3. Ceza Dairesi 2021/15260 E. , 2024/4880 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/505 E., 2021/630 K.
SUÇLAR : a.Silahlı terör örgütüne üye olma(sanıklar ..., ...
, ... yönünden),
b.Devletin birliğini ve Ülke bütünlüğünü bozma(sanık ...
yönünden),
c.Nitelikli yağma(sanık ... yönünden),
d.Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi(sanık ... yönünden),
e.Mala zarar verme(sanık ... yönünden),
için silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin),
11.12.2016(sanık ... için nitelikli yağma suçuna ilişkin),
14/02/2016(sanık ... için Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurup el değiştirmek suçuna ilişkin),
21/06/2017(sanık ... için Devletin Birliğini ve
Ülke Bütünlüğünü Bozma suçuna ilişkin)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek
esastan reddi
... ve ... müdafii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/505 Esas, 2021/630 sayılı Kararının, sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
1.Sanık ...'a müsnet mala zarar verme suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan temyiz talebi yönünden, İlk Derece Mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
2.Sanık ...'a müsnet Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi, Nitelikli Yağma suçlarına ilişkin, sanıklar ..., ... ve ...'e müsnet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararlarına karşı yapılan temyiz talepleri yönünden,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezanın nev ve miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2020 tarih ve 2017/159 (E) ve 2020/111 (K) sayılı kararı ile
a. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b. Sanık ... hakkında;
b.1. Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b.2. Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 13 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b.3. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d-g-h) bendi, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b.4. Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrasının (a) bendi 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/505 Esas, 2021/630 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Nitelikli Yağma ve Mala Zarar Verme suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine,
b. Sanık ... hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2021 tarihli ve onama ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Sanıklar hakkında başkaca derdest dava dosyaları bulunduğuna ve mükerrer yargılama yapıldığına,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğuna,
*Delillerin hukuka aykırı elde edildiğine,
*Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Savunma hakkının ihlal edildiğine,
*Sanığın baskı ve tehdit altında alınan kolluk ifadesinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığına,
*İkrarın tek başına hükme esas alınamayacağına,
*Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve nitelikli yağma suçlarının sübutuna ilişkin somut delil olmadığına,
*Mala zarar verme suçuna ilişkin sanığın olay yerinde olup olmadığının dahi aydınlatılamadığına,
*İstinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
*Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ...'in eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu, sanık ...'ın eylemlerinin Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, nitelikli yağma, mala zarar verme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre yapılan incelemede:
1.Sanık ... ile ilgili olarak Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozmak, Nitelikli Yağma ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurmak suçları yönünden;
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan hüküm kurulurken belirlenen temel cezanın, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 174/2 inci maddesi delaleti ile 3713 sayılı Kanun'un 5/2 maddesi gereğince artırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan el yapımı patlayıcı ve molotoflarla sağlık ocağına saldırma, silah zoruyla araç gasp edip polislerle çatışma, yine silah zoruyla market yağmalama eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların vasfı tayin edilmiş savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğu, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların eleştiri dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz talepleri ile ilgili olarak;
a. Sanıklar ... ve ... yönünden;
UYAP kayıtlarının incelenmesinde; sanık ... hakkında aynı suçtan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/152 esasına kayden, yine sanık ... hakkında da aynı suçtan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza dairesi 2023/1021 esasına kayden görülen derdest dava dosyalarının bulunduğu görüldüğünden, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden özelliği ile fiili ve hukuki kesintinin birlikte gerçekleşip gerçekleşmediği de gözetilerek sanıkların örgütsel faaliyetlerinin aynı dönem kapsamında bulunma ihtimaline binaen, mükerrer cezalandırmaların önüne geçilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesini teminen anılan dava dosyalarının birleştirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Sanık ... yönünden;
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında, anılan ilkelere uymayarak hangi delillere dayanıldığı da açıklanmadan "...“Silahlı Terör Örgüne Üyelik” suçundan hüküm kurulabileceği ..." şeklinde soyut kabul ile T.C. Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması,
Hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/505 Esas, 2021/630 sayılı Kararında;
a.Sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!