3. Ceza Dairesi 2021/1914 E. , 2023/8928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1617 E., 2019/1182 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütlerine silah sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2019 Tarihli ve 2017/888 Esas, 2019/327 ... Kararı İle
1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 315 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 315 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,
3. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 315 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
4. Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan, 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine,
Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.10.2019 Tarihli ve 2019/1617 Esas, 2019/1182 ... Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın eksik değerlendirme ve inceleme sonunda verildiğine, dosya kapsamında müvekkilin atılı suçu işlediğini gösteren hiçbir delil olmadığına, dosya kapsamından da gelen ve celp edilen belgelerden gerek müvekkilin yasa dışı bir örgüt ile ve gerekse bu duruma aracılık eden herhangi bir şahıs ile irtibat ve ilişkisinin tespit edilemediğine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2169 Soruşturma ... dosyası neticesinde hazırlanan 2015/869 Esas, 11.11.2015 tarih ve 2015/132
numaralı iddianamesinde silahlı terör örgütüne üye olma, bir adet ateşli silah ve mutat sayıdaki mermileri bulundurma suçlarından düzenlenmiş olup TCK'nın 315/1 (Terör örgütüne silah sağlama) suçunun herhangi bir şekilde zikredilmediğine, dosyada bulunan duruşma tutanaklarından da anlaşılacağı üzere müvekkilden bu yönde bir ek savunma ... tanınmadığına, alınan ek savunmanın yalnızca 3713 ... Kanun'un 3 ve 5/1 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen alınan ek savunma olduğuna, TCK'nın 315/1'e yönelik müvekkilin savunması alınmadan kurulan bu hükmün yasal olarak karşılıksız kaldığına, bunun yanında olay günü müvekkilin içinde olduğu araç herhangi bir adli arama kararı olmadan ve aracın dışarıdan görünmeyen yerleri vidaları sökülerek açılmak sureti ile arandığına, öncelikle bu aramanın kanuna aykırı bir arama olduğuna, müvekkilin içinde olduğu bu araç plakasından da anlaşılacağı bir hat minibüsü olduğuna, günde en az 150-200 kişinin bindiği bu araçta müvekkilin anlık olarak aracın bütün yerlerinin kontrolünü sağlamasının kendisinden beklenemeyeceğine, dolayısıyla araçta ele geçirildiği, iddia edilen not kağıtlarını doğrudan müvekkil ile irtibatlandırmanın uygun olmadığına, ayrıca erzak listesi olarak tabir edilen not kağıdında herhangi bir örgütsel erzak ve ihtiyaç listesi niteliğine haiz bir liste olmadığına, çünkü notta bebek battaniyesi ve maması dahil günlük yaşamda kullanılan malzeme isimleri bulunduğuna, dolayısıyla bu kağıdın herhangi bir suç unsuru taşımadığının kesinlik kazandığına, müvekkilin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığına ve sair hususlara,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyada eksik soruşturma yapıldığına, dosya kapsamından da gelen ve celp edilen belgelerden de anlaşılacağı üzere gerek müvekkilin yasadışı bir örgüt ile ve gerekse bu duruma aracılık eden herhangi bir şahıs ile irtibat ve ilişkisinin tespit edilemediğine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2169 Soruşturma ... dosyası neticesinde hazırlanan 2015/869 Esas, 11.11.2015 tarih ve 2015/132 numaralı iddianamesinde silahlı terör örgütüne üye olma, bir adet ateşli silah ve mutat sayıdaki mermileri bulundurma suçlarından düzenlenmiş olup TCK'nın 315/1 (Terör örgütüne silah sağlama) suçunun herhangi