3. Ceza Dairesi 2021/17264 E. , 2023/2991 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ..... Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.08.2017 tarihli ve 2017/247 Esas, 2017/217 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2017/2082 Esas, 2019/768 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Tüm beyanların sanığın savunması ile örtüşmekte olduğunu, sanığın bu evde kaldığını ancak 17/25 Aralık sonrası ayrıldığını, bu evi bir nevi ihtiyaçtan dolayısı ile tercih ettiğini, örgütsel amaç gitmediğini gösterdiğine, aksi kabul edilse dahi (yani sanığın bu evde kaldığı, sohbet toplantılarına katıldığı), gelinen aşama itibariyle bu durumların olsa olsa irtibat/iltisak olduğuna, örgüt üyeliğini göstermediğine,
2.Benzer dosyalarda beraat kararı verildiğine,
3.Sanık aleyhine başkaca tespit bulunmadığına,
4.FETÖ/PDY terör örgütünü 2013 yılı itibariyle cemaat olarak anılmakta olduğunu,
5.İstinaf Mahkemesi'nin esastan red kararınun gerekçeden yoksun ve tamamen açıklamaya muhtaç olduğuna,
6.Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda hakkında işlem yapılan sanığın silahlı terör örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde sanık ile aralarında dosyaya yansıyan bir husumet bulunmayan tanıklar M.K., M.Ö., H.İ.T., Y.A., N.K.’nin anlatımları bir bütün olarak incelendiğinde; sanığın Yıldızkent’te bulunan Akkent Sitesinde bulunan örgüt evinde N.K., M.Y., M.B., Y.D., H.Ş. ile birlikte kaldığı, bu eve B. olarak bilinen S.G.’nin sohbet amaçlı geldiği, dini sohbet yaptığı, daha sonra H.Ş.’nin ... sitesinde ev tuttuğu, M., M., Y., Musa ve N.’nin Hafız’la birlikte oraya taşındıkları, aradan bir süre geçtikten sonra ... G. yerine ... olarak bilinen H.M.S.’nin bu evde sohbetlere abilik etmeye başladığı, bu sohbetlerde namaz, Kuran, abdest gibi dini konularda sohbetler verildiği, sanığın bu sohbet ve örgütsel faaliyetlere katıldığı, yine gizli tanık DAYI’nın beyan ve teşhisine göre sanığın... Mahallesi, ... sitesi Kat:7 Daire:16 Yakutiye adresindeki evde 2013 Ağustos ayı ile 2014 Mayıs Ayı arasında yapılan toplantılara katıldığını bizzat gördüğü, hatta bu evde
yaklaşık 8-10 ay fiilen kalmış olduğu, gizli tanık ....’in anlatımlarına göre ... Bölge İdare Mahkemesinde göreve başladıktan sonra LATİF isimli öğretmen ile buluştuğu günlerde ... Adliyesinde görev yapan ve kendisini daha sonradan Fetullah Gülen Cemaati üyesi olarak tanıdığı ... isimli soy ismini bilmediği Narman doğumlu, fotoğrafını görse tanıyabileceği, şişman yapılı zabı katibi ile tanıştığı ve ayrıca yanında yine ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan erkek kuzeni ile de tanıştığı, bu kişilerin fotoğraflarını görse tanıyabileceği, ancak kimlik ve adres bilgilerini bilemediği, ... isimli zabıt katibinin 2012 yılında ve isimini hatırlayamadığı kuzeninin de 2013 yılında ... adliyesinde zabıt katipliği görevine başlamış oldukları, bu zabıt katiplerini LATİF isimli Gülen Cemaati üyesi bu öğretmninin yanında birkaç kez bu şekilde gördüğü, samimi oldukları ve yanına hep beraber geldikleri yönünde beyanlarda bulunmuş olup, tüm bu teşhis ve tespitler karşısında sanığın örgüt evlerinde kaldığı, örgüt adına düzenlenen ‘sohbet’ olarak adlandırılan toplantılara katıldığının tespit edilmesi karşısında sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği bu suretle üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddianamede belirtilen nitelendirmenin oluşa uygun düştüğü anlaşılmış, sanığın herhangi bir delil ile doğrulanmayan soyut inkara dayalı savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve samimi olmadığı sadece ceza yaptırımından korunmaya ve kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibara şayan kabul edilmeyerek mahkumiyeti yönünde aşağıdaki şekilde vicdani ve hukuki hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; tanıkların aşamalardaki birbirini doğrulayan beyanları itibariyle süreç içerisinde değişik örgüt mensuplarının sorumluluğunda bulunarak sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı, örgüt evinde kaldığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin yakalama tarihi olan "08.08.2016" olarak yazılmaması,
2-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas 2015/85 sayılı iptal kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması lüzumu,
3-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın ifazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin dışında hukuka arkırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2017/2082 Esas, 2019/768 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği bölge adliye mahkemesi karar başlığındaki suç tarihi kısmından "09.08.2016" ibaresi çıkarılarak yerine "08.08.2016" ibaresi yazılması, ilk derece mahkemesi hükmündeki 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle çıkarılarak yerine, "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ile tekerrüre ilişkin fıkradaki "delaletiyle TCK'nın 58/6 ncı maddesi" ibarelerinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!