WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/16814 E.  ,  2023/3071 K.
"İçtihat Metni" D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2018 tarihli ve 2018/278 Esas, 2018/423 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/1930 Esas ve 2019/248 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak;
1.Sanığın ByLock kullanmadığına,
2. ByLock kullandığı kabul edilse dahi örgütsel nitelikte yahut herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına, görüşme içeriğinin dahi olmadığına,
3. Örgüte müzahir işyerinde geçim kaygısıyla çalıştığına, Bank ... hesabını da bu işyerinde çalışması sebebiyle maaş hesabı olarak açtığına ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suçlamaları kabul etmediği, (ByLock) Tespit ve Değerlendirme Tutanağında; sanığın (...) (...) (99) (37) numaralı hatla ve 53408 ID numarası - "yavuz45" kullanıcı adıyla, ilk Log tarihi 09.11.2014 ve son online tarihi 06.12.2014 olacak şekilde ByLock kullandığının, şifresinin "iclal.2013" olduğunun tespit edildiği, sanığın nüfus kayıt tablosunda 2013 doğumlu İclal isminde bir kızının olduğu, bu isim ve doğum tarihinin sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında belirtilen şifreyle uyumlu olduğu, yine nüfus kayıt tablosunda sanığın Manisa Akhisar doğumlu olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki kullanıcı adıyla uyumlu olduğu hususları tespit edilmekle, ByLock kullanıcısının, sanık olduğunun anlaşıldığı, sanığın alınan savunmasında ByLock programı tespit edilen hattı 2-3 sene kullandığını beyan ettiği, söz konusu hattı yaklaşık 2-3 yıl kullanmış olması, ByLock içeriklerinde tespit edilen kullanıcı adı ve şifrenin sanığın kişisel bilgileriyle uyumlu olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ByLock kullanmadığına ilişkin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği ve bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, CGNAT kayıtları incelendiğinde, ByLock IP ile, Balıkesir Sanayi Sitesi karşısındaki baz istasyonları kullanılmak suretiyle, 2058 kez bağlantı kurulduğunun tespit edildiği, sanığın, evi ve çalıştığı okulun bu adrese yakın olduğunu beyan ettiği, 11.08.2018 tarihli Bilirkişi Raporundan da anlaşılacağı üzere, sanığın Bank ... hesabında para yatırma ve destek işlemlerine rastlandığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu bilinen ve bu gerekçeyle
KHK ile kapatılan Özel Fırat Kolejinde 2010-2016 yılları arasında öğretmen olarak çalıştığı ve Pak İş Sendikasına üye olduğu anlaşılmakla, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama aşamasında UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen tanık B.K.'nin kollukta müdafii huzurunda alınan beyanları hükme esas alınmamak suretiyle, söz konusu beyanlar kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması içinde "örgütsel doktor" konumunda görev yaptığı ve Yavuz kod adını kullandığı anlaşılan sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen C.T.'nin, F.A.'nın, R.M.E.'nin, gizli tanık-3'ün beyanları ve U.K. isimli örgütle iltisaklı olduğu değerlendirilen şahıstan ele geçirilen dijital materyallere ilişkin raporda yer alan sanığa ilişkin bilgiler, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunmadan hüküm kurulması, diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili görülmemiş olup;
İlk Derece Mahkemesi karar başlığında, suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan "22.01.2018" yerine karar metninde "22.01.2018 ve öncesi" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de (Bank ...) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanığın ablasının adına kayıtlı olan ancak sanığın kendisinin kullandığını kabul ettiği GSM hattı üzerinden sanık ile ilişkilendirilen, sanığın kişisel bilgileriyle de uyumluluk arz etmesi itibarıyla sanığa ait olduğunda kuşku bulunmayan 53408 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, CGNAT kayıtları, Bank ... hesap kayıtları ve bu hesap kayıtlarına ilişkin Bilirkişi Raporu, SGK kayıtları, sendika üyeliğine ilişkin tespitler ve sair deliller itibarıyla, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, önceki işlemleriyle bağdaşmayacak şekilde döviz işlemleri yapmak suretiyle bakiye artırımında bulunarak örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu, örgüte müzahir ... Eğitim isimli sendikaya üye olduğu, 2016 yılına kadar 667 sayılı KHK ile kapatılan örgütle iltisaklı eğitim kurumunda çalıştığı, eylemlerine örgütün operasyonel faaaliyetlerinin başlamasından sonraki süreçte de devam ettiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da eleştiri sebepleri ve maddi hata dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan eleştiri sebepleri ve maddi hata dışında hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/1930 Esas, 2019/248 sayılı Kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...