3. Ceza Dairesi 2021/2189 E. , 2023/7999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1980 E., 2020/19 K.
SUÇ :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, silahlı terör örgütü propagandası yapma, 6136 ... Kanun’a muhalefet etme 01.06.2016 (Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya
el değiştirmesi) 09.06.2016 (Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme ve 6136 ... Kanun’a muhalefet etme)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde;
6136 ... Kanun’a muhalefet etme suçundan verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından, anılan suçtan verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı ve aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 ... Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarından verilen kararlara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bakımından; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşamasında ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2017/677 Esas, 2019/341 Karar ... kararı ile sanık hakkında;
(a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(b) Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 ... Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (g) bendleri, 3713 ... Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(c) Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 ... Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Kanun’un 4 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(d) ...’ya karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 ... Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 3713 ... Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(e) Silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 ... Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 ... Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli ve 2019/1980 Esas, 2020/19 ... Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince;
(a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, ...'ya karşı nitelikli kasten öldürme ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
(a) Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik duruşmasız yapılan incelemede sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 ... Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.03.2020 tarihli, kısmî ret ve kısmî onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
2. Sanığa atılı suçların sübuta ermediğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. Sanığın 01.06.2019 tarihli olay nedeniyle eylemlerinin icra hareketlerine geçtiğinin kabul edilerek en az bir kamu görevlisine karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, ...’ya karşı nitelikli kasten öldürme ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, ...’ya karşı nitelikli kasten öldürme ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarına ilişkin kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verildiği; nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede mahkumiyet hükmü kurulması isabetsiz görüldüğünden beraat hükmü kurulması şeklinde istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarının vasıfları tayin edilmiş, sübutları kabul edilmiş, cezaların bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 ... Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan, suçun terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlemesi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesi olarak 3713 ... Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5237 ... Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gösterilmesi gerekirken 5237 ... Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasının karar yerinde gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve sadık boyacı’ya karşı nitelikli kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönelik bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden
1. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, 5271 ... Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasına yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırıp, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
2. ...’ya Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 ... ... Ceza Kanunun’da suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayırımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
5237 ... Kanun’un 37 nci maddesine göre;
“(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.”
5237 ... Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanunda suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak halinde gerçekleştirilmesi durumunda 5237 ... Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için “Failler arasında birlikte suç işleme kararının bulunması” ve “Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulması” şeklindeki iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Buna göre her müşterek fail, suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel bir katkıda bulunmaktadır. Fiilin başarı ile tamamlanması açısından yapılan iş bölümü doğrultusunda bizzat fiili icra etmeyen diğer kişinin katkısı önemli bir fonksiyon icra etmişse, bu kişi de müşterek faildir.
Suçun işlenişine katkıda bulunanların müşterek fail sayılabilmesi için mutlaka suçun işlendiği yerde olması gerekmez. Olay mahallinde bulunmamakla birlikte uzaktan suçun birlikte işlenişini etkileyen önemli bir katkıda bulunulması halinde müşterek faillik söz konusu olur. Uzak bir pozisyondan olay yerinde etkili bir konumda olan fail telefon ve telsiz gibi iletişim araçlarıyla koordine eden veya suçun işlenişi anında telefonla talimat veren kişi de bizzat müşterek faildir.
“Yardım etme” ise 5237 ... Kanun’un 39 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
“(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir." Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2)Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a-Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
b-Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c-Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak”
“Bağlılık kuralı” da 5237 ... Kanun’un 40 ıncı maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre;
“(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir”
Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, 5237 ... ... Ceza Kanunun’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden 5237 ... Kanun’un 40 ıncı maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.
5237 ... Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak olarak sayılmıştır. Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek şeklinde belirtilmiştir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira yardım etmeyi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunup bulunmadığıdır.
Anlaşılacağı üzere, faillik, birlikte suç işleme kararı yanında, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmayı da gerektirir. Örgütlü suçlar açısından da nihai amaçta birleşme nedeniyle birlikte suç işleme kararının varlığı kabul edilse dahi fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulmadığından, gerçekleşen suçlar bakımından örgüt yöneticileri dışında kalan örgüt mensuplarının, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen her suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulamayacağında tereddüt yoktur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
...’nın PKK silahlı terör örgütü aleyhine muhbirlik yaptığından bahisle yüzleri kapalı dört örgüt üyesi tarafından öldürülmesi eyleminde kullanılan ve tesliminden evvel delilleri gizlemek maksadıyla temizlenen aracın sanık adına kiralandığının belirlenmesi, maktulün öldürülme anına ilişkin video görüntülerinin Facebook isimli sosyal medya üzerinden açıklama kısmında YPS Cizre İntikam Timleri imzası adına bildiri şeklinde yayınlanmasına karşın sanıktan ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucunda maktulün öldürülme anına ilişkin video görüntüleri ile birlikte sanığın Devletin yanında yer alan kişileri ajan olarak nitelendirdiğine ve maktulün öldürülme anına ilişkin videonun yayınlandığı sosyal medya hesabına bağlı GSM kullanıcısından hesap giriş şifresini istemesine ilişkin yazışma içeriklerinin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın eyleminin, icra hareketlerine başlanmasından itibaren maktulü öldüren örgüt üyeleriyle birlikte hareket ederek ya da olay esnasında doğrudan sonuca müessir fonksiyon ortaya koyan bir hareketle katılarak fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmaması nedeniyle müşterek fail olarak sorumlu tutulma imkanı bulunmadığından; fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak ve suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle öldürme eylemine yardım ettiği anlaşıldığından, 5237 ... Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) delaletiyle 39 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığının gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. 6136 ... Kanun’a muhalefet etme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 ... Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli ve 2019/1980 Esas, 2020/19 Karar ... kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
C. Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli ve 2019/1980 Esas, 2020/19 Karar ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün (C) bölümünün ikinci fıkrasında yer alan “3713 ... TMK'nun 4.maddesi uyarınca ve TMK'nun 5/2.maddesinin 'Suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının arttırılması öngörülmüşse;sadece bu madde hükmüne göre cezada arttırım yapılır. Ancak Yapılacak arttırım cezanın üçte ikisinden az olamaz' hükmü” ibarelerinin çıkartılarak yerine “3713 ... Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5237 ... Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve sadık boyacı’ya karşı nitelikli kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli ve 2019/1980 Esas, 2020/19 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, onama ilamına ilişkin infaz işlemlerinin gereği için kararın bir örneğinin Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!