3. Ceza Dairesi 2021/17219 E. , 2023/2358 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.08.2018 tarihli ve 2017/704 Esas, 2018/465 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/4163 Esas ve 2019/511 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, hükümden sonra Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor irtibatı nedeni ile sanık yönünden dosyaya ek delil olarak gönderilmiş ise de; dosya kapsamında mevcut bulunan ve hükme esas alınan diğer delillerin, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu tespit edilmekle, hükümden sonra gönderilen delillerin suçun sübut ve vasıflandırması ile cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirmesi yönünden sonuca etkili görülmemiş, her ne kadar sanığın kullandığı iddia olunan suça konu terör örgütünün gizli haberleşme sistemi olan ByLock programını kullandığı iddia olunmasına rağmen, bu suçlamayı kabul etmeyen sanık yönünden, ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve mesaj çözümlerinin gönderilmesi beklenilmeden eksik soruşturma ile karar verildiği görülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan sanığın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde Kırıkkale P.M.Y.O'da öğrencilerin maneviyatından sorumlu abi olduğuna dair teşhis ve beyan tutanakları ile diğer delillerin mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli olduğu değerlendirmesi yapılarak sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Tanıkların yüzyüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınmaması gerektiğine,
2. Sanık hakkında mahkumiyet hükmünün şüpheden sanık yararlanır ilkesi ihlal edilerek verildiğine,
3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4. ByLock kullanmadığına,
5. Tanık beyanlarının 2013 yılı öncesine ilişkin olduğuna,
6. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
7. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
9. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
10. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
11. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanık hakkındaki delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün okul ve dershanelere yönelmesinin temel nedeni örgüte öncülük edebilecek ve zamanla kadrolarında yer alabilecek zeki kişileri bulmak ve örgüt mensubu olarak yetiştirmek olduğu, eğitim alanı örgüte insan kaynağı sağlamakta, bunun yanında ekonomik kaynak temin etmekte ve örgütün meşru görünmesini sağlamak olduğu, nitekim sanığın da, dosya kapsamı itibariyle, terör örgütüyle irtibatlı Özel Yamanlar Bedri Şaşal Anadolu lisesinde okuduğu, Kırıkkale Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde öğrenci iken terör örgütünün kontrolündeki evlerde kaldığı, tanık olarak ifadesi alınan H.Y.K. ve Kırıkkale ilinde olarak ifadesi alınan E. B.'nin ifadeleri itibariyle de, sanığın Kırıkkale P.M.Y.O öğrencilerinin sınıf abisi olduğu, sorumlu olduğu öğrenciler hafta sonu çarşıya çıktığında bu öğrencilere sohbet verdiği, bilindiği üzere terör örgütünün, örgüt üyelerinin örgüte olan sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütün devlet kurumlarına sızarak devleti ele geçirmesini sağlamak amaçlarına yönelik olarak düzenli ve sistemli olarak dini sohbet görünümünde yapmış olduğu toplantılara sohbet adının verildiği ve sanığın terör örgütünün bu amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik sorumlu olduğu P.M.Y.O öğrencilerine sohbet veren kişi olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları itibariyle sanığın kullandığı 0554 (...) (...) (...) numaralı telefon hattında ByLock haberleşme programının yüklü olduğuna ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde ByLock kullandığına ilişkin yapılan tespit, ByLock uygulamasının hizmet sunduğu IP adreslerine bağlantının tespitine ilişkin BTK kayıtları ile tüm dosya kapsamının bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın üzerine atılı FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkemece kabul edilmiş, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ilişkin savunmasına delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında itibar edilmemiş, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak, sanığın temel cezası belirlenirken dosya kapsamı, hukuki ve vicdani kanaate göre alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden görülmediğinden sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini gerektiği sonucuna varılmış, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, hükümden sonra Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor irtibatı nedeni ile sanık yönünden dosyaya ek delil olarak gönderilmiş ise de; dosya kapsamında mevcut bulunan ve hükme esas alınan diğer delillerin, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu tespit edilmekle, hükümden sonra gönderilen delillerin suçun sübut ve vasıflandırması ile cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirmesi yönünden sonuca etkili görülmemiş, her ne kadar sanığın kullandığı iddia olunan suça konu terör örgütünün gizli haberleşme sistemi olan ByLock programını kullandığı iddia olunmasına rağmen, bu suçlamayı kabul etmeyen sanık yönünden, ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve mesaj çözümlerinin gönderilmesi beklenilmeden eksik soruşturma ile karar verildiği görülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan sanığın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde Kırıkkale P.M.Y.O da öğrencilerin maneviyatından sorumlu abi olduğuna dair teşhis ve beyan tutanakları ile diğer delillerin mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli olduğu değerlendirmesi yapılarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın ailesinin örgüt ile iltisaklı okula gitmelerinin örgütsel bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği ve sanık yönünden dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü içinde Kırıkkale Polis Meslek Yüksek Okulu (P.M.Y.O) öğrencilerinin sınıf abiliğini yaptığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükümde, terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/4163 Esas ve 2019/511 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği
BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden “5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi delaletiyle 58/6 maddesi” ibaresi çıkarılarak yerine '5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi' yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!