2. Ceza Dairesi 2023/9764 E. , 2024/3290 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/422 E., 2013/546 K.
ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇA
SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ... ve vasisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesinde “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, sanık tarafından verilen 10.07.2017 tarihli dilekçe ile sanık vasisi tarafından verilen 07.02.2022 tarihli dilekçenin eski hâle getirme ve temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, temyiz dilekçesi ve eski hâle getirme talepli istemin birlikte verilmesi hâlinde karar verme yetkisinin Yargıtayın ilgili dairesinde olduğu, bu nedenle mahkemenin temyiz talebinin süreden reddine dair 23.08.2017 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması hâlinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin de olmaması hâlinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilânen tebligat yapılması gerektiği, somut olayda, suça sürüklenen çocuğun bilinen son adresi olan “... Mahallesi, ... Sokak ... Apartmanı No:2/3 Merkez/Diyarbakır” adresine çıkartılan tebligat parçasının muhatabın adresten taşınması sebebiyle iade geldiği, bunun üzerine Mahkemece daha önce MERNİS adresi şerhi ile "adresin MERNİS sistemine göre muhatabın en son adresi olduğu" belirtilen ve daha önce suça sürüklenen çocuğa duruşma davetiyesi gönderilen adres olan "... Mahallesi 309.Sokak No:3/3 .../Diyarbakır" adresine yapılan tebliğin doğrudan MERNİS şerhi ile çıkarıldığı ve "muhatap adresten ayrılmış olduğundan" muhtara tebliğ edildiği, bu tebliğin doğrudan MERNİS şerhi ile gönderilmesi ve muhatabına tebliğ edilememesi sebebiyle kanunî usûllere göre yapılmış sayılamayacağı, bunun üzerine Mahkemece bilinen son adresi olan “... Sokak ... Apartmanı No:2/3 .../Diyarbakır” adresine 35.madde uyarınca tebligat çıkarıldığı, suça sürüklenen çocuğun annesinin yargılama sırasında tanık olarak dinlenilmesi esnasında 09.04.2007 tarihli celsede "oğlunu Antalya'ya babasının yanına gönderdiğini, duruşma esnasında telefon ile görüşme sağlanarak adresinin "... Mahallesi 1171 Sokak No:69 Antalya" olduğunun tespit edilerek duruşma tutanağına yazıldığı, ancak bu adrese hiç tebligat çıkarılmadığı, suça sürüklenen çocuğun UYAP'ta yer alan adres bilgilerinde "Eski MERNİS Adresi" olarak görünen adrese tebliğ yapılmadığı, ayrıca tebliği çıkaran merciin Tebligat Kanunu'nun 28.maddesi uyarınca muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorması gerektiği, mahkemece bu süreç takip edilmeden ilanen tebligat yapılmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu ve suça sürüklenen çocuk ile vasisinin temyiz talebinin süresinde kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
A)Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ve vasisinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/1 ve 31/3. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 28.11.2007 ile yeni suç işlendiği tarih olan 07.02.2009 tarihleri arasında durduğu gözetilerek) 26.07.2006 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve vasisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!