WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2024/4085 E.  ,  2024/5132 K.
"İçtihat Metni"İ T İ R A Z

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2793 E., 2018/70 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İade
İTİRAZA KONU KARAR : Ret
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 2021/18185 Esas, 2023/7684 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2024 tarihli ve 2 - 2018/36637 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında hırsızlık suçundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/2793 Esas, 2018/70 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.11.2023 tarihli ve 2021/18185 Esas, 2023/7684 Karar sayılı kararıyla temyiz isteminin gerekçe içermemesi nedeniyle reddine karar verildiği, ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri gereğince karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve aynı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' hükmü ile "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesindeki; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanığın yokluğunda verilen ve tebliğ olunan hükümde aynı Kanun'un 295/1. maddesi gereğince temyiz nedenlerini bildirmez ise temyiz isteminin reddedileceği hususunun bildirilmediği anlaşıldığından, sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usûlüne uygun şekilde "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 295. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi hâlde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, mahkemesince bu eksikliğin giderilmesi, tebligat belgesi ve verilmesi hâlinde gerekçeli temyiz dilekçesi ile birlikte dosyanın incelenmek üzere iadesinin temini hususunda tebligat yapılması için dosyanın mahalline iadesinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İtiraz konusu ile ilgili yapılan incelemede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/2793 Esas, 2018/70 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla usûlüne uygun ihtarat içeren tebliğin sağlanması için dosyanın iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanıkların temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 27.11.2023 tarihli ve 2021/18185 Esas, 2023/7684 Karar sayılı temyiz isteminin reddi ilâmının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/2793 Esas, 2018/70 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından sanığa "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması, süresi içerisinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmek kaydıyla, dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.