WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/2626 E.  ,  2024/4707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1342 E., 2019/888 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli 2017/789 Esas, 2019/74 sayılı kararı
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak ve bombalama suretiyle kasten öldürme, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak ve bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : 1) 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2) 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesinde ...'a yönelik eylemi nedeni ile, 5237 sayılı TCK'nın 302/2 maddesi delaletiyle 82/1,a-c-g, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3) 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemi nedeni ile, 5237 sayılı TCK'nın 302/2 maddesi delaletiyle 82/1, a-c-g, 35/2, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
4) 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesine saldırı olayı, 5237 sayılı TCK'nın 174/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 4, 5 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
5) 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olayında ... Hendekçi, ... Malgir ve ... Güneş'e yönelik eylemi nedeni ile 5237 sayılı TCK'nın 302/2 maddesi delaletiyle 82/1, a-c-g, 35/2, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
6) 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olayı, 5237 sayılı TCK'nın 174/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 4, 5 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
7) 21.07.2016 tarihli yakalanması olayı, 6136 sayılı Kanun'un 13/2, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 4, 5/1 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet,
8) 21.07.2016 tarihli yakalanması olayı, 5237 sayılı TCK'nın 174/1, 35, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 4, 5 inci maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın gerekçesiz olduğuna,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

3. İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığına, buna dair suç duyurusunun dosyaya eklenmediğine,

4. Emniyette kaldığı dönem yasal haklarının hatırlatıldığına dair avukat görüşme tutanağının dosyada bulunmadığına,

5. Sorgu evrakında müdafinin imzasının bulunmadığına,

6. Teşhis işleminde yanında müdafi bulunmadığına,

7. Savcılık makamınca verilen usule uygun gözaltı kararı olmadığına,

8. Tutanaklarda sanığına yasal haklarının hatırlatılmadığının sabit olduğuna,

9. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

II. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, tasarlayarak ve bombalama suretiyle kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

III. GEREKÇE

A. "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma (TCK 302/1)", 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesinde ...'a yönelik eylemi sebebiyle "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak ve bombalama suretiyle kasten öldürme (TCK 82/1, a-c-g)", 21.07.2016 tarihinde kaçarken yakalanması ile üzerinden çıkan silah ve patlayıcılar sebebiyle "6136 sayılı Kanun'a muhalefet (6136 sayılı Kanun 13/2)" ve "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması (TCK 174/1-2)" suçları yönünden yapılan inceleme neticesinde:

İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde sanığın adının "... Babat" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüş, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''yarı oranında'' ibaresinin ''bir kat'' olarak değiştirilmiş olmakla belirlenen temel cezanın anılan Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 3713 sayılı TMK'nın 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir kat arttırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ve noksan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesinde ...'a yönelik eylemi sebebiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulurken otopsi tutanağına göre güvenlik görevlisinin mermi çekirdeğinin isabet etmesi neticesinde öldüğü dikkate alındığında tatbik imkanı bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının "c" bendinin de uygulama maddesi olarak gösterilmesi temel cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden şekilde güvenlik güçlerine yönelik silahlı eylemlere katıldığı, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelikli kasten öldürme, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, 21.07.2016 tarihinde kaçarken yakalandığı olayda üzerinden çıkan silah ve patlayıcılar sebebiyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ile tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarının vasıfları tayin ve sübutları kabul edilmiş, cezaların bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. 21.08.2015 tarihli ... Köyü üs bölgesine saldırı olayında; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...

'e yönelik, 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olayında; ... , ... ve ... 'e yönelik "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak ve bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs etme (TCK 82/1,a-c-g, 35/2)" suçları yönünden yapılan inceleme neticesinde:

21.08.2015 tarihli ... Köyü üs bölgesine yapılan saldırı neticesinde mağdur kolluk memurlarının bulunduğu üs bölgesinde üç askerin yaralandığı, 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olayında ise yaralanan kimsenin olmadığı ve sanığın her iki olayda da kaç kişinin olduğunu bildiği yönünde iddia ve delil de ikame olunamadığı gözetilerek 21.08.2015 tarihli olay yönünden üç kez, 28.01.2016 tarihli olay yönünden bir kez müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken delil ve olguların hatalı değerlendirilmesi ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

C. 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesine saldırı ve 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olaylarına ilişkin "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması (TCK 174/1)" suçları yönünden yapılan inceleme neticesinde:

Sanığın her iki olayda da "roketatar" ile saldırı gerçekleştirdiğinin dosya kapsamına uygun olarak kabul edildiği olayda eylemin, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve ek 5 inci maddelerinde düzenlenen suçu oluşturacağı düşünülmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A. "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma (TCK 302/1)", 21.08.2015 tarihli ... Köyü Üs Bölgesinde ...'a yönelik eylemi sebebiyle "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak ve bombalama suretiyle kasten öldürme (TCK 82/1, a-c-g)", 21.07.2016 tarihinde kaçarken yakalanması ile üzerinden çıkan silah ve patlayıcılar sebebiyle "6136 sayılı Kanun'a muhalefet (6136 sayılı Kanun 13/2)" ve "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması (TCK 174/1-2)" suçları yönünden:

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/1342 Esas, 2019/888 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. 21.08.2015 tarihli ... Köyü üs bölgesine saldırı olayında; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik, 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olayında; ... , ... ve ... 'e yönelik "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak

ve bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs etme (TCK 82/1,a-c-g, 35/2)" ile 21.08.2015 tarihli ... Köyü üs bölgesine saldırı ve 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olaylarına ilişkin "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması (TCK 174/1)" suçları yönünden:

Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/1342 Esas, 2019/888 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

21.08.2015 tarihli ... Köyü üs bölgesine saldırı ve 28.01.2016 tarihli polis aracına saldırı olaylarına ilişkin "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması (TCK 174/1)" suçları yönünden hükmolunan cezanın süresi bakımından 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Müsnet suçların niteliği ve delil durumuna göre sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şırnak 2. Ağır Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2024 tarihinde karar verildi.