzerinden teşhis ettiği, 11.09.2018 tarihli teşhis tutanak içeriğinde sanığın teşhis kapsamında verdiği bilgilerden sanığın dönem arkadaşları C.C.Ç. ve B.A.'yı teşhis ettiği ancak mahrem abi ....kodu teşhis edemediği, askeri okulun 1. Sınıfında sanığın kendisini aradığı murat isimli kişinin sanığın teşhis ettiği bu iki kişiyi de aradığını ifade ettiği, sanığın beyanlarında geçen kişiler hakkındaki soruşturma kayıtlarının kollukça tespit edildiği, sanığın 13.02.2020 tarihli teşhis tutanak içeriğinde ise sanığın emniyetçe birden yirmi beşe kadar numaralandırılmış şahısları tanımadığını ifade ettiği, sanığın tüm teşhis kapsamında verdiği bilgilerin kimlik tespiti yönünden kısmen faydalı ve yararlı olduğu, sanığın vermiş olduğu bilgilerin ve yaptığı teşhislerin bu kişiler hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda kısmen delil olarak kullanılabilecek kısmen faydalı bilgiler olduğu kanaatine varılmakla 5237 sayılı TCK'nın 221/4-ikinci cümle uyarınca yakalandıktan sonra vermiş olduğu bilgiler ve göstermiş olduğu pişmanlık göz önüne alınarak cezasından etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanığın takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak cezalarından Türk Ceza Kanununun 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle isabet bulunmamıştır.
2.İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 19-20 nci sayfalarında, sanığın 31.12.2018 tarihli celsede yaptığı savunmadan tamamen farklı olan ve başka bir sanığa ait olduğu anlaşılan bir savunmaya ve delillere yer verilmesi suretiyle dosya içeriği ile gerekçeli karar arasında çelişkiye sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, en üst hadden indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/1111 Esas ve 2020/1671 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.