bir şekilde zikredilmediğine, dosyada bulunan duruşma tutanaklarından da anlaşılacağı üzere müvekkilden bu yönde bir ek savunma ... tanınmadığına, alınan ek savunmanın yalnızca 3713 ... Kanun'un 3 ve 5/1 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen alınan ek savunma olduğuna, TCK'nın 315/1'e yönelik müvekkilin savunması alınmadan kurulan bu hükmün yasal olarak karşılıksız kaldığına, bunun yanında olay günü müvekkilin içinde olduğu araç herhangi bir adli arama kararı olmadan ve aracın dışarıdan görünmeyen yerleri vidaları sökülerek açılmak sureti ile arandığına, öncelikle bu aramanın kanuna aykırı bir arama olduğuna, müvekkilin kullandığı bu araç plakasından da anlaşılacağı bir hat minibüsü olduğuna, günde en az 150-200 kişinin bindiği bu araçta müvekkilin anlık olarak aracın bütün yerlerinin kontrolünü sağlamasının kendisinden beklenemeyeceğine, dolayısıyla araçta ele geçirildiği, iddia edilen not kağıtlarını doğrudan müvekkil ile irtibatlandırmanın uygun olmadığına, ayrıca erzak listesi olarak tabir edilen not kağıdında herhangi bir örgütsel erzak ve ihtiyaç listesi niteliğine haiz bir liste olmadığına, çünkü notta bebek battaniyesi ve maması dahil günlük yaşamda kullanılan malzeme isimleri bulunduğuna, dolayısıyla bu kağıdın herhangi bir suç unsuru taşımadığının kesinlik kazandığına, müvekkilin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığına, müvekkilin ifadesinde de belirttiği üzere silahların araca yerleştirildiği sırada görmüş olması kendisinin bu suça iştirak etmiş olması için tek başına bir delil niteliği taşımadığına, şöyle ki; müvekkil aynı ifadesinde kendisine bir zarar geleceğinden korktuğu için ses çıkaramadığına, dolayısıyla bu durumda kendisi için bu duruma
katlanmak artık bir zorunluluk hali niteliğinde olup hükmü kuran mahkemenin bu noktada TCK'nın 25 inci maddesinin uygulaması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet sayın mahkemede olayın failinin müvekkil olması hususunda bir kanaat ve kabule gitmiş ise de yukarıda bahsedilen hususlar nazara alındığında müvekkilin önceki yaşamı ve duruşmadaki olumlu tavırları da nazara alındığında 5237 ... TCK'nın 62 nci maddesinin uygulamasının önünde herhangi bir engel bulunmamasına rağmen sayın mahkeme müvekkilin lehine olan bu kanun maddesini uygulamadığına, ceza yargılamasında amacın maddi gerçekliğe ulaşmak olduğuna ve sair hususlara,
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, örgüte silah sağlama suçunun unsurlarının oluşmadığına, yerel mahkemenin müvekkil lehine hiçbir delil toplamadığına, duruşmalarda defaatle parmak izi incelemesi için delillerin adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmesinin talep edildiğine, dosya kapsamında elde edilen deliller ve HTS kayıtları incelendiğinde müvekkilin diğer sanıklarla bir iletişimi ve tanışıklığı olmadığının sabit olduğuna, yakalama kararının hukuksuz olduğuna, arama ve el koyma işlemlerinin usule uygun yapılmadığına, önleme araması ve adli arama kavramından farklı olarak tutanaklar tutuldğuna, arama kararlarının hangi aramaya istinaden yapıldığı husunda dosya içerisinde tereddütler mevcut olduğuna, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610, 2014/512 2013/841 2014/513 ve 2014/166-514 ... kararlarında da belirtildiği gibi adi arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında mevcut olan dayanak önleme aramasının dahi hukuka aykırı olduğuna, söz konusu önleme arama kararını ihtiva eden Sulh Ceza Hakimliğinin kararı çok geniş bir tarih aralığı ihtiva ettiği gibi söz konusu karar 11.08.2015 tarihinde alınmış bir karar olmasına rağmen geçmişe yönelik önleme