WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/16817 E.  ,  2023/3072 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2018 tarihli ve 2018/69 Esas, 2018/171 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1664 Esas, 2018/1623 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, akademi mezunları polis amirleri sorumlusu konum ve statüsünde, mahrem imam konumunda olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken alt sınıftan uzaklaşılmaması, istinaf edenin sıfatına göre davanın yeniden görülmesini gerektirir bir neden olarak görülmeyerek eleştiri ile yetinilmekle, esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak;
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, delillerin yetersiz olduğuna ve hatalı değerlendirildiğine,
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
4. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine,
5.5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanması/değerlendirilmesi gerektiğine,
6. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, tüm deliller bakımından bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
7. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren sendika üyeliğinin, okul eğitimin ve Bank Asyadaki hesap kayıtlarının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
8. Bilirkişi Raporunda belirtildiği gibi Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
9. Sanığın idarenin haksız işlemi sonucunda görevinden ihraç edilmesinin suç delili olarak değerlendirilemeyeceğine,
10. Sanığın mahrem yapıda olduğuna ilişkin iddianın soyut nitelikte olduğuna, CGNAT içeriklerinin sanık yönünden de bulunması gerektiğine, bu itibarla sanığın örgüt içindeki konumunun somut şekilde tespit edilmediğine,
11. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
12. Yalnızca CGNAT kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ise sanığın kullanıp kullanmadığının netleştirilmediğine, bu itibarla sanığın örgütsel amaçla ByLock kullandığının tespit edilemediğine,
13. Dijital materyal incelemesi beklenmeden hüküm kurulduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bylock programını kullandığının, dosyadaki tutanaklar, ByLock içerikleri ve CGNAT kayıtları ile tespit edilmiş olması, Bank Asyaya talimatla para yatırdığı yönündeki tespitler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı talimatı ile başlanan soruşturmada, Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen listede sanığın da emniyetin mahrem imam yapılanması içerisinde olduğunun bildirilmesi, bu bilgilerde yer alan kod adı olan Ömer ismi ile ByLock içeriklerinde belirtilen kullanıcı adının benzer olduğu ve ByLock ID listesinde polis memuru olarak görev yapan kişilerin bulunduğu yönündeki tespitler, sanığın -tek başına örgüt üyeliği için delil teşkil etmese de örgüt ile irtibatını ve iltisakını gösteren delil kabul edilen- örgütle iltisaklı Aktif Eğitim Sendikasına üye olduğunun belirlenmiş olması hususları dikkate alındığında; eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Dairemiz ilamının "hukuki süreç" başlığının 2 numaralı paragrafında belirtilen eleştiri sebebi dışında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. 5235 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerine ve sulh ceza hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı yasanın 23 üncü maddesinin birinci fıkrası sarahatine ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih 1-538, 29 sayılı kararlarına nazaran; soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi sıfatıyla Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.05.2017 tarihli 2017/213 sorgu kararı ile sanığın tutuklanmasına, 13.05.2017 tarihli 2017/2536 değişik iş sayılı kararı ile tutukluluğa itirazın reddine, 06.06.2017 tarihli 2017/2896 değişik iş sayılı kararı ile tutukluluğunun devamına karar veren 38095 sicil numaralı Hakim E.Y.'nin, mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde (CMK. m. 289/1-a) Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine üye hakim sıfatıyla katılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi,

2. Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen 256332 ID numaralı bir diğer ByLock Tespit Değerlendirme tutanağı ile tanıklar F.K.'nin, E.I.'nın ve M.A.'nın beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması lüzumu,
3. Uygulamaya göre de,
a) Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Yasa'nın 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 ici maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
b) Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihine yer verilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1664 Esas, 2018/1623 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...