WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2024/4898 E.  ,  2024/5574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16.10.2023 tarihli ve 2023/12076 Esas, 2023/5564 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2024 tarihli ve 2 - 2024/20793 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında hırsızlık suçundan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 18.03.2020 tarihli ve 2021/921 Esas, 2022/264 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.10.2023 tarihli ve 2023/12076 Esas, 2023/5564 Karar sayılı kararıyla temyiz isteminin hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle reddine karar verildiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.06.2021 tarih ve 2021/285 sayılı kararında da belirtildiği üzere yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan 5 yıl hapis cezasının yalnızca sanık lehine istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucu bozulup yeniden yapılan yargılama sonucunda istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddine karar verilen 7 yıl hapis cezası sanığın sübut bulan eyleminin karşılığında verilen asıl ceza olduğu, 5 yıl hapis cezasının ise sanığın eyleminin asıl cezası olmayıp infaz edilmesi gereken cezayı ifade ettiği, bu anlamda temyiz incelemesine konu edilmesi gereken cezanın da, sanığın sabit olan suçu için tespit edilen, yerel mahkemece verilen 5 yıl hapis cezasının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucu bozulup yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddine karar verilen 7 yıl hapis cezasına göre belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldığı için kesin nitelikte olan ve bu nedenle temyiz kanun yolu incelemesine tabi olmayan bir karardan söz etmenin mümkün olmadığı ve hükmün temyizen incelenmesi gerektiği; ancak öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri gereğince karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve aynı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' hükmü ile "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesindeki; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanığın yokluğunda verilen ve tebliğ olunan hükümde aynı Kanun'un 295/1. maddesi gereğince temyiz nedenlerini bildirmez ise temyiz isteminin reddedileceği hususunun bildirilmediği anlaşıldığından, sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 295. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, mahkemesince bu eksikliğin giderilmesi, tebligat belgesi ve verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesi ile birlikte dosyanın incelenmek üzere iadesinin temini hususunda tebligat yapılması için dosyanın mahalline iadesinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İtiraz konusu ile ilgili yapılan incelemede; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarihli ve 2021/921 Esas, 2022/264 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının temyiz incelemesine tabi olduğu ancak ilgili kararda yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla usûlüne uygun ihtarat içeren tebliğin sağlanması için dosyanın iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/12076 Esas, 2023/5564 Karar sayılı verilen temyiz isteminin reddi ilâmının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/921 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından sanığa "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması, süresi içerisinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmek kaydıyla, dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.