3. Ceza Dairesi 2021/17211 E. , 2023/2889 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/148 Esas, 2018/567 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/2089 Esas ve 2019/319 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. İletişim tespitleri/ankesörlü telefondan aranma kayıtlarının tek başına mahkumiyete yeterli delil olmadığına,
2. Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınmayacağına,
3. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
4. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
5. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
6. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın eylemleri değerlendirildiğinde, sanığınn Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okulunda üsteğmen olarak görev yaptığı, sanığın kendi adına kayıtlı 0537 (...) (...) (...) GSM no'lu telefon hattının Balıkesir il merkezinde bulunan ... 54 olarak adlandırılan ankesörlü/kontörlü telefondan 18.01.2014 ile 15.01.2015 tarihleri arasında toplam (13) kez arandığı, bu aramalarda askeri personel olan G.Ö., E.A., A.A. ve askeri öğrenci E.A.B. ile (5) ayrı ardışık aranmasının bulunduğu, sözkonusu ardışık aramalarda sanığın (5) kez arandığı, diğer (8) aramasının tekil olduğunun Analiz İnceleme ve Tespit Tutanağı ile tespit edildiği, her ne kadar sanık yargılama aşamasında söz konusu aramaların örgütsel olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanık hakkında beyan ve teşhiste bulunan M.E. ifadesinde 2011 yılında Ankara Harp Okulunda eğitim gördüğü sırada M.O. isimli şahsın kendisini arayarak görüşmek istediğini belirttiği, bir evde görüştüklerini, bu eve sanığın da geldiğini, M.O. isimli şahsın bu evde sanığın Kara Harp okulunda sözleşmeli subay eğitimi aldığını, Selçuk Üniversitesinde öğrenim gördüğünü belirterek kendisi ile tanıştırdığını, M.O.'nun daha sonradan eve gelen ismini hatırlamadığı bir şahısla "bundan sonra bu arkadaş ile görüşeceksiniz" dediğini, bunun üzerine sanık ve kendisinin ismini hatırlamadığı söz konusu şahsın evinde bir defa görüştüklerini, sohbet ettiklerini, sohbete çağrılma hususunda bazen ankesörlü telefondan aradığını belirttiği, sanığın da sulh ceza hakimliğindeki ifadesinde arayan şahısların kim olduğunu bilmediği, ancak sohbet toplantısına çağrıldığını belirterek tevilli ikrar mahiyetinde ifadelerde bulunduğunun anlaşılması karşısında; örgütün hücre tipi yapılandığı, gizliliği şiar edindiği, özellikle asker, polis, infaz koruma memuru gibi devletin asli görevlerini yürüten iş kollarında daha fazla tedbirli davrandığı, sanığın da asker olduğu gözetilerek sanığın eylemleri değerlendirildiğinde silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı ve bu suretle üzerine atılı suçu işlediği hususunda mahkemece tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek takdiren alt sınırdan ceza tayini cihetine gidilmiş, sanığa verilen cezadan aynı zamanda örgütün silahlı terör örgütü olması nedeniyle 3713 sayılı yasanın 5. Maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmıştır, yargılama sürecindeki davranışları, duruşmada gözlemlenen iyi halli tutum ve davranışları dikkate alınarak cezasından TCK.nın 62.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanığın mahkeme huzurunda kabul etmiş olduğu telefon numarasının, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir bir şekilde ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile ardışık olarak örgütün şifreli haberleşme yöntemine uygun olarak arandığı, bu aranmalarının 5 tanesinin kendisi gibi askeri personel olan 3 şahıs ve askeri öğrenci olan 1 şahıs ile ardışık arama şeklinde olduğunun anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü/kontörlü telefonlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin tanık beyanının da bulunduğu belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/2089 Esas ve 2019/319 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!