2. Ceza Dairesi 2023/9038 E. , 2024/6698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
04.02.2014 tarihli sorgusu esnasında 18 yaşından büyük olan suça sürüklenen çocuğun müdafi talep etmediğini beyan ettiği gibi CMK'nın 150/2-3. maddesi gereğince de zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, hükmü temyize yetkisi bulunmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin; 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında şikâyetçi olarak ... yerine ... olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin ikametinin camını kırmak suretiyle mala zarar vermesi şeklinde gerçekleşen ve suça konu 7,65 mm çapındaki silahı taşıdığı şeklinde isnat olunan eylemlerine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 31/3; 6136 sayılı Kanun'un 13/1, TCK'nın 31/3. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, 27.12.2012 olan mala zarar verme suçu tarihinden ve 09.01.2013 olan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine muhalefet suçu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında anılan suçlardan açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
4) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi ile sanık hakkında hırsızlık ve 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan, 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3. maddeleri kapsamındaki konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davası yönünden zamanaşımının henüz dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine dair ek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
A) Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında düzenlenen iddianamede hırsızlık suçundan kurulacak hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinden uygulama yapılması talep edildiği hâlde anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen sanık ile suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmeden hükümler kurulmak suretiyle CMK'nın 226 maddesine aykırı olarak sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunma haklarının kısıtlanması,
B) Suça sürüklenen çocuğun, yakalandıktan sonra 09.01.2013 tarihinde (soruşturma aşamasında) hırsızlık suçuna konu eşyalardan biri olan matkabın yerini göstererek şikâyetçiye iadesini sağladığı, şikâyetçi vekilinin de 14.04.2016 tarihli celsede " bedel iadesi ya da tazmine yönelik taleplerinin olmadığını " beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; şikâyetçinin kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre (suçlamaları ikrar eden) sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından TCK'nın 168/1-4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
C) Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında hırsızlık suçundan hükümler kurulurken 5237 sayılı TCK'da hırsızlık suçunun artırım maddesi olarak düzenlenmediği halde, aynı Kanun'un 119/1-c maddesinden artırım yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında fazla ceza tayini,
D) Ele geçen silahın ve ekinin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığı hususunda Kriminal Laboratuvar veya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile anılan suçtan hüküm kurulması,
E) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümler kurulması,
Kabule göre de;
F) Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
G) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 119/1-c maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 16 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 4 yıl 5 ay 10 gün yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 17 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
H) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 119/1-c maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 16 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 3 yıl 6 ay 20 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 18 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
I) 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasının Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine muhalefet suçundan kurulan hükümde yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrasında hırsızlık suçundan kurulacak hükümler yönünden CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine 29.04.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!