WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2024/5695 E.  ,  2024/10931 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/264 E., 2024/111 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Gerekçeli kararın gerekçe kısmında, sanığın şikâyetçilerin zararını tamamen karşıladıkları kabul edilip 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin uygulandığının belirtildiği ve hüküm fıkrasındaki sonuç cezanın bu kabule uygun olduğu halde, hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi ile yapılması gereken uygulamanın gösterilmemesi,
2. Sanık müdafiinin 14.09.2023 tarihli duruşmada, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddelerinin uygulanması talebini de içerdiği halde, bozma sonrası kurulan hükümde, hükmün aynen açıklanması zorunluluğunun olmayacağı da nazara alınarak, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin ve suç tarihi itibarıyla sabıkası bulunmayan sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşup oluşmadığı değerlendirilerek erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. ve 51. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
3. Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin 01.07.2007 yerine 02.07.2007 olarak yanlış gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.