3. Ceza Dairesi 2021/16331 E. , 2023/2752 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2017 tarihli ve 2017/83 Esas, 2017/211 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/591 Esas, 2019/765 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1.Sanığın ByLock kullanmadığına,
2.ByLock yüklendiği iddia edilen telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığına,
3.Tanık T.G.'nin beyanlarının 2004 yılı öncesine ilişkin olduğuna,
4.ByLock hususunda bilirkişi raporu alınmadığına,
5.Soyut fişlemeler ve ihtimallere göre hakkında ceza verildiğine,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programlarından ByLock adlı program kullanıcısı olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğünden gelen sanık hakkındaki Veri İnceleme Raporunda sanık hakkında "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade ettiği" şeklinde not düşüldüğü bu suretle sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiş ve sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
'' ...Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ... ... İl Emniyet Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görevliyken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edildiği, FETÖ/PDY terör örgütünce münhasıran gizli haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock isimli programı kullandığı, buna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı düzenlendiği, düzenlenen tutanak içeriği incelendiğinde, kullandığı cep telefonu numarasının (0 505) (...) (..) (..) olduğu, yine tutanak içeriğine göre ID:99349, kullanıcı adı: musadagi, şifre: 8830 olduğu, son tespit tarihinin 01.06.2015 olduğu, ByLock giriş sayısının 44, alınan mail sayısının 105, alınan mesaj sayısının 10, okunan mail sayısının 257, gönderilen mesaj sayısının 18, gönderilen mail sayısının 26, eklediği arkadaş sayısının 1 olduğu, M.Ç. isimli ByLock kullanıcısının sanığı isminin kısaltması olan "ebbkr" olarak kaydettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 MD.-956 Esas 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı Kararında belirtildiği üzere ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör
örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğunun belirtildiği, sanığın bu programı kullandığının değerlendirme ve tespit tutanağı ile sabit olduğu, sanığın bu şekilde örgüt hiyerarşisi içerisinde yer alarak üzerine atılı suçu işlediği kanatine varılmakla, asgari hadden temel cezanın belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığa verilen cezada 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmıştır.
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62 nci maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock'u kullanan, dosya kapsamındaki veri inceleme raporuna göre A5 yani FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişi olarak kodlanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle .... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/591 Esas, 2019/765 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!