WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/17377 E.  ,  2023/2641 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/113 Esas, 2017/73 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/1138 Esas, 2019/20 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.ByLock programının Whatsapp ve diğer programlardan farkı olmadığına,
2.ByLock programını kullanmış olmanın terör örgütü üyeliği anlamına gelmeyeceğine,
3.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yazışma içeriğinin bulunmadığına,
4.ByLock programını örgüt talimatıyla elde ettiğine dair delil olmadan sanığın terör örgütü üyesi sayılmasının hukuken kabul edilemez olduğuna,
5.Örgüt üyeliği için aranan şartlara ilişkin delil bulunmadığına,
6.Sendika üyeliğinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "... Cumhuriyet Başsavcılığına ve Kom Daire Başkanlığına yazılan müzekkere cevaplarından, sanık ...'in "490745" ID numarası ile ByLock iletişim sistemine 16.12.2015 tarihinden itibaren 86 kez giriş yaptığı, ByLock iletişim sistemi üzerinden mesaj ve mail gönderip almak suretiyle aktif olarak kullandığı anlaşılmıştır. ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olan ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla "490745" ID numarası ile kullanan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ...'in KHK ile görevinden ihraç edilmeden önce öğretmen olarak görev yaptığı, yukarıda da belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olması, 667 sayılı KHK ile kapatılan Aktifsen sendikasının ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Türk Eğitim ve Sevgi Derneği üyesi olması birlikte değerledirildiğinde, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunup örgüt üyesi olduğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş" şeklindeki gerekçeyle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, 01.12.2016 olan yakalanma tarihi ve öncesinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığına 15.07.2016 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan "01.12.2016" yerine "01.12.2016 ve öncesi" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgütle iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan sendika ve derneğe üye olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/1138 Esas, 2019/20 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.