3. Ceza Dairesi 2021/16925 E. , 2023/2962 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli, 2018/313 Esas ve 2018/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan 5237 Sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 Sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 inci maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli, ... sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi:
1-Aleyhe beyanların itibar edilemez nitelikte olduğuna,
2-Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, eksik araştırma yapıldığına,
3-Suçun unsurlarının bulunmadığına, kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PYD terör örgütünün mahrem imamı olduğu bir çok sanığın yargılamalar sırasındaki beyanı ve teşhisi ile sabit olan tanık Ş.U. ve yine sanığın askeri liseye hazırlık döneminden ve askeri liseden yakın arkadaşı olan tanık T.Y.'nin beyanları ve teşhisi ile sabit olduğu üzere sanığın askeri lise sınavlarına FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından, örgüte ait çalışma evlerinde hazırlandığı, askeri liseye yerleştirildikten sonra da terör örgütü ile irtibatının devam ettiği, mesai saatleri dışında ve hafta sonları toplantılarına katıldığı, kendisinden sorumlu örgüt abisinin bulunduğu, Burhan kod adlı bir örgüt üyesi ve Şuayip kod adlı diğer tanığın sanığa abilik yaptığı, toplantılara sorumlu abileri tarafından Ankesörlü/sabit numaralardan aranmak suretiyle çağrıldıkları anlaşılmaktadır. Özellikle sanığın uzun yıllar birlikte olduğu devre arkadaşı olan tanık T.Y. örgüt içerisinde kendisine Bilal Kod adının, sanık ...'a ise Hüseyin Kod adının verildiğini tereddütsüz bir şekilde beyan etmiş ve sanığı da teşhis etmiştir. Tanıkların birbirini tamamlayan ve uyumlu beyanları, yine tanıklar ve sanıkla ilgili zaman ve mekan açısından birbirini tamamlayan benzer dosyalardaki sanık ve tanık beyanları dikkate alındığında sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu ve süreklilik gösteren eylemlerde bulunduğu, kendisine verilen talimatlara uyduğu, bu halde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sabit görülerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 2011 yılından itibaren abi konumundaki örgüt mensuplarının telkini ile ve onların gözetiminde askeri sınavlara hazırlanan, askeri lise öğrenciliği döneminde de örgütte öğretmen konumundaki mahrem imamların gözetiminde örgütsel toplantılara devam eden, Hüseyin kod adı kullanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli, 2018/1886 Esas ve 2019/183 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!