3. Ceza Dairesi 2021/16915 E. , 2023/2433 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/214 Esas, 2017/314 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.03.3019 tarihli ve 2018/446 Esas, 2019/166 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock içeriklerinin sanıkla bir ilgisi bulunmadığına, ByLock programının hukuki delil mahiyeti taşımadığına,
2.İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sanığın örgütteki konumunun ne olduğunun somut delillerle ilişkilendirilmediğine, kararda geçen soyut ifadelerin hukuka ve usule aykırı olduğuna, buna ilişkin savunma hakkının kısıtlandığına,
3.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ,
4.Bank Asyadaki hesabına talimatla hesap açmadığına ve para yatırmadığına,
5.Örgütle iltisaklı kurumlarda çalışma amacının çalışma hürriyeti hakkını kullanmak olduğuna
6.KHK ile açığa alınmış olmasının, örgüt üyeliği suçuna delil teşkil edemeyeceğine,
7.Sanığın ByLock kullanımının yoğun olması hususunun alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçesi olarak gösterilemeyeceğine, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir durumun olmadığına,
8.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
9.Sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Konya Selçuk Üniversitesini bitirdikten sonra örgüte müzahir, Sabah Dersanesinde 2013/2014 yıllarında görev yaptığı, maaşını görev yaptığı bu dersane nedeniyle Bank ... isimli bankadan aldığı, Bank ... hesap hareketlerinin incelenmesinde, ortalama maaş miktarı kadar hesap hareketlerinin olduğu, bunun dışında dikkat çeken başkaca bir veri bulunmadığı,
Sanık daha sonra Düzce İli Çilimli İlçesindeki devlet okulunda matematik öğretmeni olarak atandığı ve 12 Ekim 2016 tarihinde KHK ile açığa alındığı,
Sanık hakkında 13.10.2015 tespit tarihinde 0506 (...) (..) (..) numaralı hattında ByLock kaydının olduğu, bu ByLock programı ile 13.02.2016 tarihine kadar (yaklaşık 4 ay) 804 kez ByLock sinyal bilgilerine ilişkin CGNAT ve LOG kayıtlarının olduğunun tespit edildiği,
ByLock görüşme tutanağında ise : ID 451196, kullanıcı adı " bus26 " giriş sayısı 60, okunan mail sayısı 201 şeklinde olup ByLock grubunda; H.Ü. (Mahkememizin 2017/277 E sayılı dosyası ile ByLock iddiası ile örgüt üyeliğinden dava açıldığı, duruşmasının henüz yapılmadığı, H.Ü.nün ByLock görüşme kayıtlarında sanık ... Işık (Yanık)'ın da ekli olduğu) ByLock grubunda; 456999 ID'li (ec81,ecik) kullanıcı adlı kişi, A.D. (Seher54 kullanıcı adı, isimli kişi) G.T., isimli kişiler olduğu aralarında gizli yazışmalar, örgütsel dayanışmayı sağlamaya yönelik rüya ve benzeri paylaşımlar , örgüt içerisinde örgüt evliliğini sağlamaya yönelik çalışmalar, yine tedbir ve gizliliğe yönelik paylaşımlar bulunmaktadır.
Sanığın örgüt içi gizli haberleşme programı olan ve her örgüt üyesinin telefonuna kurulmayan ByLock programını telefonuna kurmuş ve kullanmış olması , örgütün ancak sadakatinden emin olduğu üyelerine bu programı kurduğunun tespit edilmesi, sanığın yukarıda açıklandığı üzere bu program üzerinden yoğun şekilde yazışmalar yapması dikkate alındığında ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma yoluna gidilmiştir.
Sanık ile ilgili açıklanan deliller ve sanığın kendisini ifade etme şekli (Mahkememizde yargılaması yapılan diğer bir kısım sanıklar gibi, açıklamalarının hayatın olağan akışına aykırı, suçtan kurtulmaya yönelik ve resmi delillerle ispat edilen konularda dahi inkar yolunu seçmesi nedeniyle örgüt dilini kullanıyor olması) bir bütün olarak değerlendirildiğinde, örgüt üyeliği için gereken süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık unsurlarının tamamının sanıkta bulunduğu, sanığın örgütün üyesi olduğu ve örgüt içerisinde belli bir konumunun bulunduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli ve meydana gelen netice kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren temel ceza TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay olarak belirlenerek, 3713 sayılı Kanun'un 5/1inci maddesi gereğince 1/2 oranında attırılarak 9 yıl 9 ay hapis, sanığın ketum tutumu dikkate alınarak, taktiren 1/6 oranında indirim uygulanmak suretiyle netice olarak sanığın sonuç olarak 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Tutuklu sanığın tutuklu kaldığı süre, verilen karar, ceza miktarı, yargılamanın bundan sonraki safahatı açısından tutuklama sebeplerinin var olmasına rağmen sanığın 3 aylık küçük çocuğunun bulunması; doğrudan anne bakımına muhtaç olması, annenin de çocuğa bakma yükümlülüğünün olması nedeni ile adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı sonucuna varılmakla, sanığın adli kontrol hükümleri uygulanmak koşuluyla tahliyesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, Silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan bulunduğundan, 17.01.2017 olan yakalanma tarihi ve öncesinin, suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığına 15.07.2016 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan REDDİNE karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak, dosya kapsamındaki delillerden ve mahkemenin kabulünden ByLock kullanımı dışında örgütsel konumu belirlenemeyen, suçun delillerinin temel cezanın belirlenmesinde ölçüt olarak alınamayacağı göz önünde bulundurulması ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Temyiz aşamasında gelen dijital materyallere ilişkin raporlar ile yine temyiz aşamasında sanık hakkında beyanı bulunan ve gerek UYAP üzerinden ve gerekse fiziken dosyaya giren şahıslara ait ifade ve teşhis tutanaklarının onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca bu beyan ve belgelerin duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ve buna göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/446 Esas ve 2019/166 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!