WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2024/5030 E.  ,  2024/6475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3214 E., 2020/590 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZA KONU KARAR : Ret
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli ve 373-864 sayılı ilâmı ile TCK'nın 142/2-h, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına karar verildiği, sanığın istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından incelenerek 09.03.2020 tarihli ve 3214-590 sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bölge adliye mahkemesi ilâmının süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 30.03.2023 tarihli ve 2913-1619 sayılı kararı ile sanığın yokluğunda verilen ve 02.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 03.06.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, reddine karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2024 tarihli ve 2024/27569 sayılı karar düzeltme talebi üzerine CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 3214-590 sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı ve yine sanığa ceza infaz kurumu aracılığıyla yapılan 02.06.2020 tarihli tebliğde de gerekçeli temyiz dilekçesinin 7 gün içerisinde verilmesi gerektiğine dair ihtar bulunmadığı, sanığın tebliğnamenin tebliğinden sonra sunduğu 26.05.2022, 03.06.2022 ve 07.06.2022 tarihli dilekçelerinde temyiz sebeplerini bildirdiği ve dahi yapılan yargılamada CMK'nın 150/3. maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığını da bildirdiği, bölge adliye mahkemesince sanığa 7 gün içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunması gerektiğine dair usulüne uygun ihtar yapılmadığından, tebliğnamenin tebliğinden sonra sanık tarafından sunulan 26.05.2022, 03.06.2022 ve 07.06.2022 tarihli temyiz dilekçelerinin süresinde verilmiş temyiz sebeplerini içeren gerekçeli temyiz dilekçeleri olarak kabulü ile bu kapsamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 30/03/2023 tarihli ve 2913-1619 sayılı ret kararının KALDIRILMASINA, karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.