WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

2. Hukuk Dairesi         2023/303 E.  ,  2023/3037 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1788 E., 2022/1896 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/275 E., 2021/205 K.

Taraflar arasındaki boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki tarafın davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. ... erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilk boşanma davasının reddedilmesinden ve kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıldan fazla zaman geçmiş olmasına karşın ortak yaşamın kurulmadığını, kadının evlilik sürecinde erkeğin ilk eşinden olan çocuğunu istemediğini, erkeğin ilk eşiyle birlikte yaşadığı iddiasının doğru olmadığını ve erkeğin onunla sadece ortak çocukları olduğu için zaman zaman görüştüğünü ileri sürerek; tarafların fiili ayrılık sebebiyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. ... erkek vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ve kadının ailesinin ...'deki tarım arazilerinden geliri bulunduğunu ve bu gelirden kadının da pay aldığını belirterek; kadının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı-davacı kadın vekili cevap dilekçesinde; erkeğin evlilik sürecinde kadına hakaretamiz ifadeler kullandığını, onu aşağıladığını, ilk eşi ile kıyasladığını, tehdit ettiğini, evden kovduğunu, boşanmış olduğunu eski eşiyle yaşadığını ve tarafların uzun süredir fiilen ayrı yaşadıklarını ileri sürerek; erkeğin davasının reddine, tarafların boşanmalarına karar verilmesi halinde, kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl davaya cevap dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek; evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle ve fiili ayrılık sebebiyle tarafların boşanmalarına ve kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki ilk boşanma davasının reddedilmesinden ve kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen ortak yaşamın kurulmamış olması nedeniyle fiili ayrılık sebebiyle boşanmaya karar verilmesi koşullarının oluştuğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda barışma çabası bulunmayan erkeğin ağır kusurlu olduğu, kadının kusurunun bulunmadığı, kadın lehine nafakalara ve tazminatlara hükmedilebilmesinin yasal koşullarının bulunduğu gerekçesi ile; her iki tarafın davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca boşanmalarına, dava tarihinden başlamak üzere aylık 350,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine, tedbir nafakasının karar tarihinden hükmün kesinleşmesi tarihine kadar aylık 500,00 TL olarak devamına, hükmün kesinleşmesinden sonra aylık 500,00 TL yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. ... erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; erkeğin ağır kusurlu olduğu yönünde yapılan tespit ve bu tespit sonucunda ortaya koyulan gerekçe arasında somut ve denetime uygun bir bağlantı ortaya konulamadığını, ilk davadan sonra her iki tarafın da barışma çabası olmamasına rağmen sadece erkeğin kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını, ilk boşanma davası kesinleşmiş olmasına rağmen kadına tedbir nafakası ödenmeye devam edildiğini, bu durumun dikkate alınmadığını, kadının ...'deki tarlalarından geliri olduğunu ve yoksulluğa düşmediğini ileri sürerek; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden istinafa başvurmuştur.

2. Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakaların miktarının az olduğunu belirterek; tazminatlar ile nafakaların miktarı yönünden istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar arasındaki ilk davayı açarak boşanmaya sebebiyet veren erkeğin tam kusurlu olduğu, tanık ifadelerinde geçen fiziksel şiddete yönelik beyanların taraflar arasındaki ilk boşanma davasından önce yaşanmış olması nedeniyle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğin kusurlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemesi nedeniyle kadının manevî tazminat talebinin kabul edilmesinin doğru olmadığı ve kadın lehine hükmedilen maddî tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarının az olduğu gerekçesi ile; erkeğin, ağır kusurlu olduğu yönünde yapılan tespit ve bu tespit sonucunda ortaya konulan gerekçe arasında somut ve denetime uygun bir bağlantı ortaya konulamadığına ve kusur tespitine yönelik istinaf talebinin kabulü ile kusur yönünden gerekçenin düzeltilmesine, erkeğin kadın lehine hükmedilen manevî tazminata ve kadının da yoksulluk nafakası ile maddî tazminata ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili hükümlerinin kaldırılmasına, aylık 850,00 TL yoksulluk nafakasının ve 35.000,00 TL maddî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine, kadının manevî tazminat talebinin reddine ve tarafların sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. ... erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin önceki eşinden olan çocuğunu istemeyen kadının tam kusurlu olduğunu, kadının davranışları sebebiyle erkeğin fiili ayrılığı başlattığından söz edilemeyeceğini, kadın lehine maddî tazminat ve nafakalara hükmedilmesinin yasal koşullarının bulunmadığını, kadının ... ili Derik ilçesindeki tarlalarında tarım yapıldığını ve gelir elde ettiğini ileri sürerek; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddî tazminat ve nafakalar yönünden temyize başvurmuştur.

2. Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin kusurlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini, kusur durumu ve erkeğin ekonomik durumu dikkate alındığında yoksulluk nafakası ve maddî tazminat miktarının az olduğunu belirterek; kusur belirlemesi, reddedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası ile maddî tazminatın miktarı yönünden temyize başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur belirlemesinin doğru yapılıp yapılmadığı, buna bağlı olarak kadının manevî tazminat talebinin reddinin ve maddî tazminat talebi ile yoksulluk nafakasının kabulünün doğru olup olmadığı, kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmediği, tedbir nafakasına hak kazanıp kazanmadığı, kadın lehine boşanmanın fer'îlerine hükmedilmesinin yasal koşulları bulunuyorsa miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci ve 330 uncu maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.