3. Ceza Dairesi 2021/4718 E. , 2023/6662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/194 E., 2020/148 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal, Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/28 Esas, 2018/270 sayılı Kararı ile
Sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 6 ay 22 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
Ayrıca sanık hakkında, Anayasayı; cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/194 Esas, 2020/148 sayılı Kararı ile
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2020 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri Özetle;
1. Eksik inceleme ile karar verildiğine, tevsii tahkikat taleplerinin karşılanmadığına,
2. YARSAV üyeliğinin suçun delili olamayacağına, bu hususta yeterli inceleme yapılmadığına,
3. Meslek hayatı boyunca özel yetkili mahkemelerde çalışmadığına, ünvanlı görevler yapmadığına,
4. İkametinde ele geçen kitap ve CD için toplatma kararı bulunmadığına, yeterli inceleme yapılmadığına,
5. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, iftira niteliğinde olduğuna,
6. HTS analiz raporunu inceleme imkanı verilmediğine,
7. Savunma hakkının kısıtlandığına,
8. Delil yetersizliğinden verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
9. İdari bir karar olan HSYK ihraç kararlarının delil olamayacağına,
10. Alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına,
11. Sanığın atılı suçu işlediğini gösterir herhangi bir delil bulunmadığına ve,
12. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı ve;
Sanığın üzerine atılı, Anayasayı ihlal; cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarını işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraat karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A)Anayasayı İhlal; cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden hükmedilen beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Anayasayı İhlal; cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden yapılan yargılama sonunda atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin gerekçelerin karar yerinde gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında başlıkta belirtilen bu suçlar yönünden kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden hükmedilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın kendisi veya başkası adına kayıtlı olup fiilen kendi kullanımında olan tüm GSM hatları üzerinden ByLock kullanıcısı olup olmadığının ilgili kurumlar nezdinde araştırılarak, ByLock kullandığının tespit edilmesi halinde buna ilişkin evrakların denetime elverişli olacak şekilde dosya içerisine alınması; sanık hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2021/7 Esas sayılı dosyasının onaylı örneğinin dosya arasında getirtilmesi, belirleyici delil niteliğinde olduğu düşünülen beyan sahipleri var ise bu kişilerin tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A) Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Anayasayı İhlal; cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/194 Esas, 2020/148 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/194 Esas, 2020/148 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!