WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAIRESI

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/29291 E.  ,  2024/8840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116844 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiye ait depoda bulunan cep telefonu, musluk ve kablo hurdalarını çalma şeklindeki eylemi nedeniyle Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince kamu davası açıldığı, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın anılan Kanun’un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, bu karar her ne kadar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17/05/2017 tarihli ve 2017/2938 esas, 2017/5718 karar sayılı kararında yer alan "….eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklindeki eleştiri ile söz konusu hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla; sanığın eylemine ilişkin suç vasfının belirlenmesindeki yanılgının sonraki değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı.... dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi kapsamında uzlaştırma kapsamında olmadığı gözetilerek," şeklindeki açıklamalar karşısında, sanığın eylemine ilişkin suç vasfında yanılmanın sonraki hukuksal değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi kapsamında uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi, yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.Sanığın yokluğunda verilen Kartal 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2011 tarihli kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, öncelikle sanığın beyan ettiği, en son adrese tebliğ edilmesi, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması gerekirken, sanığın beyan ettiği en son adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine bu adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligatın usûlsüz olduğu ve hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen Kartal 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2011 tarihli mahkûmiyet kararı sonrasında uzlaşma talebinin reddi kararına itiraz sonucu incelemeye konu mercii kararı verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.