WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/5309 E.  ,  2024/7166 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/175 E., 2016/214 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Beraat
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, olay günü gece vakti katılana ait iş yerine rızaya aykırı olarak girdiğinin iddia edildiği somut olayda; eylemin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08.12.2015 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Pınarhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2015 tarihli ve 2015/144 sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında olay günü gece vakti katılana ait kasap dükkânında bulunan su pompa aküsünü çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/175 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2021 tarihli bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; eksik araştırma sonucu verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan, gerekçeli temyiz sebepleri içermeyen süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Pınarhisar ilçesi, Poyralı köyünde bulunan ve katılanın kendisinin işletmekte olduğu kasap dükkânında bulunan su pompa aküsünün çalınması şeklindeki eylem bakımından; iş yerini gören kamera kayıtları incelendiğinde, sanığın olay günü saat 20.10 sıralarında katılana ait iş yeri civarında görüldüğü, kamera kayıtlarının çözünürlüğünün kötü olması nedeniyle sanığın aküyü alıp almadığının tespit edilemediği, CD üzerinde iyileştirme yapılamadığı, olayı gören tanığın bulunmadığı, bu hâliyle sanığın savunmasının tanıklar tarafından doğrulandığı ve aksinin somut delillerle ortaya konamadığı, sanığın katılan ile aynı köyde yaşıyor olması nedeniyle olay anında kameralara takılmasının olağan olduğu, hırsızlık eyleminin sanığın kameraya takılmasından önce veya sonra da başkaları tarafından gerçekleştirilmiş olmasının ihtimal dahilinde olduğu, olayı gören tanığın olmadığı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, mahkûmiyete yeterli delil elde edilemediğinden bahisle yerel mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık aşamalarda; olay günü arkadaşının dükkânına gittiğini ve köy meydanında gezdiğini belirtip suçlamayı kabul etmemiş olup; katılanın beyanları, tanıkların ifadeleri, 23.04.2015 tarihli tutanak, 12.06.2015 tarihli CD inceleme tutanağı, 05.04.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünce düzenlenmiş olan uzmanlık raporu, keşif zaptı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Katılanın 29.04.2015 günü verdiği ifadede; yaklaşık 1 hafta önce kendisine ait kasap dükkânında bulunan su pompası aküsünün çalındığını beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, bahsi geçen iş yerinin yer aldığı köy meydanını gören kamera görüntülerine ilişkin CD İnceleme tutanağı ile, bir erkek şahsın 16.04.2015 tarihinde saat 20.03.36'da girdiği yolun sağ tarafındaki bir yerden saat 20.04.46'da çıkıp kameraya doğru yürüdüğünün, yine erkek şahsın yolun sağ tarafında bulunan yere saat 20.09.51'de girip aynı yerden saat 20.10.12'de çıkıp hızlıca yolun sol tarafına doğru gittiğinin belirlenmesi ve katılanın görüntülerdeki şahsın sanık olduğunu beyan etmesi nedeniyle sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve katılan ile aralarında husumet olduğunu savunduğu, dosya içeriğine göre 10 kg ağırlığındaki akünün 1 metrelik duvarın aşılması suretiyle alınabileceğinin tespit edilmesi nedeniyle bahsedilen süre zarfında kamera görüntülerine yansıyan şahsın atılı suçu işlediğinin kesin olarak belirlenemediği gibi görüntülerin niteliği gereği eşgal tespitine elverişsiz olması nedeniyle söz konusu şahsın sanık olduğunun da tam olarak tespit edilemediği, sanık kendisine ait çapayı tamir etmesi için tanık ...'e ait dükkânın önündeki fıçıların üzerine bıraktığını ve olay günü bahsi geçen dükkâna bu nedenle gittiğini belirtmiş ise de, sanığın ... ile bir görüşme yaptığına dair beyanının olmaması gözetildiğinde tanık ...'in ifadelerinin aleyhe delil olarak nitelendirilemeyeceği, sanığın savunmalarının tanıklar ... ve ... tarafından doğrulanması karşısında katılanın, kendisine ait akünün sanık tarafından satılmaya ve değiştirilmeye çalışıldığına dair ifadesinin itibar edilebilir delil mahiyetinde olmadığı, olayı gören tanığın bulunmadığı, suça konu akünün ele geçirilemediği, bu haliyle sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin verilere dayanan somut bir delile de dosya kapsamında rastlanmadığının anlaşılması karşısında; delillerin kabul ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/175 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.