2. Ceza Dairesi 2023/5854 E. , 2024/7065 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2016/594 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın, bir restoranda oturan katılanlara ait cep telefonlarını çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu 142/1.b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1 maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.07.2022 tarihli ve 2022-512 sayılı kararı başta olmak üzere sonraki bir çok kararında da açıklandığı üzere, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, başka bir ifadeyle, tek bir iradi karara dayalı olarak aynı yer ve zaman birliği içinde birbirleriyle bağlantılı bulunan ve kendi aralarında bir bütün olarak değerlendirilebilecek hareketlerin, birden fazla fiil ya da birden fazla suçun varlığına rağmen hukuki anlamda tek bir fiili oluşturduğu, sanığın, eşyanın farklı kişilere ait olduğunu bilmesinin ya da somut olayın özelliğine göre bilebilecek durumda olmasının fiilin tekliği üzerinde etkili olmadığı, bu yöndeki kabulün, ceza adalet sistemine de uygun olduğu kabul edilmelidir. Sanığın tek bir suç işleme iradesi ile bir restoranda bulunan masa üzerindeki katılanlara ait 2 adet cep telefonu çalması şeklindeki eylemi, hukuki anlamda tek bir fiil sayılacağından aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
3. Kabule göre de;
Sanık hakkında katılan ... ve müşteki ...'a karşı gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerden dolayı hırsızlık suçundan iki kez cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı ve sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, hükmün gerekçe bölümünde katılan ve müştekiye karşı gerçekleştirilen eylemler anlatıldığı halde, hüküm fıkrasında hırsızlık suçundan hangi müştekiye karşı eylemden dolayı olduğu da belirtilmeden, tek bir hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle çelişkiye ve infazda tereddüde neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!