araması kararı verildiği 29 Temmuz 2015 - 31 Ağustos 2015 tarihine kadar amacını aşan bir önleme kararı olduğuna, yakalama kararının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilin terör örgütüyle bağlantısını gösteren hiçbir delil olmadığına, olayın meydana gelişi ile kolluk ile yargı makamlarının saiklerinin birbirleri ile uyuşmadığına, araştırma, arama ve diğer tutanaklar ile sanıkların ifadelerine bakıldığında dosyadaki tartışmasız olan tek hususun silah yüklü minibüsün Uludere'de istikametinden Şırnak'a doğru hareket ettiği olduğuna, olayın olduğu yerler ile örgüte silah sağlama husunun olmasının mümkün olmadığına, zira Irak'tan Türkiye'ye doğru silah hareketliliğinin olmadığına, müvekkilin HTS baz kaydı alınmak suretiyle olay günü nerede olduğunun tespit edilebileceğine ve tartışmalı delil haline gelen parmak izi delilinin bertaraf edilebileceğine ve sair hususlara,
D. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Yapılan ihbarın çok ayrıntılı bilgiler içerdiğine, yapılan aramada ele geçirilen silah ve mühimmatların ihbarda bahsedilen yer ve şekilde bulunduğuna, bulunan malzemelerin PKK terör örgütünce yoğun olarak kullanılan Kaleşnikof tüfek ve bu tüfek ile M16 marka tüfeklerin kullandığı mühimmatların olduğuna, sanık ...'ın naylon poşetlerin sarıldığı şeffaf bantta parmak izinin çıktığına, ayrıca sanık ...'ın alınan savunmasında sanık ...'in ismini verdiğine, sanık ...'in de savunmasında belirttiği üzere aralarında husumet olmaması, kendisine iftira atmasını gerektirecek bir durum olmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanık ...'ın savunmasının
suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmemesi gerektiğine, yapılan ihbar ve ihbarda belirtildiği şekilde silah ve malzemelerin bulunduğuna, sanıklar ..., ... ve ...'ın aynı eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek silahlı terör örgütü olan PKK lehine lojistik destek amaçlı silah ve malzeme depoladıklarına, bu şekilde "silahlı terör örgütlerine silah sağlama" suçunu iştraken işlediklerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"....İddia, sanıkların savunmaları, Kriminal Laboratuvarı uzmanlık raporları, Şırnak İl Eminyet Müdürlüğünce yapılan parmak izi inceleme raporu, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 27.11.2015 tarihli raporu; HTS kayıtları, olay yakalama ele geçme tutanakları ve tüm dosya kapsamı delil olarak toplanmış olup mahkememizce yapılan muhakeme neticesinde;
- 29.08.2015 tarihinde sanık ...'ın beraberinde bulunan ... ile 73 ....8 plakalı araç ile Uludere İlçesi Dağdibi Köyünden aldığı uzun namlulu silahları Şırnak İline getirecekleri bilgisinin emniyet görevlilerince alınması üzerine,Uludere istikametinden Şırnak istikametine seyir halinde bulunan 73 ...8 plaka ... beyaz renkli Ford Transit marka minibüsün durdurulduğu, araç sürücüsünün sanık ... olduğu, araçta yolcu olarak da sadece sanık ...'ın bulunduğu, araç içerisinde yapılan kontrolde yolcu minibüsünün boş olduğu, tavan döşemelerinde yapılan kontrolde döşeme vidalarında oynama olduğunun fark edilmesi üzerine döşemenin sökülmesiyle,aracın tavan döşemesinin altında ve aracın ön kısmında bulunana torpido gözünün çıkartılmasıyla zulalanmış vaziyette 18 adet Kaleşnikof marka silahın ele geçirildiği, minibüste başka suç unsuru içeren başka bir silah, mühimmat, patlayıcı madde ve suç unsuruna rastlanılmadığı, sanık ...'