3. Ceza Dairesi 2021/17069 E. , 2023/2914 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ...Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2016/557 Esas, 2018/210 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/140 Esas, 2019/201 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarihli, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle ;
1- Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2-Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına,
3-Sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair somut delil olmadığına,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
..... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2016/557 Esas, 2018/210 sayılı Kararı ile ; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla dava açıldığı, doktor olan sanığın görevinden FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı olduğu gerekçesiyle ihraç edildiği, yapılan soruşturma neticesinde terör örgütü üyelerinin gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını üzerine kayıtlı olup kendisi tarafından kullanılan 0532 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden kullandığı, bankasyada hesabının bulunduğu ve örgüt liderinin çağrısı üzerine para yatırdığı, FETÖ/PDY tarafından tertip edilen sohbet adı altındaki organizasyonlara katıldığı, kendisinden el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede örgüt parelelinde yayın yapan herkul.org ve fgulen.com internet sitelerine giriş yaptığının ve cep telefonunun 16.08.2016 tarihinde formatlandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamaları reddetmiş, ... marka farklı modellerde akıllı cep telefonu kullandığını, telefon numarasının 0532 (...) (..) (..) olduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş, ByLock kullanmadığını, kullandığı akıllı telefonların ... marka olduğunu savunmuş ise de; ByLock tespit tutanağına göre sanığın ... ve ... IMEİ nolu telefonlar ve 0532 (...) (..) (..) nolu hat ile ByLock kullandığının belirlendiği, BTK resmi internet sitesinden yapılan IMEI sorgulamasında ByLock tespit tutanağında belirtilen ve sanığın ByLock kullandığı ileri sürülen telefonların sanığın savunmasında geçen ... marka telefonlarla aynı olduğunun anlaşıldığı, dosyada yer alan HTS kaydı ve buna ilişkin bilirkişi raporundan sanığın kullandığını beyan ettiği 0532 (...) (..) (..) nolu hattın ByLock kullanıldığı belirtilen ... ve ... IMEİ numaralı telefonlarda aktif olarak kullanıldığının tespit edildiği, tüm bu hususların dosyada mevcut ByLock analiz raporuyla doğrulandığı, sanığın 263016 ID numaralı ByLock kullanıcısı olup, kullanıcı adının "azizmurat" olarak belirlendiği, bu ismin aynı zamanda sanığın çocuğunun adı olduğu, bu surette kullanıcı adının sanık tarfından oluşturulduğunun ortaya konulduğu, ByLock grubunda hakkında FETÖ soruşturması olan kişilerin yer aldığı, sanığın kullandığını kabul ettiği telefon hattı üzerinden ByLock IP adreslerine 27.11.2014 ile 19.02.2016 tarihleri arasında 10668 kez erişim sağlandığı, bu adreslere erişim sağlanan tarihlerde telefonun sinyal aldığı baz istasyonlarının sanığın bulunduğu yerlere ait olduğunun anlaşıldığı, böylece o tarihlerde sanığın bahsi geçen telefonu ve ByLock programını bizzat kullandığının ortaya konulduğu, dolayısıyla ByLock tespit tutanağı, HTS kaydı ve buna ilişkin bilirkişi raporu, ByLock analiz raporu ve yukarıda belirtilen tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanık tarafından ... marka ... ve ... IMEİ numaralı telefonlarda 0532 (...) (..) (..) nolu hat ile ByLock kullanıldığının net olarak belirlendiği, bu nedenle sanığın ByLock kullanmadığına dair savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Soruşturma aşamasında tanık M.A. ve İ.T. beyanlarında sanığın FETÖ toplantılarına katılım yapan kişi olduğunu, tanık M.P. üst düzey işadamı bürokrat ve yöneticilere sohbet veren kişi olduğunu beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında ifadeler kısmen değişmiş, sanığın İl imamı E.D. ile tartıştıktan sonra organizasyonlara katılmayı bıraktığını söylemişlerdir. Bu beyanlara göre sanığın İl imamı ile problem yaşadığının doğruluğu kabul edilse dahi bunun kişsel bir sorun olduğu, sanığın dosyaya yansıyan sonraki eylem ve davranışları gözönüne alındığında terör örgütü ile irtibatını kaparmadığı anlaşılmıştır. Sanığın bankasya hesabı incelendiğinde; hesabın 03.09.2007 tarihinde açıldığı, terör örgütü liderinin bankanın hesap açma ve para yatırmak suretiyle desteklenmesi çağrısından sonra sanığın hesabına 24.03.2014 tarihinde 20.000TL yatırdığı, 13.05.2014 tarihinde sanığın finansbank hesabından bankasya hesabına 13.510TL gönderdiği, 11.08.2014 tarihinde bu hesaba 99.9000TL, 09.09.2014 tarihinde 99.9000TL, 15.09.2014 te 3 ayrı seferde toplam 90.000 TL, 31.10.2014 te 128.508,15TL havale yapıldığı, 14.10.2014 tarihinde sanık tarafından 30.000TL yatırıldığı, bunların dışında hesapta bir çok yüksek meblağlı işlem gerçekleştiği görülmüş, bu hesap hareketlerinin savunmasının aksine sırf ticari ilişkiler sebebiyle gerçekleşmediği, ayrıca çağrı tarihlerine harfiyen uymak suretiyle bankaya para yatırıldığı anlaşılmış, sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Sanık bir dönem ... İl imamı olarak örgüt içinde görev yapan E.D. sırf hastası olması nedeniyle tanıdığını söylemiş ise de E.D.ın sanığın görev yaptığı aile hekimliğinde kaydına rastlanmamıştır. Açıklanan gerekçelerle sanığın yukarıda izahatlı şekilde açıklaması yapılan ve münhasıran FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan ByLock programını kullandığı, örgütün finans ayağını oluşturan bankasyaya talimat üzerine para yatırdığı, örgütün toplantılarını organize ettiği ve sohbet adı altındaki organizasyonlara katıldığı anlaşılmış, bu haliyle örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği anlaşılan sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüş cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/140 Esas, 2019/201 sayılı Kararı ile; sanık müdafiinin istinaf gerekçelerinin yerine görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında, karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 06.02.2019 tarihli ve 2018/140 Esas, 2019/201 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 ncı bendi gereği hüküm fıkrasındaki "5237 sayılı TCK'nın 58/9 uncu maddesi yollamasıyla hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 58/6 ncı maddesi" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 58/9 uncu maddesi" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!