3. Ceza Dairesi 2021/17914 E. , 2023/3975 K.
"İçtihat Metni"
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve sanık müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/302 Esas, 2018/649 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/162 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2. İstinaf taleplerinin gerekçe gösterilmeden reddedildiğine ve taleplerinin dikkate alınmadığına,
3. Toplanmasını istedikleri delillerin toplanmadığına ve savunma haklarının kısıtlandığına,
4. Sanığın örgüt üyesi olduğunu gösterir somut olguların bulunmadığına,
5. Dernek üyeliklerinin, çocuğunun iltisaklı okullarda eğitim görmesinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
6. Sanığın örgüte müzahir şirkette hissesi olduğunu ancak gerçek amacını bilmediğini, kastı olmadığını, hataya düştüğünü beyan ettiğine,
7. Sanığın geziye gittiği tarihte söz konusu yapının terör örgütü olarak bilinmediğine, yaptığı seyahatin aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceğine, örgütsel amaçlı yurt dışı seyahati bulunmadığına,
8. Bulunduğu sohbet grubunun kast edilen örgüt toplantısından farklı olduğuna, sohbetlere 17 25 Aralık sürecine kadar katıldığına, 2014 yılı sonrasına ilişkin dosyaya yansıyan eylemi bulunmadığına,
9. Hiyerarşik yapıya dahil olmadığına,
10. Toplantılara katıldığına, para topladığına ya da verdiğine ilişkin somut delil bulunmadığına,
11. Bank ... hesap hareketlerinin örgütsel eylem olarak değerlendirilemeyeceğine,
12. Lehe hususların değerlendirilmediğine,
13. Sanığa atılı isnatların suç teşkil eden fiiller olmadığına,
14. Sanığa atılı suçlamaların yapının cemaat olarak bilindiği döneme ilişkin olduğuna,
15. Sanığın kastının bulunmadığına ve hata hükümlerinin değerlendirilmesinin gerektiğine,
16. Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
17. TCK'nın 220 inci maddesinden cezalandırılmasına ve tüm bildiklerini anlatması dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uygulanması gerektiğine,
18. Mahkemenin alt sınırdan uzaklaşmasının dayanaksız olduğuna, suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına,
19. Sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğunun gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulduğuna,
20. Bildiği tüm hususları paylaşmasına rağmen lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,
21. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/162 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesinin kararındaki hükmün altıncı fıkrasından “yollaması ile aynı yasanın 58/6. maddesi” ibaresinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!