ün yapılan aramasında el ile yazılmış iki parça erzak listesi ve Cizre Simit Sarayına ait adisyon fişinin arkasında ele geçirilen silah isimlerinin yazılı olduğu el ile yazılmış not kağıdının ele geçirildiği; Van Jandarma Kriminal Laboratuvarının 28.09.2015 tarih ve 2015/0800 uzmanlık numaralı raporunda, ele geçirilen 18 adet tüfeğin 7.62x39 mm çapında fişek istimal eden, yarı ve tam otomatik çalışma sistemine sahip tüfek olduklarını, söz konusu tüfeklerin yapılan teknik kontrol ve muayenelerinde, emniyet ve ateş ayar mandallarının sağlam ve işler durumda olduğu, atışlarına mani mekanik herhangi bir arızalarının bulunmadığı, çap ve tiplerine uygun fişekleri patlattıkları, söz konusu tüfeklerin 6136 ... Kanun'a göre istimale ..., memnu evsafı haiz ateşli silahlar oldukları ve aynı Kanun'un 12/4 ncü maddesi kapsamındaki vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduklarının belirtildiği; olay yerinden elde edilen bulgular ve tüfekler üzerinde Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı ve Şırnak İl Eminyet Müdürlüğünce yapılan parmak izi incelemelerinde, "1976 550608" seri numaralı tüfeğin el kundağı üzerine şeffaf bant ile yapıştırılmış üzerinde "sixo" yazılı kağıt parçası üzerinde tespit edilen parmak izinin sanıklardan ...'in sağ el yüzük parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği, yine Jandarma Van Kriminal Laboratuvarının 14.12.2015 tarihli raporuna göre "1969 Ф Ф 3499" seri numaralı tüfek
üzerinden elde edilen ve F1 ile kodlanan parmak izinin sanık ... ...'in sol el yüzük parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği; sanıkların adlarına kayıtlı telefon numaraları ile ilgili olarak Telekominikasyon İletişim Başkanlığından gönderilen HTS kayıtlarının incelenmesinde; 01.08.2015-01.09.2015 tarihleri arasında sanıklar ... ile ... arasında toplam olarak 36 görüşmenin gerçekleştiği, 28.08.2015 tarihinde aralarında 4 adet görüşmenin gerçekleştiğinin ve olay tarihinden önce de birçok kez aralarında görüşme olduğunun tespit edildiği;
-27.02.2017 günü saat 10:00 sıralarında Şırnak İl ... Jandarma Komutanlığına ihbarda bulunan ve ismini vermeyen bir şahsın, Şırnak ... ... köyünde ikamet eden A. B. ve A. A. nın ... Köyüne BTÖ'ye ait silah ve mühimmatları getirdiğini ve köy muhtarı sanık ...'in yardımı ile bu silah mühimmatı köye yaklaşık 500-600 metre uzaklıkta sanığa ait olan ve içerisinde arı kovanları ile havuz bulunan bahçeye gömdükleri, silah ve mühimmatın yerinin belli olması maksadıyla gömülü olduğu yer yakınlarında bulunan taş üzerine X işareti ile işaretleme yapıldığı, bahse konu silah ve mühimmatın örgütün dağ kadrosundan gelecek olan ekibe teslim edilmek üzere bekletildiği ihbarında bulunması üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı,aynı ... Şırnak Sulh Ceza Hakimliğinin 27.02.2017 tarih ve 2017/1100 D. İş ... kararına istinaden sanık ...'e ait ... Köyüne yaklaşık 500-600 metre mesafedeki bahçeye gidildiği bahçede 20 adet arı kovanı bulunduğu, arı kovanlarının yaklaşık 30 metre aşağısında bulunan taş duvarın üstünde bulunan düz bir taş üzerine çizilerek yapıldığı değerlendirilen X işaretinin olduğunun görülmesi üzerine bahse konu alanın araştırılmasında 3 adet poşetin ele geçirildiği, olay yeri inceleme timince usulüne uygun olarak poşetlerin açıldığı,1 nolu siyah poşet içerisinde koruyucu bakım yağı ile yağlanmış vaziyette 198...3 seri numaralı katlanır dipçikli Kaleşnikof piyade tüfeği, 2 nolu siyah poşet içerisinde toplam 3 siyah poşet içerisine sarılmış vaziyette 3 adet Kaleşnikof piyade tüfeğine ait şarjör ve 17 adet 7,62 mm çapında Kaleşnikof fişeğinin bulunduğu, 3 nolu siyah poşet içerisinde toplam 3 adet siyah poşete sarılmış vaziyette 1 adet üzerinde 4 adet kütüklük ve el bombası cebi bulunan palaska, 5 adet M16 piyade tüfeği şarjörü, 1 adet kamuflaj kılıf içerisinde el bombası, 150 adet 5,56 mm çapında M16 piyade tüfeği fişeği, 1 adet kırmızı renkli poşet içerisinde tabanca şarjörü ile 20 adet 9 mm çapında tabanca fişeğinin bulunduğu,ele geçirilen silah ve mühimmatlara ilişkin kriminal inceleme raporunda, siyah renkli naylon poşet parçaları üzerinden sökülen şeffaf koli bandı parçalarının yapışkan iç yüzeyinden alınan ve F1 ile kodlanan parmak izinin sanık ...'