WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2024/5040 E.  ,  2024/6388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin süreden reddi kararının kaldırılarak davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesi gerektiği
İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin süreden reddi
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarih, 2021/11096 Esas ve 2023/8122 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2024 tarihli ve 2- 2016/371387 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz sebebinin; hükmün katılan idare vekiline bizzat tebliğ edilirken tebliğ tarihi olarak 25.04.2016 yazılmış ise de, bu durumun sehven yazıldığının değerlendirildiği, zira UYAP üzerinden yapılan kontrolde gerekçeli kararın 05.05.2016 tarihinde yazıldığının, gerekçeli karar tebligatlarının 10.05.2016 tarihinde oluşturulduğunun görüldüğü, bu durum karşısında gerekçeli kararın katılan idare vekiline 25.04.2016 tarihinde tebliğ edilmesinin imkânsız olduğu, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde tebliğ tarihi olarak belirttiği 25.05.2016 tarihinin oluşa uygun bulunduğu ve bu nedenle aynı tarihli temyiz isteminin süresinde olduğun kabulü gerektiği görüşüyle temyiz talebinin reddine ilişkin karara karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesine göre olağanüstü kanun yoluna başvurulduğuna ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın karşılıksız yararlanma suçundan beraatine ilişkin Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli, 2015/409 Esas ve 2016/396 Karar sayılı kararının, tebliğ evrakına göre katılan vekiline 25.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, katılan vekili tarafından kararın 25.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, UYAP kayıtlarına göre tebligatın oluşturulma tarihinin 10.05.2016 olarak görünmesi 25.04.2016 olan tebliğ tarihinin hatalı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, tebligat parçasında gerekçeli kararın tebliğ tarihinin hatalı olarak 25.04.2016 olarak yazıldığı ve bu durumun da gerekçeli kararın tebliğ tarihi konusunda tereddüt uyandırdığı, katılan vekilinin öğrenme üzerine gerekçeli karara yönelik 25.05.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2024 tarihli ve 2- 2016/371387 itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2) 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarih, 2021/11096 Esas ve 2023/8122 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin temyiz talebinin süreden reddine dair hükmün KALDIRILMASINA,
3) Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıl zamanaşımının sanığın savunmasının alındığı 09.02.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.