WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2021/10413 E.  ,  2024/2753 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, tehlikeli maddeleri
izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, kişiyi yerine
getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme (teşebbüs)
yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme
(teşebbüs) suçları açısından)
10.06.2014 (tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya
el değiştirme suçu açısından)
HÜKÜM : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine
TEBLİĞNAME ĞÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli 2020/47 Esas, 2020/447 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3üncü ve 5 inci maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 5 inci maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının yollamasıyla 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 1.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.04.2021 tarihli 2021/207 Esas, 2021/362 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin yapmış olduğu istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 07.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
1.Tanıkların emniyetteki teşhis işlemlerini kabul etmemesiyle işlemlerin şaibeli hale geldiğine,
2.Somut bir fiil isnadı olmaksızın müvekkili hakkında TCK'nın 302 nci maddesi uyarınca hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
3.Müvekkilinin tek bir silahlı eyleme katıldığına ilişkin somut delilin bulunmadığına,
4.Polis, Jandarma ve Adli Tıp'ın raporlarının mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçları işlediği sabit görülmekle hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusu bakımından
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, teşhis tutanaklarına, tanık beyanlarına, olay tutanaklarına, uzman raporlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği dosya kapsamına göre aşamalarda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünün bozma ile kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusu bakımından
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, teşhis tutanaklarına, tanık beyanlarına, olay tutanaklarına, uzman raporlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın sübutu kabul olunan silahlı nöbet tutma, emniyet güçleri ile çatışmaya girme kasten öldürmeye teşibbüs eylemlerinin her birinin vahim nitelikte olduğu nazara alındığında amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınarak, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma ve kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen cezaların 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusu bakımından
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.04.2021 tarihli 2021/207 Esas, 2021/362 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünün bozma ile kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusu bakımından
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.04.2021 tarihli 2021/207 Esas, 2021/362 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ilgili fıkralarından “5.” ibaresinin çıkartılarak yerine “5/1.” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.