ın sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği olaylarda; ele geçen silahların buralara kimler tarafından, nasıl ve ne şekilde ve hangi tarihlerde konulduklarının belli olmadığı,
-05.01.2017 tarihinde Lice İlçesi Yolçatı-...-Dibek-Sınır-Beğendik Köyleri koordinatlarında BTÖ mebsuplarına ait sığınak ve barınakta yapılan arama tarama faaliyetleri esnasında silahlı terör örgütüne ait silah ve mühimmatların ele geçirildiği,ele geçen silah ve mühimmatlara Sulh Ceza Hakimliği kararı ile el konulduğu Van Jandarma Krıminal Laboratuvarı Amirliğinin 14.02.2017 tarihli Uzmanlık Raporu ile Kaleşnikof marka tüfeklerin üzerinde sarılı bulunan poşetler üzerinde sökülen şeffaf bant parçaları üzerinde F1 ve F2 şeklinde iki adet parmak izi olduğu, F1 numaralı parmak izinin mukayeseye elverişli olmadığı, F2 numaralı parmak izinin yapılan inceleme ve mukayesesinde sanık ...'ın sağ işaret parmağı ile arasında ortak karakteristik gösterir nitelikte olduğunun bildirildiği ve yine ele geçen bu silah ve mühimmatlara ilişkin Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 23.10.2017 tarihli uzmanlık raporu ile tüfeklerin 6136 ... Kanun'a göre kullanıma elverişli, yasak özelliğe haiz ve aynı Kanun'un 12/4 maddesine giren vahim nitelikte ateşli silah olduğu tespit edlmiştir.
Sanık ..., ... ve ... ... suçlamaları kabul etmemiş iselerde, sanıklar ... ile ...'ün bizzat ...'ün kullandığı münibüsün üst tavan döşeme altına gizlenmiş silahlarla birlikte Uludere İlçesinden gelirken yakalanmış olmaları, her iki sanık kovuşturma aşamasında silahlarla ilgileri olmadığını beyan etmiş iselerde, sanık ...'ün soruşturma aşamasında sanık ...'ın poşetlere sarılı silahları şoförlüğünü yaptığı araca yüklendiğini gördüğünü beyan etmiş olması, yine bu silahlar üzerinde kaçakçılık suçundan daha önceden hakkında hagb kararı bulunan ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet ile direnme suçundan sabıkası bulunan sanık ... ...'in parmak izinin çıkmış olması ve bu silahlar üzerindeki parmak izinin yükleme esnasında olabileceğinin kollukça tespit edilmiş olması ve PKK/KCK silahlı terör örgütünün 2015 yılı Haziran seçimleri sonrası öz yönetim ilanı sonrasında hendek barikatların kurulmaya başlandığı bir zaman diliminde silahların ele geçmiş olması, sanık ...'ın yine sanık ...'in evinin yakınlarında bulunan mühimmatların sarılı olduğu siyah renkli naylon poşet parçaları üzerinden sökülen şeffaf koli bandı parçalarının yapışkan iç yüzeyinden alınan ve F1 ile kodlanan parmak izinin sanık ...'ın sağ el işaret parmak izi ile aynı olduğunun tespit edilmiş olması, Diyarbakır İli Lice İlçesi Kırasalında ele geçen Kaleşnikof marka tüfeklerin üzerinde sarılı bulunan poşetler üzerinde sökülen şeffaf bant parçaları üzerinde F1 ve F2 şeklinde iki adet parmak izi olduğu, F1 numaralı parmak izinin mukayeseye elverişli olmadığı, F2 numaralı parmak izinin yapılan inceleme ve mukayesesinde sanık ...'ın sağ işaret parmağı ile arasında ortak karakteristik gösterir nitelikte olduğu, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ..., ... ... ile ...'ın suçtan kurtulmaya yönelik inkar yollu savunmalarına itibar edilmeyerek, sanıkların örgüte silah temini için bu sevkiyatı iştirak ahlinde sağladıkları ve böylelikle müsnet silahlı terör örgütüne silah sağlama suçunu işledikleri mahkekemizce sabit görülmekle;
Sanıklar ... ile ... ...'in eylemlerine uyan TCK'nın 315/1 inci maddesi uyarınca takdiren mahkumiyetlerine, sanıkların terör suçu ile cezalandırıldıklarından dolayı 3713 ... TMK'nın 3 üncü maddesi ve 5 inci maddeleri uyarınca cezalarından yarı oranında arttırım yapılmasına sanıkların geçmişte kasıtlı suçtan mahkum edilmiş olmaları, hakkında devam eden davalar nedeniyle kişilikleri ve duruşmadaki inkar yollu inandırıcı olmayan savunmaları nedeniyle olumsuz tutum ve davranışları ile atılı eylem ile ilgili olarak samimi bir pişmanlıkları gözlemlenmediğinden haklarında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık ...'ın eylemine uyan TCK'nın 315/1 inci maddesi uyarınca her üç olay yerinde de ele geçen silahlar olması ve parmaz izi bulunması vede silah sayılarının çokluğu dikkate alınarak teşdiden mahkumiyetine, sanığın terör suçu ile cezalandırılmış olmasından dolayı 3713 ... TMK'nın 3 üncü maddesi ve 5 inci maddeleri uyarınca cezasından yarı oranında arttırım yapılmasına, sanığın duruşmadaki inkar yollu inandırıcı olmayan savunmaları nedeniyle olumsuz tutum ve davranışları ile atılı eylem ile ilgili olarak samimi bir pişmanlığı gözlemlenmediğinden hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
5237 ... TCK'nın 315/1 inci maddesinde tariflenen "silahlı terör örgütüne silah sağlama'' suçunu oluşturduğu "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturmadığı ve her ne kadar sanığın eylemi aynı zamanda ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu oluşturmakta ise de, 5237 ... TCK'nın 44 üncü maddesinde düzenlenen "işlediği bir fiil ile
birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır" hükmü gereğince, sanığın en ağır cezayı gerektiren ''silahlı terör örgütüne silah sağlama'' suçundan dolayı cezalandırılmasına;
Her ne kadar sanıklar ... ve ...'in üzerine atılı ''silahlı terör örgütüne silah sağlama'' suçundan dolayı cezalandırılmaları istemiyle mahkememize kamu davaları açılmışsa ise de; dosyamız içerisinde sanıkların atılı silahlı terör örgütüne silah sağlama suçunu işlediklerine dair herhangi bir somut bir delil bulunmadığı anlaşıldığından;
"Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2006/3-35 E.N, 2006/97 K.N ... kararında da değinildiği üzere, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmiş olmasıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur.
Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için davaya konu suçun bizzat sanık tarafından işlenmiş olduğunun kesin delillerle ispat edilmiş olması gerekir. Suçluluk konusundaki şüphe, sanık lehine değerlendirilmelidir. Suçluluğu kesin delillerle ispat edilmedikçe bu konudaki şüpheye dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilemez.
Şeklindeki yargıtay içtihatları da göz önünde bulundurulduğunda; sanıkların üzerilerine atılı 5237 ... TCK'nın 315/1 inci maddesiyle tarif edilen suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut delil elde edilememesi ve atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 ... CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatlerine,...."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütlerine Silah Sağlama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütlerine Silah Sağlama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Sanıklar ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütlerine Silah Sağlama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve 2019/1617 Esas, 2019/1182 ... kararında sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!